Köyünde ilk orman kadastrosunun 1948 yılında yapıldığı, 1949 yılında kesinleştiği, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde çalışmalarının yapıldığı, 27.10.1977 tarihinde ilan edildiği, itirazlı yerlerde inceleme sonucunun 16.10.1978 tarihinde ilan edildiği, 1979 yılında kesinleştiği, 07.08.1984 tarihinde sınırlaması yapılmayan ormanların kadastrosu, önceki orman kadastro çalışmalarının aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapmak üzere orman kadastro komisyonunun çalışmalarına başladığı, 13.08.1984 tarihinde bitirildiği, ancak ilan edilerek kesinleşip kesinleşmediğinin belli olmadığı, 1995 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapıldığı, arazi kadastro tutanakları ile birlikte ilan edildiği, açılan dava nedeniyle kesinleşmediği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu kadastro paftasının tamamının getirtilmediği, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın orman tahdidine göre orman sınırları içinde kalıp...
Köyünde ilk orman kadastrosunun 1948 yılında yapıldığı, 1949 yılında kesinleştiği, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde çalışmalarının yapıldığı, 27.10.1977 tarihinde ilan edildiği, itirazlı yerlerde inceleme sonucunun 16.10.1978 tarihinde ilan edildiği, 1979 yılında kesinleştiği, 07.08.1984 tarihinde sınırlaması yapılmayan ormanların kadastrosu, önceki orman kadastro çalışmalarının aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapmak üzere orman kadastro komisyonunun çalışmalarına başladığı, 13.08.1984 tarihinde bitirildiği, ancak ilan edilerek kesinleşip kesinleşmediğinin belli olmadığı, 1995 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapıldığı, arazi kadastro tutanakları ile birlikte ilan edildiği, açılan dava nedeniyle kesinleşmediği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu kadastro paftasının tamamının getirtilmediği, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın orman tahdidine göre orman sınırları içinde kalıp...
Köyünde ilk orman kadastrosunun 1948 yılında yapıldığı, 1949 yılında kesinleştiği, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde çalışmalarının yapıldığı, 27.10.1977 tarihinde ilan edildiği, itirazlı yerlerde inceleme sonucunun 16.10.1978 tarihinde ilan edildiği, 1979 yılında kesinleştiği, 07.08.1984 tarihinde sınırlaması yapılmayan ormanların kadastrosu, önceki orman kadastro çalışmalarının aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapmak üzere orman kadastro komisyonunun çalışmalarına başladığı, 13.08.1984 tarihinde bitirildiği, ancak ilan edilerek kesinleşip kesinleşmediğinin belli olmadığı, 1995 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapıldığı, arazi kadastro tutanakları ile birlikte ilan edildiği, açılan dava nedeniyle kesinleşmediği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu kadastro paftasının tamamının getirtilmediği, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın orman tahdidine göre orman sınırları içinde kalıp...
Yönetimi vekilinin dava dilekçesinde belirtiği dava konusu taşınmaz ve komşu taşınmazların çaplı kroki örneklerinin, taşınmazların bulunduğu yerde yapılan kadastro çalışmalarına ilişkin tüm dayanak belgeler ve tutanakların, dava konusu taşınmaza ait kadastro tesbit tutanak asıllarının, ilân askı tutanaklarının istendiği, kurumca davaya ilişkin dilekçede belirtilen parsel uygulama dışı sayısal mera parseli olması dolayısı ile uygulama tutanağı mevcut olmadığı, bu parsel 4342 sayılı Mera Kanununun 5/b maddesi gereği haritası hazırlanıp, 01.08.2003 tarih ve 5463 yevmiye numarası ile 868 parsel numarası ile mera parseli olarak özel siciline tescil edilmiş olduğu, davalı parselin sayısal haritası daha önceleri yapılıp sayısal tescil gördüğünden 3402 sayılı Kanunun 22/2-a madde uygulaması dışında olup ilân ve tutanaklarında belirtilen süreler içinde askı ilânına alınmış bir parsel olmadığı gerekçesiyle 15/10/2012 tarihli ve 2012/36 E. - 2012/4 K. sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilerek,...
Mahkemece yapılan yargılama sonucu; davanın reddine,....köyü 119 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz talebine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun Ek-5. maddesine göre orman kadastrosu kesinleşmiş, 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi uyarınca yenileme çalışması yapılmış ve 3402 sayılı Kanununun geçici Ek 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmasına itiraz edilmiştir....
DAVANIN TARAFLARIKADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 38 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 57 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 17 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 45 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 2550, 2551, 2552, 2553, 2554, 2555 ve 2556 parsel sayılı toplam 30.377 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar pay tapu kayıtlarına dayanılarak davacılar adına tesbit edilmiştir. Kadastro komisyonunca dava konusu taşınmazların hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek taşınmazlar davalı hazine adına tesbit edilmiştir....
Mahkemece, çekişmeli yer hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinden davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Mahkemece verilen karar, usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, gerçekten kadastro mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar....
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede seri bazında yapılıp 9.6.1972 yılında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca 3302 tahdit çalışması 26/10/1995 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiş ve 19.10.1993 yılında ilân edilerek kesinleşen 3402 sayılı Kanunun hükmüne göre yapılan tesis kadastro çalışmaları ayrıca 06.04.2011 tarihinde ilân edilerek kesinleşen kullanım kadastro çalışmaları vardır. İncelenen dosya kapsamına, orman tahdit sınırları içinde olan ve 2/B madde uygulamasına konu edilmeyen yerlerde 3402 sayılı Kanunun ek 4. madde çalışmalarına konu edilemeyeceği gözetilerek hüküm kurulduğuna göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 21/10/2014 gününde oybirliği ile karar verildi....
Mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. 3402 sayılı Kadastro Kanununun “Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre” başlıklı 12.maddesinin 3.fıkrasında “...Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz...” denilmiştir. 14.3.2009 tarih ve 27169 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa ile Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrasına cümle eklenmiş, ayrıca bir de geçici madde ilave edilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama sonucu, davalının dava konusu taşınmazı Türk Medeni Kanununun 713/1 ve Kadastro Kanununun 14/1 maddesi gereğince davasız-aralıksız 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetinde bulundurduğu, alınan orman bilirkişisi ve ziraat bilirkişisi raporlarından dava konusu taşınmazın orman sayılmayan sahalardan olduğu belirlendiği gerekçesi ile davanın reddi ve 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz talebine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastrosu 766 sayılı Kanun, orman tahdidi 3402 sayılı Kanunun EK-5. maddesi, 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi uyarınca yenileme çalışması yapılarak ve 3402 sayılı Kanunun geçici Ek 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmasına itiraz edilmiştir....


