Çocuk Mahkemesinin 19.12.2005 gün 2005/143 esas, 2005/9 karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılması" istekli 09.06.2006 gün ve 113656 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına tevdi edilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Adli yargıya dahil ceza mahkemeleri ile adli yargı dışında kalan diğer yargı mercileri veya yaptırım uygulama yetkisi verilmiş makamlar arasında çıkabilecek görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözecek yargı mercileri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile diğer bazı yasalarda belirlenmiştir....
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkrayla büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı kanunun 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla çocuk suçlular ile yetişkin suçlular, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tâbi kılınmıştır. CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir....
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174'üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz." şeklindedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkrayla büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı Kanunun 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla çocuk suçlular ile yetişkin suçlular, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tâbi kılınmıştır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava müşterek çocuğun velâyetinin değiştirilmesi, karşı dava ise kişisel ilişkinin kaldırılması veya sınırlandırılması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık konusu müşterek çocuk ile baba arasında tesis edilen kişisel ilişkinin usule, yasaya ve çocuğun üstün menfaatine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 182 nci maddesi, 183 üncü maddesi, 323 üncü maddesi, 324 üncü maddesinin birinci fıkrası, Birleşmiş milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3 üncü 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 1 inci, 3 üncü ve 6 ncı maddesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 4 üncü maddesinin b bendi, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi 3. Değerlendirme 1....
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenle; Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 06.06.2013 gün ve 2012/28088 esas, 2013/18050 sayılı, kanun yararına bozma isteğinin reddine dair kararının kaldırılması, Adalet Bakanlığının, haklı nedene dayanan kanun yararına bozma isteminin kabulü ile Ankara 10....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Vakıf ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında yapılan protokol gereğince 5395 sayılı Kanun kapsamında koruma ve bakım altında bulunan 0-18 yaş aralığındaki çocuklara yönelik bakım hizmeti verdiklerini, davacının Bolluca köyünde bulunan aile evinden terlik ile çıkması nedeniyle bahçede kar ve soğuk sebebiyle oluşan kaygan zeminde tutanamayarak düşmesi şeklinde meydana gelen kazada müvekkiline yüklenebilecek kusur bulunmadığını, kazanın meydana gelmesine davacının sebep olduğunu ve iddiaların doğru olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III....
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkrayla büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı kanunun 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla çocuk suçlular ile yetişkin suçlular, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tâbi kılınmıştır. CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir....
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenle; Dairenizin, 19.09.2013 gün ve 2013/14249 esas, 2013/22957 karar sayılı kanun yararına bozma isteğinin reddine dair ilamının kaldırılması, Adalet Bakanlığının, haklı nedene dayanan kanun yararına bozma isteminin kabulü ile Urla Sulh Ceza Mahkemesinin 30.07.2009 tarihli ve 2008/548 esas, 2009/428 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca bozulmasına ve müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmesi, İtirazın, Dairece yerinde görülmemesi halinde ise de, dosyanın, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR Dairemizin 19/09/2013 gün ve 2013/14249 esas, 2013/22957 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik...
Yukarıda yer verilen 4721 ve 5237 sayılı Kanun kuralları birlikte değerlendirildiğinde, 18 yaşını doldurmamış her kişinin çocuk sayıldığı, kişinin 18 yaşından önce ergin (reşit) olsa dahi çocuk sayılmaya devam edileceği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin, 4. fıkrasına göre de, fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan kişiler hakkında 53. maddenin 1. fıkrasında yer alan haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmeyeceği görülmektedir. Diğer yandan, ülkemiz, 20-30 Eylül 1990 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde toplanan Çocuklar İçin Dünya Zirvesinde "Çocuk Haklarına Dair Sözleşme"yi imzalamış, anılan sözleşme 27/01/1995 tarihinde yürürlüğe girerek Anayasa’nın 90. maddesine göre iç hukuk normu halini almıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında düzenlenen ve 15/7/2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile çocuğun bir suçu işlediği değil, bir suça sürüklendiği kabul edilmiştir....
İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesi, 324 üncü maddesinin birinci fıkrası; Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3 üncü 12 nci maddesi; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 1 inci, 3 üncü ve 6 ncı maddesi; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (b) bendi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 323 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ilgili hükümleri. 3....


