(AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının arttırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, ........TL fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde ... atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren ... günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen iştirak ve yoksulluk nafakasının arttırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 11.75.TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
söz konusu ise, dava dilekçesinde yer alan miktarlar için idareye başvuru tarihinden, miktar arttırımı yoluyla arttırılan miktarlar için ise miktar arttırım dilekçesinin idarenin kaydına girdiği tarihten faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir....
Bu durumda mahkemece, davacının sermaye arttırımı suretiyle edinmiş olduğu paylar hakkında verilen ıskat kararının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş ise 3. kişilerce alınan bu payların bedellerinin ödenip ödenmediği ve bu suretle 15.12.2014 tarihli genel kurulda yeniden sermaye arttırımına gidildiğinde TTK'nın 456/1. maddesi gereğince payların nakdi bedellerinin tamamen ödenmiş olup olmadığı incelenmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak birleşen davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir....
Davalı vekili 04/12/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin öz sermayesinin 15.950.535.113 TL olduğunu, borsada işlem gören müvekkili şirketin öncelikle tahsisli sermaye arttırımı (ortağın şirketten alacağını şirket sermayesine eklenmesi suretiyle) gerçekleştirdiğini, halihazırda bedelsiz sermaye arttırımı için SPK'ya resmi başvurularını tamamladığını, bedelsiz sermaye arttırımı sonrasında ise bedelli sermaye arttırımı gerçekleştireceğini, bedelli sermaye arttırımından elde edilecek fonun kullanımında iflas yoluyla gerçekleştirilen takipler de dahil olmak üzere ilgili alacaklılara ödeme yapılmasının planlandığını, müvekkili şirketin 2022, 2023 ve 2024 yıllarında toplam 434.373.927,63 TL alacaklılara ödeme yaptığını, %80.33 oranında halka açık olan müvekkili şirketin, beş binin üzerinde yatırımcı hissedarı bulunduğunu, öz sermayesi 15.950.535.113 TL olup eldeki dosyada dahil olmak üzere tüm borçlarına yüzlerce kat misli ile yeterli olduğunu, fakat mevcut ekonomik koşullarda...
./4'üne sahip ortakların kabulünün gerektiğini, olayda toplam 100 paylı davalı şirkette müvekkilinin 30 paya sahip olup, hisse devrine ve alınan tüm kararlara muvafakat etmediğini, pay devirlerinin de adi yazılı olarak yapıldığını, kanundaki yasal şartlara uyulmadığını, sermaye arttırımında da yasal şartlara uyulmadığını, bu nedenle davalı şirketin 06.01.2010 tarihli ortaklar genel kurulunda alınan sermaye arttırımı, unvan değişikliği ve pay devirlerine dair kararların, kanunun aradığı şartlardan yoksun olduğundan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, genel kurulda pay devri yapılmadığını ve pay devrine ilişkin alınmış bir karar bulunmadığını, sermaye arttırımı ve unvan değişikliği yönünden ise ...'...
Sanık ... hakkında TCK'nın 116/2. maddesi gereğince, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan belirlenen 6 ay hapis cezasının aynı yasanın 119/1-c maddesi ile arttırımı sırasında, cezanın 12 ay yerine aleyhe olacak şekilde 1 yıl olarak belirlenmesi , TCK'nın 62.maddesinin uygulanıp sonuç cezanın 10 ay olarak belirlenmesi nedeniyle sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... ile sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ......
Bu itibarla kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen kısma dava, ıslah (talep arttırımı) ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah (talep arttırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu itibarla kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen kısma dava, ıslah (talep arttırımı) ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah (talep arttırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2 maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Bu itibarla kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen kısma dava, ıslah (talep arttırımı) ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah (talep arttırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2 maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....


