Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır. Taşınmazın bulunduğu yörede 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun EK-5 maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 21/12/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Kadastro Mahkemesi de; kadastro tespitine itiraz ile meni müdahale davasını bu davadan tefrik ederek, inşaatin kal’i istemi ile ilgili olarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesi uyarınca bu tür davalara genel mahkemelerde bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 25/son maddesi uyarınca mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesi kadastro mahkemesinin görevi dışında olup davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Bu durumda kal istemi ile ilgili uyuşmazlığın genel hükümlere göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 12.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu sebeple hükmün 1, 2 ve 3. bentlerinde geçen "yenileme kadastrosuna itiraz" ibaresinin hükümden çıkarılmasına; 2. bent 3. ve 4. paragraflarının da hükümden çıkarılarak, bunun yerine “3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince takdir edilen 500.-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" cümlesi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/04/2016 günü oy birliği ile karar verildi....
Hukuk Dairesinin 2011/16139 E. - 2012/4485 K. bozma ilamında özetle; "...Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi uyarınca kadastro çalışmasının yapıldığı, Orman Bakanlığınca oluşturulan komisyon tarafından orman sınırının belirlenerek harita ve tutanakların kadastro müdürlüğüne devredildiği, arazi kadastro ekiplerince dava konusu ... ada ... parsel numaralı taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek söz konusu orman sınırlaması esas alınarak taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespitine karar verildiği, 19.07.2006 ila 17.08.2006 tarihleri arasında tutanaklar askı ilanına çıkarılmış olup 30 günlük süre içinde itiraz olmadığından tutanak kesinleşerek 18.07.2006 tarihinde orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiş olduğu, taşınmazın kadastrosunun 3402 sayılı Kanuna göre yapılması, kadastro kanununda, bu kanuna göre yapılan kadastro tespitlerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunundaki usul ve esasların uygulanacağının belirtilmesi...
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun EK-5 maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Taşınmazların bulunduğu yörede tapulama çalışmaları 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre 1978 yılında yapılıp tamamlanarak 30 günlük ilan sonucunda 28/06/1978 tarihinde kesinleşmiş, davalı parsellerin bulunduğu kısım tapulama harici bırakılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesine göre 2015 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları 06/11/2015- 07/12/2015 tarihleri arasında ilan edilmiş, yasal süre içinde itiraz edildiği için dava konusu 101 ada 20, 27, 46 ve 51 nolu parseller yönünden kesinleşmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi 25.04.2003 tarihinde kadastro mahkemesinde dava açarak ... .... Köyü ... mevkiindeki sınırlarını bildirdiği taşınmazın orman kadastrosu sırasında OTS içine alındığı, 2/B uygulamasına konu edilmediği; oysa bu yerin orman niteliğini yitirdiği, 2/B uygulamasına konu olması gerektiği iddiası ile tahdidin iptalini istemiştir. Mahkemece, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile bir yerin orman sınırı dışına çıkartılmasının ancak Hazine lehine olabileceği, davacının aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir....
Kadastro Komisyonu Başkanlığının 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uygulaması yönünden ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yapmış olduğu tespitin; fen bilirkişileri ... ve .... tarafından düzenlenen 23/09/2013 tarihli rapor ve ekli krokide 2 (II), 9 (IX), 10 (X), 11 (XI), 22 (XXII), 24 (XXIV) ve 25 (XXV) nolu parseller olarak gösterilen taşınmazlar yönünden iptaline, dava konusu taşınmazların orman olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm dahili davalı Maliye Hazinesi temsilcisi, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, bir aylık süre içerisinde açılan 2/B çalışmalarına itiraz davasıdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve 04.05.2006 tarihinde ilân edilmiştir....
Kadastro Mahkemesi ise; kadastro tespitine itiraz ile meni müdahale davasını bu davadan tefrik ederek kal istemi ile ilgili olarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesi uyarınca bu tür davalara genel mahkemelerde bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 25/son maddesi uyarınca mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesi kadastro mahkemesinin görevi dışında olup davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Bu durumda kal istemi ile ilgili uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 30.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün ve 2008/7327 - 9745 sayılı bozma kararında özetle “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün ve 2009/20-147 Esas-231 Karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 140 ada 295 sayılı taşınmaza ilişkin davalar ayrılarak yukarıdaki esasa kaydedilip ......


