WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneğinin Orman Yönetiminden istenmesi, 3) .....1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı var ise tapu kaydının davalı ise dava dosyasının bulundukları yerlerden getirtilmesi, 4) 986 parsele ait 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen uygulama tutanağı ile tapu kaydının tapu müdürlüğünden, uygulama krokisinin ise kadastro müdürlüğünden getirtilmesi, 5)....... tapuya tescil edilip edilmediğinin, tescil edilmiş ise tapu kaydının tapu müdürlüğünden sorulup istenmesi, 6) Hazine ve Orman Yönetimi tarafından eldeki davada davaya konu yerler hakkında orman kadastrosuna itiraz davası açılıp açılmadığının araştırılıp alınacak tüm cevapların bu dosya içine konulması, Ayrıca, dava dosyasının, 6100 sayılı Kanunun 302/4. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı...

Yasa metninde geçen "hak sahibi" yada "sahiplik" kavramından ne anlaşılması gerektiği, orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu davada uygulanması gereken 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 20/j ve 21. maddeleri ile dava sırasında 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j ve 24. maddesinde açıklanmıştır.Herhangi bir belgeye dayanmayan ya da orman kadastro tutanağının düzenlendiği tarihe kadar 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde ... koşulları taşımayan zilyetlik korunmaya değer olmayıp yasada öngörülen "hak sahibi" olma ve dolayısıyla davacıya orman kadastrosuna itiraz davası açma konusunda aktif davacı olma sıfatı da vermez. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 143 ada 97 parsel sayılı, 10169,21 m² yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1977 yılında orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2.madde uygulaması yapılmıştır....

Anılan Kanununitiraz ve davalar” başlıklı 5. maddesine göre yenileme tespitlerine yapılacak itirazlar ve komisyon kararlarına karşı açılacak davaların, 2613 ve 766 sayılı Kanunların ilgili hükümlerine göre sonuçlandırılacağı düzenlenmiş olup, maddede atıf yapılan 2613 ve 766 sayılı Kanunlar, 3402 sayılı Kadastro Kanununu ile yürürlükten kaldırılmış ve yasalarda bu kanunlara yapılan atıfların 3402 sayılı Yasa'ya yapılmış sayılacağı kabul edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre” başlıklı 12/3. maddesi uyarınca on yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi kadastro tespitinin kesinleşme tarihidir. 2859 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin atfı nedeniyle yenileme tespitlerine karşı açılacak davalarda da on yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi tesis kadastrosuna değil, yenileme kadastrosuna ilişkin tespitin kesinleşme tarihi olacağı kuşkusuzdur....

27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararında kabul edildiği gibi taşınmaz 1949 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığından, çekişmeli taşınmaza revizyon gören tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği, orman içinde kalan ya da orman sınırı dışına çıkartılan alanlarda tapu kayıtlarına değer verileceğine ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 45. maddesi Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün 31/13 ve 14/03/1989 gün 35/13 ve 13/06/1989 gün 7/25 sayılı kararları ile iptal edildiğinden, davalı kişilerin dayanacağı bir yasal yol bulunmadığı, tüm açıklanan nedenlerle geçerli bir makiye ayırma işlemi olmayan ve makiye ayırma işlemi de iptal edilen taşınmazın 1949 yılında yapılan orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği gözetilerek 2012 yılında yapılan özel orman kadastrosunun iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır, ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A. maddesinde "Kadastro işlemi...

Bu nedenlerle uygulama kadastrosu sırasında mülkiyete ilişkin uyuşmazlıklar gündeme getirilemez ve buna ilişkin itirazlar değerlendirmeye alınamaz. Dosya kapsamından; davacıların, mülkiyete ilişkin olarak dava açtığı davanın, tapu iptali ve tescil niteliğinde olduğu, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan fenni hataları düzeltme çalışmalarına itirazda bulunulmadığı; 2004 yılında yapılan ve 16/09/2004 - 18/10/2004 tarihleri arasında ilân edilip kesinleşen arazi kadastrosuna karşı açıldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde; “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme ve davanın niteliğine göre uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ......

Böylelikle, gerek 6831 sayılı Kanun hükümlerine gerekse 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosuna itirazda hak düşürücü süreler yönünden uyum sağlanmıştır. 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmü uyarınca yapılan orman kadastrosuna 3402 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca 30 gün içinde kadastro mahkemesine, 30 günlük sürenin dolmasından itibaren de 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi uyarınca 10 yıl içinde asliye hukuk mahkemesine orman tahdidinin ve kadastro tespitinin iptali istemiyle dava açılabileceğinin kabulü gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadstro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 03.04.2008 tarihinde yapılan kadastro sırasında... köyü 104 ada 13 sayılı 967,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ...’nin zilyetliğinde olduğu, taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde 2008/2 esas sayılı dava dosyası bulunduğundan söz edilerek tutanak aslı cinsi ve malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderilmek üzere 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmişlerdir. Davacı ......

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince; 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz talepli davanın yapılan yargılaması sonunda; dava konusu taşınmazlarda yapılan uygulama kadastrosunun yasa ve yönetmeliklere uygun olduğunu belirten, teknik ve bilimsel veriler içeren, denetlenebilir nitelikteki bilirkişi raporu dayanak alınarak davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğundan davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....

UYAP Entegrasyonu