“Aile konutu” bir hukuki kurum ve kavram olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ile hukuk hayatımıza girmiştir. 4721 sayılı TMK’nun 194. maddesi, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Sekli Hakkında Kanun’un 9. maddesinin son fıkrası gereğince, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olan evlilikler hakkında da geçerlidir. Bu sebeple 194. madde Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle derhal uygulanabilirlik niteliğini kazanmıştır. 4721 sayılı TMK’nun “Aile Konutu” başlıklı 194. maddesinde: “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir....
İhtisas Kurulunun 30/06/2008 tarihli raporunda, sanığın, isnat edilen suçu işlediği esnada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunmadığı, bu sebeple hakkında TCK'nın 32/1 ve TCK'nın 57. maddesinin tatbikinin gerektiğinin belirtilmesi üzerine mahkeme tarafından, sanık hakkında TCK'nın 32/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK'nın 57/1. maddesi gereğince yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve bu kararın temyize tabi olduğu anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 03/10/2012 tarihinde...
Bu hüküm ve soybağının hüküm ve sonuçlarına ilişkin diğer hükümler, Türk Medeni Kanunu'nun "aile hukuku" başlığını taşıyan ikinci kitabında, "hısımlık" başlıklı ikinci kısmının "soybağının hükümleri" başlıklı ikinci ayırımında yer almaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesinde yer alan hükme göre; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün aile hukukundan doğan dava ve işlerde aile mahkemeleri görevlidir....
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın yasal dava açma süresi içinde açılmadığı, dava konusu Yönetmeliğin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun Ek-6. maddesi gereğince hazırlandığı ve anılan Kanun hükmüne uygun olduğu, diğer taraftan anılan Kanun hükmü ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 35. maddesi arasında çelişki bulunmadığı tam tersine her iki Kanun hükmünün birbirini tamamladığı, anılan Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sonraki tarihli düzenleme olan 2634 sayılı Kanunun Ek-6.maddesi ile, 2863 sayılı Kanunun 35.maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararı ile tespit edilen ve yayımlanan su altında korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu bölgelerden "Bakanlıkça belirlenen yerlerde" turizm ve sportif amaçlı dalış yapılabilmesi imkanının getirildiğinin, Bakanlıkça belirlenmeyen yerlerde ise dalış yasağının devam ettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla 2863 sayılı Kanunun 35.maddesinin bertaraf edilmesinin söz konusu olmadığı...
Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğü süre zarfında yerleşim yerini adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden alınan nüfus kaydına göre ".. Mayıs Mh. Ozan Sk. No:5/4 .../..." olarak değiştirdiği anlaşılmıştır.Bu durumda uyuşmazlığın, Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;6100 Sayılı HMK.'nun 22. ve 23. maddeleri(1086 Sayılı HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri) gereğince Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir." şeklindedir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usûllerine Dair Kanunun maddesine göre bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede olan veya manen terk edilmiş durumda bulunan küçüğü ana ve babadan alıp, bir aile ya da kuruma yerleştirmeye ilişkin tedbirlerin aile mahkemesince alınabileceği hükme bağlanmıştır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 51/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı belirtilen dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Şanlıurfa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir....
KATKI PAYI ALACAĞI DAVASI BOŞANMA TARİHİNDEN KISA SÜRE ÖNCE DEVREDİLEN TAŞINMAZ BABA KIZ ARASINDA SATIŞ MAL AYRILIĞI DÖNEMİNDE ALINAN TAŞINMAZLAR MAL REJİMİNİN SONA ERMESİ TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 170TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 179TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 189TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 202TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 225TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 230TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) (743) Madde 152TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) (743) Madde 186BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 544TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 646HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 33 "İçtihat Metni"Davacı-birleşen dosyada davalı A.. Ç.. ile davalı-birleşen dosyada davacı T.. G.. aralarındaki katkı payı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Hatay 1. Aile Mahkemesinden verilen 05.03.2015 gün ve 708/182 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-birleşen dosyada davacı T.....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince...Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 08.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davalının ikametgahı ve davacının çalıştığı yerin Sincan'da bulunduğu gerekçesi ile Ankara Batı İş Mahkemesi'ne yetkisizlik kararı verilmiştir. Karar süresi içinde, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yetkili mahkemenin hangi yer iş mahkemesi olduğu taraflar arasında tartışmalıdır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir. Somut olayda, dosya içeriğine göre, davalının dava açıldığı tarihteki 4721 sayılı Kanun gereğince ikametgahı sayılan yer adresi Sincan'da bulunmaktadır. Mahkemece, davalının ikametgahı ve davacının çalıştığı yerin Sincan'da bulunduğu gerekçesi ile Ankara Batı İş Mahkemesi'ne yetkisizlik kararı verilmiştir....


