WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Kaldı ki, borçluya kıymet taktir raporu ve satış ilanı, yine ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı olan adresinde şirket çalışanları çarşıda olduğundan bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca 29.12.2011 tarihinde yapılmış olup, usulüne uygundur. Bu durumda ödeme emri tebliğ işlemi usulsüz kabul edilse bile muhatabın en geç bu tarihte usulsüz tebliğ işlemini öğrendiğinin kabulü gerekeceğinden, borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin şikayeti anılan tarihe göre İİK. nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonradır. Şikayet süresinin geçirilmesinden sonra borçluya kayyum atanmış olması sonuca etkili değildir. Diğer bir ifadeyle bu husus şikayet süresini yeniden başlatmaz. O halde mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir....

ŞİKAYET Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; alacaklının sözde alacak iddiasıyla takip başlattığını, bu takipten haberdar olunmayacağını ve takibe itiraz edilemeyeceğini bilerek kötüniyetli bir şekilde ödeme emrini, şirketin ticaret sicilinde kayıtlı ancak doğru olmadığını bildiği, gerçekte olmayan adresine tebliğini talep ettiğini, bu adrese usulsüz tebligat yaptırarak takibi kesinleştirdiğini beyan ederek, usulsüz tebligata yönelik haklı şikayetlerinin kabulü icra takibini öğrenme tarihinin 25.12.2019 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili davaya cevap dilekçesinde, ... ... tarafından tek başına şirketi temsile yetkisi olmadığı halde düzenlenen ve hiçbir hukuki geçerliliği bulunmayan ... 4. Noterliğinin 23.12.2014 tarih 39068 yevmiye numaralı vekaletnamenin ... ... tarafından mahkemeye ibraz edilerek açılan mevcut davada kullanıldığını, davacı ... ...'...

DAVA Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; ödeme emri tebliğ evrakının şirket yetkilisi ve çalışan olmayan kişiye usulsüz tebliğ edildiğini, takipten 13.04.2022 tarihinde haberdar olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile ıttıla tarihinin 13.04.2022 olarak düzeltilmesini, hacizlerin fekkini ve itirazın kabulü ile takibin durmasını/iptalini taleple %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; tebligatın Kanuna uygun olarak tebliğ edildiğini, ....., isimli kişinin sigortalı çalışan olmasa bile sigortasız işçi olabileceğini beyanla talebin reddini istemiştir. III....

Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesine ek olarak; komşuya haber verme yükümlülüğü olmasına rağmen tebligatta yazan Ali Koç isimli kişinin müvekkili firmanın komşusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde tebligatların usulüne uygun şekilde yapılmadığını iddia etmiş ise de, hangi tebligatın usulüne uygun olmadığını belirtmediği gibi kendisine mi yoksa diğer ilgililere yapılan tebligatın mı usulsüz olduğunu da açıkça yazmadığı, yalnızca kendisine yapılan usulsüzlüğü ileri sürebileceği ve bunu ileri sürerken de hangi işlemin usulsüz olduğunu açıkça belirtmesi gerektiği, mahkemece bu husus gözetilmeksizin şikayet eden borçluya çıkarılan satış ilanı tebligatlarının usulsüzlüğünden bahisle ihalenin feshine karar verildiği görülmekle, tebligat usulsüzlüğü hususundaki itirazın açıkça yapılmadığı bir dilekçeye dayalı olarak mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir....

Somut olayda, borçlunun, adres kayıt sisteminde adresinin bulunmadığı, ipotek akit tablosundaki adresinin; “...” olduğu, satış ilanının, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre; “..." adresinde tebliğ edildiği, dolayısıyla satış ilanının, borçlunun ipotek akit tablosundaki adresinden başka bir adresine gönderilerek tebligatın yapıldığı, bu durumda anılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; ihalenin feshi, ihale tarihinden itibaren 7 günlük sürede istenebilir. Aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca ise; satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresi, öğrenme tarihinden başlar. Ancak bu süre her halükarda ihale tarihinden itibaren (1) seneyi geçemez. Öğrenme tarihinin belirlenmesinde şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı delil ile ispatlanabilir....

ŞİKAYET Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde, tebliğ işleminin usulsuz olduğunu, söz konusu takipten 10.02.2022 tarihinde aracını satmak istediğinde haciz şerhi olduğunu farkedince haberdar olduğunu, aynı gün de icra dairesine yazılı dilekçeyle müracaat ederek itirazda bulunduklarını, tebliğ işleminin usulsüz olduğundan, 10.02.2022 tarihli itirazın süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, tüm malvarlığına usulsüz tebliğ nedeniyle haciz konulduğunu belirterek tebliğ tarihinin 10.02.2022 olduğunun tespiti ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili davaya cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....

EKSİK İNCELEME İLE HÜKÜM TESİSİTEBLİGATIN İPTALİUSULSÜZ TEBLİGAT 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 21 ] 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 28 ] 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 32 ] "İçtihat Metni" Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İcra mahkemesine verilen şikayet dilekçesinde ödeme emri tebligatının usulüne uygun olarak yapılmadığı belirtilmiş ve tebligatın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. İncelenen tebligat parçasında tebliğ işleminin 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesine göre yapıldığı yazılı olmasına rağmen, Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinin uygulanmadığı görülmektedir....

Mahallesi ...'' adresine gönderilen icra emrinin tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine aynı adresin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen sicil adresi olduğu anlaşılmakla bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, devamında kıymet takdir raporu ve satış ilanının da aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak; satış ilanı tebligat mazbatasında tebligat evrakının kapıya yapıştırıldığının tevsik edilmediği görülmektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu 35/2. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 57/2. maddesine göre tebligat evrakının kapıya asılması zorunlu olup tebliğ tarihi evrakın kapıya asıldığı tarihtir.Somut olayda satış ilanı tebligat evrakının tebliğinde anılan usule riayet edilmediğinden borçlu şirket adına gönderilen satış ilanı tebliğ işlemi usulsüzdür.İcra ve İflas Kanunu'nun 134/2.maddesi uyarınca satış ilanının usulsüz tebliği halinde ihalenin feshini isteme süresi bir (1) yıldır....

a tebliğ edilmediğini, tebligat parçası üzerindeki imzanın borçluya ait olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Şikayet olunanlar vekilleri, esasa ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre; şikayet olunan borçlu ... adına ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2006/7564 sayılı dosyasından çıkarılan ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu, tebligat parçasındaki imzanın adı geçen borçlunun eli ürünü olmadığı, takip kesinleşmeden haciz kararı verilip, derece kararının düzenlemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Karar, şikayet olunan ... vekilince temyiz edilmiştir. Her ne kadar şikayet olunan takip borçlusu ...'a ... 6....

UYAP Entegrasyonu