WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/193 KARAR NO : 2022/233 DAVA : Adi Ortaklığın Feshi, Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 23/02/2022 KARAR TARİHİ : 25/02/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2022 Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinin tetkiki sonunda; Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili arasında adi ortaklık kurulduğunu, davalı şirketin büyümesi ve yüksek oranda kar elde etmesi sonrasında diğer davalı ...'...

Taraflar tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde, mahkeme tayin edeceği tasfiye memuru marifetiyle tespit edilen ortaklık mallarının mevcut olanlarının satılmasına, şayet bu mallar mevcut değilse değerleri bilirkişi marifetiyle belirlenip elde edilen gelirden veya malların belirlenen değerlerinden öncelikle ortaklığın borçları ödendikten sonra kalan kısmın taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmeli, tüm bu hususlarda konusunda uzman bilirkişi kurulundan taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, böylece tarafların her birinin tasfiye payı belirlenmeli, tasfiye sonucunda davacının bir alacağı doğarsa bu miktarın ödetilmesine karar verilmelidir....

e davalıların haksız rekabet teşkil eden fiilleri ile devredildiği ispat olunamadığı, adi ortaklığın yüklenici ve tarafı olduğu eser sözleşmelerinin işveren firmalarca feshine adi ortaklığın tatafları atasındaki anlaşmazlıkların sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davalıların bu ihtilafta kusurlu olduklarının ispatlanamadığı, 25/12/2015 tarihli ibraname uyarınca davalıların sözü geçen adi ortaklığın konusunu teşkil eden projelerin feshi dolayısıyla ortaya çıkabilecek talepleri de içerecek şekilde ibra edildiği, bu nedenle davacı yanın adi ortaklığın tarafı olduğu sözleşmelerin feshi dolayısıyla adi ortaklığın sona ermesinden bahisle davalılardan talepte bulunamayacağı, davalılardan ...'ün rekabet yasağına aykırı eylemleri olduğu hususunda yapılan incelemede; davalının aynı iştigal konusuna giren bir şirkette ortaklığının bulunduğu tespit edilemediğinden bu yönde taleplerin reddine karar verilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir....

Buna göre, adi ortaklıkta, ortağın kişisel alacaklıları borçlu ortağın şirketteki kâr payını veya adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payını haczettirebilir. Ayrıca adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, bir ortağın alacaklıları haklarını ancak o şerikin tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler, ancak şirket sözleşmesinde bu kuralın aksi de kararlaştırılabilir. Ne var ki, henüz adi ortaklığa ait kazancın ortaklar arasında taksim edilmediği veya ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa isabet edecek tasfiye payının belirlenmediği bir aşamada, adi ortaklığın yaptığı işin karşılığında üçüncü kişiden alacağının haczi mümkün değildir. Diğer taraftan borçlunun üçüncü kişilerdeki mal, alacak ve diğer haklarının haczi İİK’nun 89. maddesi çerçevesinde mümkün kılınmıştır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında var olduğu iddia edilen adi ortaklığa ait taşınmazların tapu iptal ve tescilinin talep edildiği, adi ortaklığın feshi talep edilen Mahkeme nezdinde tespit edilip, fesih şartları oluştuğu taktirde adi ortaklık feshedildikten sonra adi ortaklığın mallarıyla ilgili tasfiye işleminin yapılabileceği, adi ortaklığının feshinin tasfiye işlemi için ön şart olduğu, Mahkeme nezdinde adi ortaklığın feshi talep edilmediği gerekçesiyle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; İstanbul 7....

Taraflar tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde, mahkeme tayin edeceği tasfiye memuru marifetiyle tespit edilen ortaklık mallarının mevcut olanlarının satılmasına, şayet bu mallar mevcut değilse değerleri bilirkişi marifetiyle belirlenip elde edilen gelirden veya malların belirlenen değerlerinden öncelikle ortaklığın borçları ödendikten sonra kalan kısmın taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmeli, tüm bu hususlarda konusunda uzman bilirkişi kurulundan taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, böylece tarafların her birinin tasfiye payı belirlenmeli, tasfiye sonucunda davacının bir alacağı doğarsa bu miktarın ödetilmesine karar verilmelidir....

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Talep, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın haklı nedenle fesihte tasfiyesine ilişkin olup, konu ile ilgili yasal düzenleme gereği tasfiye 6099 sayılı Borçlar Kanununun 642 ve devamı hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, bu konuda Türk Ticaret Kanununun ticaret şirketlerinin tasfiyesi hükümlerine göre görülmesi mümkün değildir. Konu ile ilgili düzenlemelere kısaca bakılacak olur ise; Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK 620/1.madde) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639. Maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur....

Birinci aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmeli, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde, taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmelidir. İkinci aşamada; ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakte çevirme işlemi (TMK'nun 634. vd. maddelerinde düzenlenen resmi tasfiye işlemi kıyasen uygulanmak suretiyle) gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse, değerleri bilirkişi marifetiyle saptanmalıdır....

Taraflar arasındaki sözleşme içeriği değerlendirildiğinde davacı ve davalı arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır ki, bu husus mahkemenin de takdirindedir. Bir ortak tarafından ortaklık sözleşmesi gereğince kendine düşen payın istenmesi aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık, için maddi ve hukuki vaka bu şekilde değerlendirildiğinde inceleme bu yönde yapılmalı, öncelikle Adi ortaklığın haklı sebeplerince fesih ve tasfiyesinin talep olunup olunmadığı, bu hakkın kullanılmasında MK.2.maddesi gereğince iyiniyetin korunup korunmayacağı ve feshin gerekiyorsa Adi ortaklığın feshine şeklindeki ön uyuşmazlık giderildikten sonra diğer aşamalara geçilmelidir....

Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; davacının emeğini sermaye olarak koymadığını, adi ortaklıkta maaş karşılığı çalıştığının resmi kayıtlarda sabit olduğunu, tanık beyanları da iddiaları teyit ettiğini, alacak taleplerine yönelik zamanaşımı süresinin geçmediğini, tasfiye sırasında ıslaha gerek kalmadan alacaklarının tasfiye memuru tarafından ödenmesi gerektiğini, işçilik alacağı taleplerinde fazlaya dair hakların saklı tutulduğunu, kar payı bulunmaması durumunda yönetici ortakta olduğu kabul edilerek tahsile hükmedilmesini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, adi ortaklığın sona ermesi nedeniyle ortaklık ve kar paylarının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1....

UYAP Entegrasyonu