Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi, 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, ... köyü, 101 ada 2 parsel sayılı 23684,48 m² (22937,14 m²) yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve dava dışı ... isimli kişi lehine muhdesat ve kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu sonucu 162.651,38 m² yüzölçümüyle tapuya tescilinin yapıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışma sonucu taşınmazın yüzölçümünün 149.936,06 m² olarak tespit edildiği, taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın ilk tesis kadastrosu sırasındaki hesap hatasından kaynaklandığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan hesaplamayla da bu hatanın giderildiği, son yapılan ölçümün gerçek durumu yansıttığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre, dava aynı zamanda 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre yapılan teknik çalışmaya itiraz niteliği taşıdığından, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı belirlenerek Orman Yönetiminin bu yöne ilişkin davasının reddine, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescili istemi yönünden ise, mülkiyete ilişkin uyuşmazlıkta kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, bu yönden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır....
Ancak, kadastro mahkemesince 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti hesaplanmış olması doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple hükmün 4. paragrafında yazılı “...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 1.500,00.-TL....” sözlerinin hükümden çıkarılarak, bunun yerine “...3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince takdir edilen 500,00.-TL maktu vekalet ücretinin..." cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/06/2018 günü oy birliği ile karar verildi....
İdaresinin, davasının hem 22/2-a uygulamasına itiraz hem de taşınmazın mülkiyetine yönelik olduğunu açıklaması üzerine Mahkemece; davacının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna yönelik itirazın reddi ile ... İli Kepez İlçesi ... Mahallesi eski 2619 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağındaki gibi 28095 ada 3 parsel sayısında ve 622,52 m2 yüzölçümünde tapuya tescil edilmek üzere tapu siciline aynen aktarılmasına, davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemi yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz davasıdır. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir....
İlan süresi içerisinde itiraz edilmediği taktirde kadastro tutanaklarına ait sınırlandırmalar ve tespitler kesinleşir. 3402 sayılı Kanunun 11/son maddesine göre de; bu kanun gereğince yapılan ilanlar ilgili gerçek kişilere, kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılır. Yukarıda hak düşürücü sürenin anlamıyla ilgili yapılan açıklamaların yanında davacının mahallinde kadastro bölgesi (3402 s.K. 2. m.), kadastro çalışma alanı (3402 s.K. 4.m.), mevkii ve ada ilanı (3402 s.K. 6. m.) ve en nihayet kadastro sonuçlarının ilanına (3402 s.K. 11.m.) ilişkin olarak düzenlenen itiraz sürelerini kaçırıp hak kaybının kendi kusurundan olmadığını, taşınmazın her iki köy sınırında kalmasından dolayı süresinde itiraz edemediğini ileri sürerek hak düşürücü süre kavramının aleyhine uygulanmamasını istemesi kanun önünde eşitlik ilkesine aykırıdır....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 3402/22-a uygulaması ile davalılar adına kayıtlı 245 ada 1 parselde davacı adına kayıtlı 245 ada 2 parselin alan ve sınırlarını aleyhte etkileyecek bir hatanın bulunmadığı, davalı 245 ada 1 parselin yüzölçümündeki artışın dava kapsamında olmayan parsel ile olan sınırından kaynaklanmakta olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Anılan hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, istinaf istemi esastan reddedilmiş, bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, mahkemece 30.12.2005 gün 2003/89-2005/480 sayılı ilam ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarına başlandığı, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2004/109 esas sayılı dosyada dava bulunduğu, taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Bu durumda eldeki orman kadastrosuna itiraz davası aynı zamanda kadastro tespitine itiraz davasına dönüşmüştür.Ancak dosyada 101 ada 1086 ve 1087 parsel sayılı taşınmazların tutanak asılları bulunmamaktadır....


