"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında ....08.2005 tarihli sözleşmedeki şirketin kurulamaması nedeniyle uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre, dosyanın temyiz incelemesi, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin görevine girmektedir. SONUÇ : Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, dosyanın görevli Yargıtay .... Hukuk Dairesi Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, .../03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, kapatılan 7. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyularak karar verilmiştir. Davanın açıklanan niteliğine göre hükmü temyizen inceleme görevi, yürürlükte bulunan işbölümü uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesinindir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 01/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacılar, adi ortaklığın sona ermesinden sonra gerek muris gerekse onun ölümünden sonra kendileri tarafından ödenen ortaklık borçlarının, davalıdan hissesi oranında tahsili için eldeki davayı açmışlardır. Davalı ise, ortaklıktan kaynaklanan tüm vergi borçlarını ödediğini, davacılara karşı borçlu olmadığını, kaldı ki ortaklığın kalan malvarlığının davacıların murisi olan diğer ortak tarafından üçüncü kişilere devredildiğini, ancak hissesine düşen miktarın ödenmediğini, bu nedenle kendisinin ortaklıktan alacaklı olduğunu belirtmiş, birleştirilen dava ile de söz konusu bu alacağının tahsilini talep etmiştir....
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, asıl ve birleşen davalarda adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen, birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmiş, kararı taraflar temyiz etmişlerdir. Asıl davada, davacı davalı tarafla ortak olarak restoran işletmeciliği yaptıklarını, söz konusu iş yeri için kira bedeli, demirbaş eşyaları ve tadilat için bir takım masraflar yapıldığını, ancak söz konusu işyerinin davacının bilgisi dışında dava dışı kişiye devredilip davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığını bildirerek alacak ve maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Birleşen davada davacı, ortaklık için yapılan giderler için verilen senet üzerine sanki borçlu sadece kendisiymiş gibi (asıl dava davacısı birleşen dava davalısı) davalının yaptığı ödemeyi icra takibi yaparak kendisinden aldığını bildirerek cebr-i icra tehdidi altında ödemek durumunda kaldığı miktarın istirdadını istemiştir....
Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olmadığı anlaşıldığından, ticari dava niteliğinde bulunmayan davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Denizli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İnşaat'a 2.904.848,39 TL borcu göründüğü, adi ortaklık, ortakları arasında taraflarının iradesiyle imzalanan sözleşme neticesinde ortaklığın malvarlığını oluşturan bağımsız bölümlerin ortaklar arasında paylaşıldığı, gerek ortaklar gerekse üçüncü kişiler ile olan alacak borç ilişkilerinin fiilen tasfiye edildiğin, bu ortaklıkta davacının tüm bu sürece katıldığı ve bağımsız bölümlerin dağılımına ilişkin protokolü imzaladığı dikkate alındığında yeniden şirketin tasfiyesini talep etmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir.Bu durumda adi ortaklık ilişkisinin anlaşma ile tasfiye edildiği anlaşılamamıştır.Çünkü alınan bilirkişi heyet raporunda bile tarafların birbirlerine karşı alacak ve borçlarının halen mevcut olduğu,sadece ortaklık konusu daire paylaşımlarının anlaşarak yapıldığı,alacak ve borç konusunda ayrıca bir tasfiye işlemi yapılmadığı görülmüştür.Adi ortaklığın fiilen sona ermesine rağmen tasfiye işlemlerinin tamamlanmadığı,bu hususta Yargıtay emsal kararlarında belirtilen süreç izlenerek...
Mahkemece; tapu iptali-tescil talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, alacak talebi yönünden açılan davanın kabulüne, 60.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava konusu uyuşmazlık; adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için, taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Adi ortaklık adına, üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafından açılması gerekir. Aynı şekilde, bir ortağın diğeri aleyhine açtığı davada da, tüm ortaklar davaya dahil edilmelidir....
Limited Şirketine kiralanması suretiyle 30.6.1993 tarihli sözleşmenin eylemli olarak feshedilmesine davacının adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan bir alacağı varsa ortaklar hakkında ayrıca dava açabileceğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 7.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ......
Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; "anahtar teknik personeli" sıfatıyla sahibi bulunduğu mimarlık ofisinde sigortalı olarak çalışan davalı ile "....Harem Yapıları Rölevesi" işi için açılan ihaleyi adi ortaklık kurarak aldıklarını, bu ortaklık hükümleri uyarınca davalıya toplam 700.000 TL ödeme yaptığını, taraflar arasındaki ortaklığa konu işin sona ermiş olması nedeniyle tasfiyesini istemek zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek; adi ortaklığın tasfiyesi ile tarafların alacak ve borçlarının tespitini talep etmiş; 01.04.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 267.155,60 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmakta olup, kararın temyizen incelenmesi görevi 1.3.2012 tarihinden itibaren Yargıtay 7.Hukuk Dairesine verilmiştir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 7.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 9.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....


