Öte yandan, bu koşulların tam olarak yerine getirilmemesi, keşif giderlerine itiraz hakkı olan gider yükümlüsünün bu hakkını kullanmasına da engel oluşturur. Usûl hukukuna ilişkin olarak zikredilen genel hükümler, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 29. maddesi delâletiyle, aynı Kanunun 36. maddesine göre işlem yapılması hallerinde kadastro mahkemelerinde de aynen uygulanır. Yukarıda açıklanan kanun ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak kurulan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin kanunî sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/09/2013 günü oy birliği ile karar verildi....
Bu hükümlerin ve yukarıda açıklanan konuların birlikte değerlendirilmesinde şu sonuca ulaşılmaktadır: Yörede 2004 yılında 6831 sayılı yasa gereğince orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış ve orman yönetimi tarafından süresi içinde orman kadastrosuna itiraz davası açılmış olduğundan,yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bu alan içinde kalan taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanaklarının 3402 sayılı yasanın 10-27 ve 30 maddeleri gereğince malik haneleri boş bırakılarak ve davalı oldukları bildirilerek kadastro mahkemesine gönderilmesi ve yine 3402 Sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir....
Kadastro mahkemesince bilirkişi raporlarına ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4095,11 m² yüzölçümündeki çekişmeli taşınmazın 1965 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve 1988 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında taşınmaz üzerinde 2/B madde uygulaması yapılmadığı ve taşınmazın halen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediği ve taşınmazın 2/B madde kapsamında kalan arazi olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/10/2012 tarih ve 2012/9724- 11530 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir....
Yönetimi tarafından davaya bakma görevinin kadastro mahkemesinde olduğu gerekçesi ile hüküm temyiz edilmiştir. Dava, mera tahsis kararının iptali ve taşınmazların orman olarak tapuya tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 26/05/1987 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 1970 yılında yapılan arazi kadastrosu vardır. Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi, 3402 sayılı Kanunun 25. maddesinde; zaman bakımından görev ve yetkisi ise, aynı Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiştir. 6831 sayılı Orman Kanununun değişik 11. maddesine göre ilk tahdit ve 2/B madde uygulamasına yönelik uyuşmazlıkların çözümünde, 6 aylık itiraz süresinde açılan davalarda kadastro mahkemesi, 10 yıllık itiraz süresi içerisinde açılan davalarda ise genel mahkemeler görevlidir. Somut olayda; 26/05/1987 tarihinde ilân edilip kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğuna, davacı ......
Kadastro ve ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Talep, 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 4. madde gereğince yapılan güncelleme çalışmalarına itiraza ilişkindir. ... Kadastro Mahkemesi, kadastro komisyonlarınca yapılan düzeltme işlemine karşı 30 gün içinde sulh hukuk mahkemesine itiraz edilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi anlamında bir düzeltme işlemi bulunmadığı, 2/B güncelleme çalışmalarına itiraz süresi içinde açılmış davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....
Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün 2008/7327-9745 sayılı bozma kararında özetle; “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11.maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün 2009/20-147 Esas - 231 Karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 140 ada 307 sayılı taşınmaza ilişkin dava ayrılarak yukardaki esasa kaydedilip ......
Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün 2008/7327 - 9745 sayılı bozma kararında özetle; “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün 2009/20 - 147 Esas - 231 karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 140 ada 372 sayılı taşınmaza ilişkin dava ayrılarak yukardaki esasa kaydedilip ......
Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün 2008/7327 - 9745 sayılı bozma kararında özetle; “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün 2009/20 - 147 Esas - 231 Karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 140 ada 285 sayılı taşınmaza ilişkin dava ayrılarak yukardaki esasa kaydedilip ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 403 parsel sayılı 10169.77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 101 ada 453 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir....
Mahkemece; davanın kabulü ile Yozgat İli, Merkez İlçesi, Çadırardıç Beldesinde 02.06.2011 tarihinde askıya çıkan orman kadastro çalışmasında 64 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2/B Uygulamasına konu LVII nolu 3.724,00 m2'lik parselin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulamasına itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılıp 2009 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 31.05.2010 tarihinde işe başlanıp 02/06/2011 tarihinde askı ilânına alınan ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması vardır....


