Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Adi ortaklık, adına üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafında açılması gerekir. Keza, bir ortağın diğer aleyhine açtığı davada da, tüm ortaklar davaya dahil edilmelidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....
Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesinde tamamen irade özerkliği ilkesi hakimdir. Bunun sonucunda ortaklar adi ortaklıkta tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağını ortaklık sözleşmesinde kararlaştırabilecekleri gibi, ortaklığın sona ermesinden sonra oy birliğiyle yapacakları bir anlaşmayla da bu hususu düzenleyebilirler. ( ... ... Ortaklık, ... : Yetkin Yayıncılık, 2008, s. 510- 517 ) Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 01/06/2011 tarihli sözleşme içeriğinden; davacının, davalı tarafından işletilen “......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/03/2024 (duruşma) NUMARASI: 2017/938 Esas DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ: 04/07/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı / birleşen davacı ... Ltd. Şti. vekili 25/03/2024 havale tarihli dilekçesinde; yargılamanın bulunduğu aşama ve seyri gözetildiğinde adi ortaklığın tasfiyesi tamamlanana kadar ... Limited Şirketi’ne ait tüm taşınmazlar üzerindeki şerhlerin muhafaza edilmesi, ... Limited Şirketi’nin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini, bir an için taraflar arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık olarak nitelendirilmesi yerinde görülse dahi, her adi ortaklıkta ortakların temel amacı kar elde etmek ve bu karı paylaşmak olduğunu, ......
Hukuk Dairesinin 21/03/2012 tarihli ve 2011/20054 E. 2012/7373 K. sayılı ilamıyla; taraflar arasında BK'nın 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi bir ortaklık ilişkisinin kurulduğunun dosya kapsamı ve taraf beyanları ile sabit olduğu, davanın adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini içerdiği, taraflar arasında tasfiye konusunda herhangi bir sözleşme bulunmadığından adi ortaklığın geliri, gideri ve borçlarının tek tek hesaplanması, BK'nın 538 ve devamı maddeleri gözetilerek, otoparkın 3. şahsa devredildiği 15/12/2009 tarihi itibariyle tasfiyenin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma sonrasında birleştirilen davada davacı ...; ... otoparkı ile ilgili işletme hakkını 15/12/2009 tarihli sözleşme ile davalı ...'...
DEĞERLENDİRME: Dava, anonim şirketin fesih ve tasfiyesine, olmadığı takdirde şirketten çıkma ile çıkma payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının, davalı şirket ortağı olup olmadığı, ortaklık ilişkisinin devam edip etmediği, davalı şirketin feshini gerektirir haklı sebepler bulunup bulunmadığı, şirketin organsız kalıp kalmadığı, bu sebeple feshinin gerekip gerekmediği ve yine davacının ortaklıktan çıkmasını gerektirir haklı nedenler olup olmadığı, iş bu nedenlere dayalı olarak, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilip verilemeyeceği ile, davacının ortaklık payına düşen kâr payı alacağı olup olmadığı, var ise miktarı noktasında toplanmıştır....
Bu hali ile davacı ve davalı arasında 1.3.2009 tarihinde düzenlenen protokol gereğince davalının işlettiği işletmeye %50 ortak olduğu, davacının 40.000 Tl ödediği ve kira bedelinin günün koşullarına göre tekrar konuşulacağı hususunun taraflarca imza altına alındığı anlaşılmaktadır. O halde davacı iddiası ve davalıların savunması yönünden tüm delilleri celbedilerek B.K.nun 520 ve devamı 2011/3422-9691 maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri gözetilmeli ve ortaklık son bulduğuna göre, tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....
Bu hali ile davacı ve davalı arasında 1.3.2009 tarihinde düzenlenen protokol gereğince davalının işlettiği işletmeye %50 ortak olduğu, davacının 40.000 Tl ödediği ve kira bedelinin günün koşullarına göre tekrar konuşulacağı hususunun taraflarca imza altına alındığı anlaşılmaktadır. O halde davacı iddiası ve davalıların savunması yönünden tüm delilleri celbedilerek B.K.nun 520 ve devamı 2011/3422-9691 maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri gözetilmeli ve ortaklık son bulduğuna göre, tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında birleştirilerek görülen menfi tespit-adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiş, duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen dava davacısı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12/03/2019 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden asıl ve birleşen dava davacısı vekili Av.... ile asıl ve birleşen dava davalısı vekili Av....geldiler....
de nakit olarak ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen, bugüne kadar davalıların edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek; adi ortaklığın tespiti ve tasfiyesi ile kar payının tahsilini talep etmiştir....
ve ... ... ile 25.10.2002 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, davalı şirketin ihale ile aldığı işi birlikte yapmayı kararlaştırdıklarını, kar ve zararın nasıl paylaşılacağının sözleşmede düzenlendiğini, diğer davalının davalı şirket yetkilisi olup sözleşmede onun durumu da düzenlendiği için davalı olarak gösterildiğini, sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak davalının ödenen istihkaklardan usulsüz kesintiler yaptığını, hesap vermediğini, eksik kar payı verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kar payı alacağından 15.000,00 YTL nın tahsilatların yapıldığı tarihten avans faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir....


