WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İcra Hukuk Mahkemesi 2018/851 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda takip konusu çek üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğuna dair tespitte bulunulmuş ise de, davacının davalı faktoring müşterisi olan lehtar ... hakkında açtığı menfi tespit davasında alınan ATK imza incelemesi raporuna göre imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/851 Esas sayılı dosyasından alınan raporun tekli bilirkişi tarafından hazırlandığı, ATK raporunun ise heyet olarak düzenlendiği, davanın da menfi tespit davası olduğu, davalı faktoring şirketinin alacağı temlik aldığı, temlik edene karşı açılan davada davacının borçlu olmadığına yönelik menfi tespit hükmü kurulduğu ve hükmün kesinleştiği, bu nedenlerle mahkememizce yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, yapılan protokolün İstanbul 22....

Özel Daire'ce, yukarıda yazılı gerekçelerle karar bozulmuş, yerel mahkemece; "menfi tespit davasının her zaman açılabileceği, 6183 sayılı Kanun'da menfi tespit davasıyla ilgili bir düzenleme yapılmamış olmasının menfi tespit davası açma hakkı bulunmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, 6183 sayılı Kanun'da idareye itiraz için öngörülen 7 günlük sürenin menfi tespit davası açma süresi olarak kabul edilemeyeceği" gerekçeleriyle önceki kararda direnilmiştir. Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da ödeme emrinin iptaline ilişkin davanın içeriğinin belirlenmesi; adli yargıda açılması gereken bir davanın (yanlış yargı yoluna başvurularak) idari yargıda açılmış olmasının hak düşürücü süreye etkisi noktalarında toplanmaktadır....

Şti. hakkında 1998/2-2000/3 dönemine ilişkin prim borcu nedeniyle 2012/018401 takip no’lu dosyadan icra takibine girişilip, ilgili ödeme emirlerinin 30.4.2015 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. 6183 sayılı Yasanın 55. maddesi kapsamında davacı adına düzenlenmiş ve anılan Yasanın 58. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin ya da başlatılmış bir icra takibinin bulunmaması, yapılan bu tebliğatın ödeme emri niteliğinde olmayıp borç bildirim yazısından ibaret bulunması karşısında, davanın menfi tespit davası olarak kabul edilip esastan karara bağlanması gerekirken, yazılı biçimde davanın zamanaşımı nedeniyle ödeme emirlerin iptaline hükmedilmesi hata olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır....

Kesinleşen idari para cezasına karşı İş Mahkemesinde menfi tespit ve itiraz davası açılamaz....

Ancak 6183 sayılı Kanunun 79. maddesiyle, yedi günlük sürede alacaklı tahsil dairesine itirazda bulunmayan üçüncü şahıslara, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla borçlu olmadığını veya malı elinde bulundurmadığını ispat etme imkanı tanınmış olup, itiraz süresi geçtiği için bunu ancak adli yargı yerinde açacağı bir tespit davasıyla ortaya koyabilecek olması karşısında davacı tarafından menfi tespit davasıda açılmadığından kesinleşen haciz bildirimi üzerine adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum....

K A R A R Davacı şirket, Davalı Kurum tarafından 6183 sayılı Yasanın 79 maddesine göre gönderilen haciz bildirimi nedeni ile çay üreticisi Turan Çelik'in borcundan dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile gönderilen üç adet ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, davacının 7 günlük sürede itiraz etmediği ve bir yıl içinde genel mahkemelerde dava açmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiştir. İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Yasa'nın 70. maddesi, “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini” kurala bağlamıştır....

K A R A R Davacı şirket, Davalı Kurum tarafından 6183 sayılı Yasanın 79 maddesine göre gönderilen haciz bildirimi nedeni ile işçisi Ümit Beyoğlu'nun borcundan dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, davacının 7 günlük sürede itiraz etmediği ve bir yıl içinde genel mahkemelerde dava açmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiştir. İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Yasa'nın 70. maddesi, “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini” kurala bağlamıştır....

SONUÇ: Gerekçeli karar metninin son paragrafında yer alan “...kaldı açılan davanın menfi tespit davası olduğu ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süresi olmadığı da...” ibaresi silinerek gerekçe metninden çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.01.2015 gününde oybirliği ile karar verildi....

Kamu borçluları açısından 7 günlük sürenin geçirilmesi halinde menfi tespit davası açma hakkı bulunmamaktadır; ancak 3. kişiler bakımından menfi tespit davası açma süresi 6183 sayılı Kanunu 79 uncu maddesi uyarınca 1 yıldır....

Şti.' nin kuruma olan borçlarından dolayı davacı şirketle ticari ilişkisi tespit edildiği gerekçesi ile davacı şirket yedinde olması muhtemel alacaklarına 30.10.2006 tarih 82362 sayılı haciz bildirisi gönderildiği bu bildirinin davacıya 09.11.2006 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 7 günlük süre içerisinde olumlu yada olumsuz herhangi bir cevap verilmediği ve 20/02/2007 tarih 14518 sayılı ödeme emri düzenlenerek davacıya 03.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 2.4.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır . İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Yasa'nın 70. maddesi, “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini” kurala bağlamıştır....

UYAP Entegrasyonu