Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun EK-5 maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek 5. maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmış, 16.02.2009 tarihinde kısmî ilâna çıkarılmıştır. Dava ise, 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi geçtikten ve tutanaklar kesinleştikten sonra 10.07.2009 günü açılmıştır. Buna göre, bu davaya bakma görevi, kadastro mahkemesine ait olmayıp, genel hukuk mahkemelerine aittir....
Yönetimi, davalılar tarafından açılan orman tahdidine ve 2/B uygulamasına itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 2005/7 E. - 2007/6 K. sayılı kararı ile ... köyü 112 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verildiğini, hükmün Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/02/2010 gün 2010/1978 E. - 2010/2350 K. sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığını, ... köyü 112 parsel sayılı taşınmazın orman vasfının kesinleştiğini ileri sürerek devlet orman sınırları içinde kalan 112 parsel nolu taşınmazın davalılar adına kayıtlı tapusunun iptali ile orman niteliği belirtilerek Hazine adına tapuya tesciline, davalıların müdahalesinin men’i ile taşınmaz üzerindeki yapıların kaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek-5 maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Hukuk Dairesinin 15/03/2010 gün ve 2010/347-3149 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “3402 sayılı Kadastro Kanununun 5, 26, 27 ve 30/2. maddelerinde kadastro tesbit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir....
Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün ve 2008/7327-9745 sayılı bozma kararında özetle; “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 03.06.2009 gün ve 2009/20-147 Esas-231 Karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararına uyulmuş, 140 ada 273 ve 274 sayılı taşınmazlara ilişkin davalar ayrılarak yukarıdaki esasa kaydedilip ......
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava, 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılıp 17.12.2009 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile 08.02.2012 tarihinde ilân edilen ve kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması çalışmaları vardır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirmeyip halen orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 03/12/2013 gününde oy birliği ile karar verildi. ....
Ancak; dava orman kadastrosuna itiraz davası olup, yapılan tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmaza ada ve parsel numarası verilip, tutanak düzenlenmeden 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi uyarınca olduğu gibi aktarma kararı verildiğine göre, mahkemece davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken, Hazine adına tespit gibi tesciline denilmiş olması ve ayrıca vekalet ücretinin 3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesine göre takdir edilmesi gerekirken karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzetilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 1 numaralı bendinde yer alan davanın reddine kelimelerinden sonra gelen "......
Hukuk Dairesinin 08.03.2011 tarih ve 2010/16969 - 2251 sayılı bozma kararında “6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11/1. maddesi gereğince orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların ilânından itibaren 6 ay içinde sınırlamaya ve 2. maddeye göre orman sınırı dışına çıkarma işlemlerine ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı), Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Somut olayda; orman sınırlamasına ve daha sonra yapılan 2/B uygulamasına itiraz edilmediğinden, bu işlemler kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanununun 11/4. maddesi gereğince kadastrosu yapılıp kesinleşen devlete ait ormanlar, orman niteliği ile 2. maddeye göre orman sınırı dışına çıkarılan yerler, hali hazır vasfı ile kaydında belirtme yapılarak Hazine adına tapuya tescil olunur....


