WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla, tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup, hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....

Davada; taraflar arasında imzalanan 07.09.2009 tarihli ortaklık sözleşmesi gereğince taraflar arasında kurulmuş bulunan adi ortaklık ilişkisi nedeniyle sözleşme gereğince davalı tarafından lokantanın işletilmesine yönelik olarak yapılan inşaat ve imalat masrafları ve malzeme bedelinin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tahsili talep edilmiş olup, bu yönüyle dava adi ortaklığın tasfiyesine ilişkindir. Bozma ilamında bu gerekçe yerine sehven "bir ortak tarafından adi ortaklığa ait bir taşınmazdaki payının bedelinin istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiye istemini de kapsar" denildiği ayrıca ilamın ....sayfasında ....paragrafta maddi hata sonucu "akraba olan" ifadesi yazıldığı, yine maddi hata sonucu sehven "taraflar arasında geçerli bir adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunun kabulü ile uyuşmazlığın belirtilen sıra ve yönteme göre çözümlenmesi gerekmektedir." şeklindeki gerekçe yerine; ..., ... ve ....paragraflara yer verildiği anlaşılmaktadır....

KARAR Davacılar, davalıların oluşturduğu adi ortaklığın inşaatlar yaptığını, ortaklığı daha çok ...’nın temsil ettiği, diğer davalı ortak ...’nun ise finansmanı sağladığını, ortaklığın ödemelerinin davalı ... tarafından keşide edilen çeklerle yapıldığını, dairelerin satılamaması nedeniyle ortaklığın ekonomik sıkıntı yaşadığını, verdikleri malzeme karşılığında davalı ... tarafından düzenlenen çeklerin karşılıksız çıktığını, ... aleyhine yaptıkları icra takibi sonunda, davalı ...’nin adi ortaklıktaki tasfiye payından alacaklarını tahsil etmek için yetki aldıklarını ileri sürerek adi ortaklığın feshi ile ortaklık tevafından inşa edilen ve ortaklık tarafından iktisap edilen bağımsız bölümlerin satışını, ortaklık mallarının tasfiyesi ile alacaklarının tahsilini dairelerin davalı ... tarafından satılması halinde raiç değeri üzerinden ...’nin tasfiye payının kendilerinin alacağına istinaden davalı ...’dan tahsilini istemişlerdir....

Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır. Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 644.maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır....

Davada, taraflar arasında kurulan 28.05.2006 tarihli "Ortaklık Sözleşmesi"nin feshi ve sözleşme gereğince davalı tarafta kalan satış bedelinden payının tahsili talep edilmektedir. Davanın bu niteliğine göre uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebine yöneliktir. Davacı ile davalı arasında adi ortaklık kurulduğu ve bunun tasfiye edilmediği tarafların kabulündedir. Davacının bu davadaki talepleri dikkate alındığında davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini içerdiği kabul edilmelidir. Buna göre, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin B.K nun 520 vd. (TBK'nun 620 vd.) maddeleri gereğince tasfiyesi ile çözümlenmesi gerekir. BK'nun 538. (TBK'nun 642.) maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....

Dava,adi ortaklığın tasfiyesi ile adi ortaklık kaynaklı alacak talebine ilişkindir....

Dairemiz bozma ilamında ; adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin ilk aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm mal varlığı ( aktif ve pasifi ile birlikte ) belirlenmesi, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmesi, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde , taraflardan delilleri sorularak toplanması, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmesi, bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmesi gerektiği açıkça ifade edilmesine ve mahkemece de bozma ilamına uyulmasına rağmen, tasfiye işleminin bozma ilamında belirtilen sıra ve yönteme göre yapılmadığı; yönetici ortak olan davalıdan hesap listesinin istenilmediği, ortaklığa ait kapanış kaydı bulunmayan 2011 yılı yevmiye defterinin tasfiye işlemine esas alındığı, ortaklığın ilgili kurumlara olan borçları, özellikle ortaklığa ait vergi borcu yönünden, vergi borcunun miktarı ve ödemelerin kim tarafından gerçekleştirildiğinin ilgili...

Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 06.04.2006 tarihinde noterde adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını ancak ortaklığın 02.01.2008 tarihinde sona erdiğini, adi ortaklığın bitmesinden sonra davalıdan talep hakkı olan (şimdilik) 10.000 TL'lik alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile; ortaklığın tüm iş bağlantıları, iş organizasyonları ve ödemelerle ilgili işlerinin kendisi tarafından kendi şahsi araçları da kullanılarak yürütüldüğünü, davacının 2007 sonuna doğru üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getiremediği için ortaklığın yürüyemeyeceğini ve kendi hissesine düşen alacağı karşılığında kendisinin şahsi ve ortaklığa ilişkin borçlarının davalı tarafından ödenmesi durumunda ortaklıktan ayrılacağı yönünde mutabakata varıldığını, davalının da davacının tüm borçlarını ödediğini ve ortaklıktan da bir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir....

ın görev süresinin 25/08/2023'te dolduğunu, yeni bir yönetim kurulu üyeside atanmadığını, ... davalının tek pay sahibi olmasına rağmen kendisini yeniden yönetim kurulu üyesi olarak atamadığını, bu nedenle adli ortaklık kapsamında hareket etmenin artık davacı açısından her türlü imkansız hale geldiğini, davalı ile iletişim kurulamadığı için adi ortaklığın adi ortaklık sözleşmesi madde 10 çerçevesinde oybirliği ile alınan bir kararla sonlandırılamadığını, 6098 Sayılı TBK 639.maddesi uyarınca adi ortaklığın "haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla" sona erdirilebileceğini, tasfiyeye konu bir mal varlığı veya kazanç olmaması nedeniyle tahkikat sırasında tasfiye için tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile adi ortaklığın mahkeme kararıyla feshine, feshedilen adi ortaklığın mahkemece tasfiye edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Şti ile adi ortaklık oluşturduğunu ve bu adi ortaklığın ..... ile çalıştığı ve bu kurumdan alacağı olduğunu, davalı ..... iş ortaklığındaki tasfiye payının icra dosyalarında haczedildiğini,..... 2013/64 esas sayılı dosyasında tasfiye davası açılmak üzere kendilerine yetki verildiğini,borçlu ....tasfiye payının haczedilmesi nedeniyle adi ortaklığın son bulduğunu ileri sürerek, adi ortaklığın tasfiyesini, tasfiye sonucu borçlu ..... isabet edilecek payın tespit edilerek icra dosyalarına gönderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......Ltd. Şti , diğer davalı ile adi ortaklık oluşturduklarını, bu çerçevede... tesisi işinin yapımını üstlendiklerini, diğer davalı ..... davacının alacaklı olduğuna ilişkin maddi olguya bir itirazlarının bulunmadığını, ancak İİK'nın 89/1 maddesinde belirtilen uyarıların gönderilmediğini savunarak,davanın reddini istemiştir. Davalı ....cevap dilekçesi sunmamıştır. ./.....

UYAP Entegrasyonu