Somut olayda davacının talebi ihtiyati haczin içeriğine, değiştirilmesine ya da kaldırılmasına ilişkin mahkememizi ilgilendiren bir dava olmayıp kararda belirtilen miktardan fazla miktara tekabül edecek şekilde taşkın haciz yapıldığı iddiasıyla bu hacizlerin kaldırılmasına yönelik şikayet niteliğindedir. Taşkın haciz iddiasına dayalı haczin kaldırılması istemi İİK.nun 16. Maddesine göre şikayet olduğundan, şikayeti inceleyecek mercii de İİK'nun 4. maddesi uyarınca icra mahkemesidir. Bu nedenle Mahkememiz görevsiz olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, Davaya bakmaya Antalya 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Uyuşmazlık, taşkın haciz şikayetine ilişkin olup, İİK 363 m. gereğince; İcra Mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan Mahkeme kararları kesindir. Yargıtay'ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin REDDİNE, taraflarca HUMK'nun 388/4....
bulunmayıp, haczin öğrenilme tarihinin şikayet tarihi olarak kabulü gerekmektedir....
satış sonrası bilineceğinden talebin reddi yönünde işlem tesis ettiği, borçlu vekilinin taşkın haciz şikayeti ile icra mahkemesine başvurusu üzerine, mahkemece, ... 14....
Temyiz Sebepleri Alacaklı; şikayet dilekçesindeki aynı hususları tekrarla birlikte yasal hakların kullanılması ile konulan hacizlerin, tehiri icra kararı alınması ve teminat yatırılması ile değil, borçlunun hacizlerin kaldırılması için icra hukuk mahkemesinde dava açması ile, şartın gerçekleşmiş olacağından dava tarihi itibari ile hesaplama yapılması gerektiği, taşkın haczin gerçekten var olduğu durumlarda dahi icra memurunun taşkın haczi kendi başına kaldırma yetkisinin bulunmadığı, taşkın haczin tespiti ve kaldırma yetkisinin münhasıran icra hukuk mahkemesine ait olduğu,icra memurunun haczi kaldırma yetkisinin bulunmadığı ve taşkın hacizlerin talep halinde sadece icra hukuk mahkemesince kaldırılabileceği, yargılama harç, masraf ve avukatlık ücretinin tarafına tahmil edildiği bu durumun başlı başına hak arama ve mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde olduğu, halen borçlu tarafından yatırılan teminatın karşılamadığı yaklaşık 300.000,00 TL alacağının bulunduğu, her ay yaklaşık 30.000,00...
Öte yandan İcra ve İflas Kanununda taşınmaz haczinin yenilenmesine dair bir müessese mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından da olsa, konulan her haciz yeni bir işlem olup borçlunun her haciz için şikayet hakkı vardır. Somut olayda, borçlunun meskeniyet şikayetine konu ettiği taşınmaza ilk haczin 18.09.2008 tarihinde konduğu, hacze ilişkin İİK. 103.madde davetiyesinin 26.04.2010, taşınmazın kıymet taktir raporunun ise 07.05.2010 günü tebliğ edildiği, borçlunun meskeniyet iddiası ile 14.05.2010 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurunun süreden reddine ilişkin kararın 02.11.2010 tarihinde kesinleştiği, daha sonra 20.03.2013 tarihinde taşınmaz üzerine yeniden haciz konulduğu görülmektedir. Buna göre, borçlunun icra mahkemesine yaptığı 26.03.2013 günlü başvuru, 20.03.2013 tarihli son haciz yönünden İİK.nun 16/1 maddesinde öngörülen 7 günlük yasal sürededir. ......
- K A R A R - Şikayetçi vekili, şikayet olunan vekili tarafından bedeli paylaşıma konu araçların satışının talep edilmesine rağmen yeterli avansın yatırılmaması nedeniyle haczin düştüğünü, ayrıca alacaklının alacağının 6 katı haciz yaptığını, bunun taşkın haciz durumunu oluşturduğunu öne sürerek, öncelikle taşkın haczin kaldırılmasını ve sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.Şikayet olunan vekili, tüm hacizli mallar için 1.000,00 TL satış avansı yatırıldığını, yakalama avansı olarak ayrıca 1.500,00 TL para yatırıldığını, dosyaya yatan toplam paranın 2.500,00 TL olduğunu, satış avansı yatırılan tahsilat makbuzu üzerinde sadece araçlar için satış avansı değil, "satış avansı" yazdığını, davacı 3. Şahsın taşkın haciz itiraz hakkı bulunmadığını öne sürerek, davanın reddini savunmuştur....
İlgili Hukuk İİK' nın 16,24, 365/1- son maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, taşkın haciz şikayetine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır....
İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf başvurusunda; yerel mahkeme tarafından taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek, şikayetin taşkın haciz şikayeti olarak değerlendirilip kesin hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyet aykırı olduğunu, dosya kapsamında yapılan tüm hacizlerin kesin hacze dönüşmüş olup, İİK madde 266 uyarınca icra mahkemesine başvurularak ihtiyati haczin kaldırılmasının mümkün olmadığı, borçlu tarafından takibe dayanak ilama karşı istinaf yoluna başvurulup tehir-icra kararı alındığını, şu aşamada borçlunun ancak icranın geri bırakılması kararı uyarınca taşkın haciz iddiasıyla icrai hacizlerin kaldırılmasını ancak icra müdürlüğünden talep etmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C....
İcra müdürüne alacaklının haciz isteminin yerine getirilmesi konusunda, takdir yetkisi tanındığından söz edilemeyeceği gibi, başka alanlarda tanınmış takdir yetkisinin yorum yolu ile kapsamının genişletilmesi de hatalıdır. Gerek İİK'nın 79. maddesi, gerekse İİK'nın 85. maddesinin ifadesinden ortaya çıkan sonuç, icra müdürüne haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisinin ta-nınmadığıdır. Borçlu, haczi caiz olmayan bir malın haczine, malın haczi sırasında muvafakat verebileceği gibi, şikayet yoluna gitmeyerek zımnen de rıza gösterebilir. 1479 sayılı Yasa'nın 67. maddesine göre, bağlanan emekli maaşının haczi mümkün değilse de, bu husus haciz işleminden sonra, süresiz ve geriye etkili olarak, borçlu tarafından şikayet konusu yapılabileceğinden ve hac-zedilmezlik iddiası ancak borçluya tanınan bir hak olduğundan, İcra Müdürünün alacaklının haciz talebinin reddine dair kararının iptali gerekmektedir (HGK'nın 31.03.2004 tarih ve 2004/12-202 E., 2004/196 K.)....


