"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi-kar payı alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 25 yıldır adi ortaklık şeklinde müteahhitlik yaptıklarını, 22.09.2005 tarihinde İnfotex Turizm Seyahat Gıda ve İçecek ...İmalat San.Tic.Ltd....
Y A R G I T A Y K A R A R I Davada; taraflar arasında yazılı sözleşme ile adi ortaklık kurulduğu, (davalının malik olduğu arsa üzerine tüm masraflar davacıya ait olmak üzere tesis yapılmak ve işletilmek üzere) davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği, sözleşmede yazılı parselleri ortaklığa vermediği, işletme sermayesi olarak hiç para koymadığı, mal bedellerinin davacı tarafından ödendiği, dava dışı şirkete arsa üzerinde intifa hakkı tesis ettiği, davacı tüm edimlerini yerine getirip tesisi kurduğunu belirterek, adi ortaklığının haklı sebeplerle feshi, ortaklığın tasfiyesi ve sermaye olarak konulan bedel ve tesis bedeli talep edilmiştir....
ADİ ORTAKLIKTASFİYE 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 538 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı, 17.08.1999 depreminde vefat eden annesi ile davalının adi ortaklık şeklinde fırın işlettiklerini, annesinin ölümünden sonra davalının teklifi ile adi ortaklığın taraflar arasında sürdüğünü, bankada ortak hesap açıldığını, ne var ki sonradan davalının kendisini fırına sokmadığını ve ortak hesaptaki 18.000 Doları çektiğini ileri sürerek, ortaklığın fesih ve tasfiyesine, şimdilik 6.000.00 YTL kâr payı ile hesaptan çekilen 9.000 Doların tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Ortaklık konusu inşaat 1997 yılında bitirilmiş olup, dolayısıyla BK.nun 535/1 maddesinde öngörülen amaca ulaşıldığı için davacının talebi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Dairemiz bozma ilamında da vurgulanan bu husus mahkemece de kabul edilerek davalı tarafından üçüncü şahıslara satılan dairelerin 1997 yılındaki değerleri esas alınarak davacıya isabet eden kar payı belirlenmiştir. Mahkemenin satılan dairelere ilişkin olarak belirlediği kar payı doğru ise de ortaklık malı olan ve halen davalı adına kayıtlı bulunan dükkanında 1997 tarihindeki değerinin tasfiyeye esas alınması olanaksızdır. Ortaklığın amacı gerçekleşmiş ise de, taraflar arasındaki adi ortaklık henüz fesih ve tasfiye edilmemiştir. Bu itibarla halen davalı adına kayıtlı bulunan dükkanın karar tarihine en yakın tarihteki değerinin tasfiyeye esas alınması gerekir. Ne var ki, davacı temyiz dilekçesinde ve aşamalarda dükkanın dava tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini de bildirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dosya içeriğine göre dava, adi ortaklığın tasfiyesi ve kar payı istemine ilişkindir. Başkanlar Kurulu Kararı ve ... Yasasının 14. maddesine göre temyiz inceleme görevi ... ... 3.Hukuk Dairesine aittir. Ancak anılan dairece de görevsizlik kararı verildiğinden görevli dairenin belirlenmesi için dosyanın Başkanlar Kuruluna gönderilmesi gerekmiştir. Bu nedenlerle dosyanın Başkanlar Kuruluna verilmek üzere ... Birinci Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Noterliğinin 3451 yevmiye numaralı 10 Mart 2021 tarihli ihtarnamesi ile davalılara müvekkilin ortaklıktan ayrılma iradesini bildirmek suretiyle 1 ay içerisinde tasfiye işlemlerine başlamalarını aksi halde tarafımızdan yasal yollar başvurulacağı ihtar edilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 639. maddesinde belirtilen haklı sebep müvekkilim ve davalının ortakları olduğu şirket açısından gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenlerle taraflar arasında kurulu bulunan adi ortaklığın mahkemece haklı sebebe dayalı olarak feshi ve ortaklık mallarının tasfiyesi için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğduğunu belirterek Davacı ile davalılar arasında mevcut olan adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine, feshedilen adi ortaklığın mahkemenizce tasfiye edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Şti ile adi ortaklık oluşturduğunu ve bu adi ortaklığın ..... ile çalıştığı ve bu kurumdan alacağı olduğunu, davalı ..... iş ortaklığındaki tasfiye payının icra dosyalarında haczedildiğini,..... 2013/64 esas sayılı dosyasında tasfiye davası açılmak üzere kendilerine yetki verildiğini,borçlu ....tasfiye payının haczedilmesi nedeniyle adi ortaklığın son bulduğunu ileri sürerek, adi ortaklığın tasfiyesini, tasfiye sonucu borçlu ..... isabet edilecek payın tespit edilerek icra dosyalarına gönderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......Ltd. Şti , diğer davalı ile adi ortaklık oluşturduklarını, bu çerçevede... tesisi işinin yapımını üstlendiklerini, diğer davalı ..... davacının alacaklı olduğuna ilişkin maddi olguya bir itirazlarının bulunmadığını, ancak İİK'nın 89/1 maddesinde belirtilen uyarıların gönderilmediğini savunarak,davanın reddini istemiştir. Davalı ....cevap dilekçesi sunmamıştır. ./.....
ortaklık ilişkisi kurduğu davalıdan bu miktarı isteyebileceği, zira kesinleşmiş Mahkeme ilamında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kar payı istenebileceğinin belirtildiği, adi ortaklığın tasfiyesi yönünde karar verilmediği, husumete ilişkin istinaf itirazı haklı görülmediği, kesinleşen ilamda taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık ilişkisi olarak nitelendirilmiş olup davalının % 25 hissesini davacı adına tesciline dair kararın kesinleşmesiyle adi ortaklığın tasfiye edilebileceği, adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın bu tarihten itibaren muaccel olacağı asıl davada takip, birleşen davada ise dava tarihi itibarıyla 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıllık dava zamanaşımının dolmadığı, takip dayanağı alacağın likit ve muayyen olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
ın ise emeğini sermaye olarak koyduğunu, ortaklık gereğince 2007 yılının Mayıs ayına kadar yaklaşık 112 adet büyük baş hayvan alınıp satıldığını, bunların bir kısmının kurban bayramında, diğer kısmının ise et sucuğu ve pastırma yapan firmalara satıldığını, buna rağmen davalılar tarafından kendisine hiç bir şekilde kar payı ödenmediğini iddia ederek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini, ödemiş olduğu sermayenin ve kar payının müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
saklandığını ve müvekkiline ödeme yapılmadığını, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin mevcut olduğunu, dava konusu olayı ilişkin emsal Yargıtay kararlarını dava dilekçesinde sunduklarını, açıklanan sebeplerle müvekkili ile davalı taraf arasındaki adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine, müvekkilin işlemiş kar payı alacağını tespit etmek şuan için mümkün olmadığından iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak kabul ile müvekkilin 2014-2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait kar payı alacağının tespitine, müvekkilin anılan alacağına mahsuben şimdilik 500 TL kar payı alacağının her yıl için ayrı ayrı işleyecek ticareti temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 2019 yılında feribotun davalı tarafından müvekkilden habersiz satışı neticesinde müvekkilin 2019 yılı ile dava tarihi arasında kar payını elde etmek hakkından mahrum kaldığından müvekkilin iş bu alacağını da tespit etmek şuan için mümkün olmadığından iş bu alacak kalemi yönünden de iş...


