ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/334 Esas KARAR NO : 2023/402 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 17/05/2023 KARAR TARİHİ : 22/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; 06.04.2022 tarihinde suyu prizden kesilerek susuz bırakılan, mülkiyeti müvekkili ... Şti.’ne ait olan ... adresindeki tapunun 802 Ada 22 Parselinde kayıtlı bodrum kat+giriş katı+1. Normal katı+2. normal kattan oluşan 4 kat ve 1.200 m2 toplam alana sahip işyerinin suları 06.04.2022 tarihinde haksız ve hukuksuz olarak prizden kapatılmak suretiyle suyu kesilmiş olduğunu, bu taşınmazın 1967 yılından itibaren kat mülkiyetine tabi iskanlı bir bina olduğunu, buna dair 15.04.1967 tarihli “T.C.Belediye Şube Müdürlüğü ...” başlıklı yazıyla ... İmar Şefliği sayısıyla “......
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davalının 1.9.1988 yılında elektrik abone olduğu, aboneliğin bulunduğu evden taşınmasına rağmen aboneliğini iptal ettirmediği tüm dosya kapsamı ile tartışmasızdır. Davalı dava konusu borcun ait olduğu aboneliğin bulunduğu evden hangi tarihte kesin olarak taşındığını ispat edememiş ise de, kural olarak abonelik 2009/4964-11563 sözleşmesi iptal edilmediği sürece, kim tarafından kullanılırsa kullanılsın tüketilen elektrik bedelinden idareye karşı abone olarak davalı sorumludur. Dava konusu alacak ilki 5.4.2001 son ödeme tarihli ve en sonuda 30.9.2001 son ödeme tarihli olan 20 adet fatura karşılığıdır. Yani 20 adet fatura bedeli ödenmemiştir....
Dava; abone olunan suyun kesilmesi işlemin iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının yakınlarının su borcundan dolayı davacı abonenin suyunun kesilip kesilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Abonelik sözleşmesi tüketici ile satıcı/sağlayıcı arasında yapılır. Yapılan sözleşmenin niteliğine göre kural olarak bütün sözleşmelerde geçerli olan sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca, yapılan sözleşme sadece taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurur. Somut olayda mahkeme; Tarifeler Yönetmeliğinin 46. maddesinde düzenlenmiş olan "...Borcunu ödemeden aboneliği terk edenlerin diğer bir abonelikte kullandıkları su kapatılır." hükmüne ve abone sözleşmesinin 7. maddesindeki "Abone aboneliğini haber vermeden terk ettiği ve borç bıraktığı takdirde başka bir yerde kullandığı su, adına abonelik olsun veya olmasın borç ödenene kadar kapatılmasını abone peşinen kabul eder" hükmüne dayanmıştır. Bu hükümlerin olayda uygulanması doğru değildir....
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre abone olan davalının elektrik tüketim bedelinden fiilen kullanan kişi ile birlikte sorumlu olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın iptaline, 1.283.43 YTL alacak aslına, 13.11.2007 icra takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Davalı vekili, dava konusu abonelik sözleşmesi altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını savunmuştur. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Kabul biçimi bakımından da abone sözleşmesinden doğan alacağın likit (bilinebilir, hesaplanabilir) olduğu gözetilmeden davacının icra inkar tazminatı talebinin gerekçe gösterilmeden reddedilmiş olmasında isabet görülmemiştir....
Davacı tarafından düzenlenen 23.5.2005 tarihli kaçak su tutanağında davalı belediyenin abone olduğu bildirilmiş ve abone numarası da tutanağı yazılmıştır. Davacı, davalı belediyenin abone olmasına rağmen kaçak su kullandığını iddia etmiş olup, davalı bu iddiaya karşı koymamaştır. Hal böyle olunca davalı belediyenin, davacı kurumun su abonesi olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunması ve uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeniylede zamanaşımı süresinin BK'nun 125.maddesi uyaranıca 10 yıl olduğunda duraksama bulunmamalıdır. Kaçak su tutanağının 23.5.2005 tarihinde düzenlenip, icra takibinin 15.2.2007 tarihinde başlatıldığı ve davanında 9.8.2007 tarihinde açıldığı gözetildiğinde dava zamanaşımı süresinin dolmadğı anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir....
. - K A R A R - Dava, kullanılmadığı halde, eski kiracı ve abone ... Elekt. AŞ. ‘nin elektrik tüketim borcunun ödenmek zorunda kalındığı iddiasıyla 2.643 YTL'nin faiziyle beraber davalıdan istirdadı istemine ilişkindir. Davalı vekili, elektrik abone sözleşmesinin ... Elektrik AŞ.’ne ait olduğunu, dava dışı şirketin 12.06.2003 tarihinde müvekkile başvurarak ödeme güçlüğü olduğundan, birikmiş borçları taksitle ödemek istediklerini bildirdiklerini, yapılan sözleşmenin zoraki taksit sözleşmesi olmadığını ileri sürerek, davanın husumetten reddini, kabul edilmediği takdirde esastan reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Davalı vekili, abone sözleşmesinin dava dışı ... ile imzalandığını davacının sözleşmenin tarafı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı ile davalı arasında abone sözleşmesi bulunmadığı gibi davaya konu faturanın da davacı adına düzenlenmediği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının abonman sözleşmesinin tarafı olmamasına ve Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince davanın husumetten reddi nedeniyle davalı lehine maktu vekalet ücretinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/106 Esas KARAR NO :2022/782 DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ:07/07/2021 KARAR TARİHİ:18/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... ... Satış Ve İhth.ihr. A.ş....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/769 Esas KARAR NO:2022/717 DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ:01/04/2021 KARAR TARİHİ:29/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İşbu dava mahkememizin ---Sayılı dosyasından tefrik edilerek yukarıdaki esasa kaydedilmiştir. Davacı ilgili ---- Sayılı dosyada abonelik sözleşmesinin iptali ile birlikte menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuş ancak menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin dava değeri bildirmemiştir. Davacı vekiline hazır bulunduğu ---tarihli duruşmada dava değerini belirleyerek harcının tamamlaması için ---hafta kesin süre verilmiş aksi halde dosyanın ilgili talepler yönünden işlemden kaldırılacağı ihtar edilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/416 Esas KARAR NO : 2021/456 DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 12/06/2021 KARAR TARİHİ : 24/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili adına düzenlenmiş enerji ve dağıtım bedeli adı altında 12.03.2021 tarihli ve 201.692,14 TL bedelli fatura müvekkiline gönderildiğini, kaçak elektrik kullanımından bahisle fatura düzenlendiğini, davalının bu fatura tutarının ödenmemesi durumunda enerjinin kesileceğini belirterek müvekkili ödemeye zorladığını, bunun üzerine müvekkilinin faturanın 40.000 TL lik kısmını ödediğini, 12.03.2021 tarihli ve 201.692,14 TL ve 12/03/2021 tarihli 15.042,95 TL bedelli faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve bu faturaya bağlı olarak 17.03.2021 Tarihinde ödemek zorunda kalınan 40.000 TL bedelin istirdatına karar verilmesini...


