WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının da ortağı olduğu adi ortaklığın vergi dairesine takibe dayanak faturaları ibraz ettiği, 07.07.2010 tarihinde kurulan adi ortaklığın 03.12.2010 tarihinde feshedildiği, adi ortaklık defterine takibe dayanak olan iki adet faturanın adi ortaklığın feshi sonrasında düzenlenmesi nedeniyle işlenmediği, ancak adi ortaklığın vergi dairesine takibe dayanak faturaların ibraz edildiği ve vergi kaydının faturaların düzenlenmesinden sonra 15.01.2011 tarihinde silindiği, buna göre davacının 31.957,59 TL alacaklı olduğu, alacak para alacağına ilişkin olduğundan alacaklının ikametgahı mahkemelerinin yetkili olduğu, davacının adi ortaklığı oluşturan her iki şirkete karşı takip başlattığı, itiraz eden davalı aleyhine dava açmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacının davaya konu hizmeti adi ortaklığa verdiği, adi ortaklığın feshi sonrası tarihli fatura düzenlenmiş olsa da, hizmetin adi ortaklık ile davacı arasındaki...

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında ... ilçesi 2008-2009 yılı ....Aydınlatılması ihalesi ile ilgili bir ortaklık sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereğince kar ve gider dağılımının yarı yarıya yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle adi ortaklığın feshi ile 2009 yılı Cadde ve Sokakların Aydınlatılması ihalesine ilişkin karın ve davacı asile düşen payın tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı cevabında ve karşı davasında ise, adi ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle, 2009 yılı Cadde ve Sokakların Aydınlatılması ihalesinden zarara uğradıklarını bu nedenle adi ortaklığın feshi ile, ortaklığın uğradığı zararın tespitini ve şimdilik 10.000 TL'nin davacıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir....

Limited Şirketi ile iş ortaklığı yaptığını, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmayıp adi ortaklığı oluşturan şirketlerden her birine ayrı ayrı ödeme emri gönderilmesi gerektiği halde müvekkili şirkete ödeme emri gönderilmediğini, takibin husumet yokluğu nedeni ile iptalini, usulsüz tebligattan 07.07.2014 tarihinde haberdar olduklarını, müvekkili şirketin veya iş ortaklığının böyle bir borcu bulunmadığını, tebligatın usulsüz yapılmasına rağmen müvekkili şirketin haberi yokken adi ortaklık hak edişlerine haciz konduğunu, bu hacizlerin kaldırılmasını ve ödenen miktarın iadesine karar verilmesini istediği; mahkemece şikayet ve itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 622-623. maddeleri gereğince adi ortaklıkta her ortak, şirketin kârına iştirak hakkına sahip olduğundan ortağın kişisel alacaklıları, borçlu ortağın şirketteki kâr payını haczettirebilirler....

Mahkemenin gerekçesinde davacının istinaf sebebini de karşılar şekilde açıkladığı üzere, genel kurul toplantısında alınan kararın, davalı şirketin taşınmazının satışına ilişkin olmadığı, davalı şirket taşınmazı üzerinde ipotek bulunduğu, taşınmazın ipotek takibi neticesinde zaten ihale edilmiş olduğu, bu ihalenin feshi için şikayet yoluna başvurulduğu, davanın derdest olduğu, genel kurulda gündemin üç nolu maddesi ile alınan kararların anılan ipoteğin teminat altına aldığı alacağın, davacı şirket lehine koşulların oluşması kaydıyla tamemen tasfiye edilmesi için kredi alacaklısı ile görüşme yapılması, buna göre davalı şirket lehine koşulların sağlanması ve ihalenin feshi davası henüz derdest iken tüm kredi borcunun silinmesi kaydıyla, ihalenin feshi davasından feragat edilmesi ve bunu genel kurulda kabul edilmesi halinde şirket yönetim kuruluna bu görüşmeleri yapmak üzere yetki verilmesi konusunda olduğu, dolayısıyla toplantı ve karar nisabının, esas sözleşmenin on altıncı maddesine değil...

Davalı gerçek kişiler yemin icra etmek için davetiye beklemeden duruşmaya katılmışlar ve yeminli beyan vererek davacının işletmede sadece yönetici çalışan olduğunu, adi ortaklık iddiasının doğru olmadığını anlatmışlardır. Yemin kesin delildir. Davalı taraf yeminli beyan vererek davacı iddiasını inkar ettiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Ortak olduğunu ispat edemeyen davacının kâr payı, tasfiye ve tasfiye payı isteme hakkı da yoktur....

İcra Hukuk Mahkemesine .... sayılı dosya ile başvuruda bukunduklarını, Adi ortaklığın internet şifresinin değişimi ile internet ortamında kayıtları takip edemediklerini, davalının kendilerini ve adi ortaklığı zarar sokacak faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürerek davalının Adi ortaklığı yönetimiyle ilgili temsil ve ilzam yetkisinn klaldırılarak tüm yetkinin kendilerine verilmesine; olmadığı taktirde tasfiye süreci sonuna akadar kayyım atanmasına, adi ortaklığa ait tüm ticari defterlerin kendilerine yahut mahkemeye teslimine,Adi ortaklığın sözleşme süresi sonunda tasfiyesine karar verilmesi için eldeki davayı açmıştır....

"İçtihat Metni"ESAS NO : 2013/7334 KARAR NO : 2013/16715 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6098 Sayılı T.B.K.nun 622-623. maddeleri gereğince adi ortaklıkta her ortak, şirketin karına iştirak hakkına sahip olduğundan ortağın kişisel alacaklıları, borçlu ortağın şirketteki kar payını İİK.nun 89. maddesine göre haczettirebilirler. Ayrıca, aynı kanunun 638.maddesine göre, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır....

Davalı, davanın reddini dilemiş; birleşen davası ile, taraflar arasındaki ortaklığı yargılama devam ederken aktedilen 9.9.2009 tarihli ‘Ortaklık Sonlandırma ve Paylaşım Sözleşmesi’ ile sona erdirdiklerini, ancak davacı-birleşen davalı tarafından sözleşme gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile sözleşmede belirlenen cezai şart gereğince şimdilik 10.000.TL’nin davacı-birleşen davalıdan tahsilini istemiş, bilahare ortaklığın feshi ve tasfiyesi isteminden vazgeçtiğini bildirmiştir....

Şti. iş ortaklığı adına düzenlenmiş ise de; yasal düzenleme gereği iş ortaklığı adına ihtiyati haciz temini ve takip başlatılmasının mümkün olmadığını, TOKİ Başkanlığı nezdinde üstlenilen işlerin iş ortaklığı namına olduğu ve iş ortaklığının tasfiye edilmemiş olması sebebiyle iş ortaklığının alacakları üzerine haciz şerhi işlenemediğini veortaklığı namına gelen paraların da müvekkil şirkete ödenmediğini ileri sürerek tüzel kişiliği olmayan iş ortaklığına çek karnesi vermesi nedeniyle kusurlu olan davalı bankadan uğranılan zarardan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL 'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, adi şirket - iş ortaklığı hesabı üzerine çek keşidesinin mümkün olduğunu, adi ortaklığa çek karnesi verilmesi nedeniyle müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, çeki keşide eden ENBA Yapı San. ve Tic. A.Ş. ve BAKIŞ İnş. San. Tic. Ltd....

A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava İİK.nun 96 ve devamı maddeleri gereğince adi ortaklığı oluşturan 3.kişi ortak tarafından açılmış istihkak iddiasına ilişkindir. M.K. 702/4. madde gereğince adi ortaklıkta, ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını isteyebilir. Adi ortaklık sözleşmesinde aksine kayıt yoksa, adi ortaklık elbirliği mülkiyeti kuralına bağlıdır. Ortaklar adi ortaklığın amacına ulaşması için ortaklığa özgülenen mallar üzerinde elbirliği mülkiyeti kuralına göre maliktir. Bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. (MK 701/2) Adi ortaklığı oluşturan ortağın, ortakların kişisel alacaklıları ortaklığa ait mal üzerine haciz koyduramaz. Alacaklılar ortağın kar alacağı, ücret, faiz, avans alacağı ve tasfiye payını haczettirebilir....

UYAP Entegrasyonu