WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Somut olayda; davacılar adına düzenlenen bir ödeme emrinin bulunmaması, davacıların da asıl borçlu murisi adlarına dava açtıklarının belirgin olması karşısında, 6183 sayılı Yasanın 55. maddesi kapsamında davacılar adına düzenlenmiş ve anılan Yasanın 58. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin ya da başlatılmış bir icra takibinin bulunmaması, yapılan bu tebligatın ödeme emri niteliğinde olmayıp borç bildirim yazısından ibaret bulunması karşısında, davanın menfi tespit davası olarak kabul edilip esastan karara bağlanması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır....

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- 6183 sayılı yasanın 79/4. maddesi “Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır...” hükmü gereği mahkemece dosyanın yetkili ve görevli Adana Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. 3- 6100 sayılı HMK nın 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından...

ne yapılan ödemelerin görülebileceği; emsal yargı kararlarına aykırı, 6183 sayılı kanunun 62. maddesine göre haciz için öngörülen koşular oluşmadan hukuka uygun olmayan şekilde ödeme emri düzenlendiği, haciz bildirisinin de 6183 sayılı kanunun aradığı şartları haiz olmadığı, Mahkemece eksik inceleme ve araştırmayla hukuka aykırı olarak karar verildiği, idare tarafından üstün kamu gücü kullanılarak menfi tespit davası açma süresi olan 1 yıl dolmadan ödeme emri gönderilerek cebri icra tehdidi altında hak arama özgürlüğünün kısıtlanmasına ve adil yargılanma hakkına erişimin engellenmesine neden olunduğu, Mahkemece sadece menfi tespit davasının açılıp açılmadığı yönünden şeklen inceleme yapıldığı, işin esasına girerek hukuka aykırı bir haciz bildirisi ile dava açma süresinin başlayıp başlamayacağı, başlar ise bu süre içerisinde ödeme emrinin gönderilmesinin hukuka uygun olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadan gerekçesiz olarak karar verildiği, kişilerin menfi tespit dava...

Dava 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 79.maddesi gereğince açılmış menfi tesbit istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... idaresi vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalarda vekalet ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince taraflar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....

Yalnız kira ilişkisinden doğan alacaklar için açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme HMK’nın 4/a maddesi gereğince sulh hukuk mahkemesidir. Ticarî dava niteliğinde olan menfi tespit davaları ise asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Bundan başka menfi tespit davasının konusu borç (alacak davası) bir özel mahkemenin görevine girmekte ise, menfi tespit davası da o özel mahkemede görülür (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Kanunu, Ankara, 2017, s. 136 vd.). 17. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/I-b maddesine göre, idari işlemlerden dolayı zarara uğrayanlar, idare aleyhine, idari yargı yerinde tam yargı davası veya idari işlemin iptali davası açabilirler. 5174 sayılı Kanun’un 28. maddesi uyarınca davalı Borsa, kamu tüzel kişiliğine sahip bir kurumdur. Yasal organları tarafından alınan idari nitelikteki kararların iptalinde idari yargının görevli olduğu tartışmasızdır....

Somut olayda, davacı aleyhine 3 adet bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı ödeme emrinin 17.11.2009 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, İİK'nın 169 ve 170.maddeleri gereğince yasal süresi içinde İcra Mahkmesinde dava açılmadığından takibin kesinleştiği, davacı tarafından imzaya ve borca itiraz edilmekle açılan dava İİK 72.madde gereğince menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. ../... - 2 - 2012/11724 2012/11723 Dava 05.12.2011 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden önce açılmış olmakla HMK'nın Geçici 1.maddesi "Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz" hükmü gereğince görev hususunda 1086 Sayılı HMUK uygulanacaktır. Menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel görevli mahkemelerdir. Dava değerinin 27.500 TL olduğunun anlaşılmasına göre uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir....

Hukuk Dairesinin temel görevi 22 Ocak 2015 tarih ve 29244 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 19 Ocak 2015 tarih ve 8 sayılı Kararında belirtildiği üzere “Sosyal Güvenlik Hukuku”ndan kaynaklanan davalarla sınırlıdır. Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu: Yerel mahkeme kararındaki niteleme ve temyizin kapsamı dikkate alındığında uyuşmazlık,... tarafından gönderilen haciz ihbarnamesine karşı 6183 sayılı Yasa'nın 79/4. maddesi gereğince açılan menfi tespit isteğine ilişkin olup, tanımlanan niteliği ile Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin görev alanına girdiği düşünülmektedir. 11 Nisan 2015 tarih ve 29323 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6644 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60. maddesi uyarınca görevli Yargıtay Dairesinin belirlenebilmesi için dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesi gerekmiştir....

Kabule göre de; 6183 Sayılı AATUHK'nun 79.maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde iş bu menfi tespit davası açılmıştır. Davacının davasını ispatlaması halinde borçlu olmadığının tespitine karar verileceğinden hakkındaki haciz ihbarnamesi ve ödeme emri de bu şekilde hükümsüz kalacaktır. Mahkemece; dava dışı vergi borçlusu ...’ın davacı şirketten alacağı bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır....

(X) KARŞI OY : … Radyo Televizyon Yayımcılık Anonim Şirketi'nin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin 130, 132, 134, 136, 143, 144, 149, 150, 151, 154, 158, 161, 163, 166, 171, 172, 173, 175, 184, 186, 187, 192, 194, 195, 196, 197, 199, 202, 205, 214, 215 takip numaralı kısımlarının iptali istemiyle açılan davanın kabulüne dair Vergi Mahkemesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla itirazda bulunabileceği, 62. maddesinin 1. fıkrasında, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek...

HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu