Hal böyle olunca müştekinin şikayet hakkının düşürülmesi yerine sanıkların beraatlerine karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasından "Müsnet suçun unsurları teşekkül etmediğinden sanıkların beraatlerine" kısmının çıkartılarak, yerine "İİK'nun 347. maddesinde öngörülen 3 aylık şikayet süresi geçtikten sonra şikayette bulunduğu anlaşılmakla, müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine" yazılmak suretiyle hükmün sair hususlar incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesi gereğince isteme aykırı olarak düzeltilerek ONANMASINA, 15.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi....
İİK.nun 134/2.maddesi gereğince; ihalenin feshi istemi şikayet yoluyla icra mahkemesinden ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde istenebilir. Aynı maddenin 7.fıkrasında ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet, ihaleden itibaren 1 seneyi geçemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, şikayetçi vekili tarafından verilen 25/09/2013 tarihli şikayet dilekçesinde; her ne kadar, satışa ilişkin hiçbir tebligatın yasaya uygun yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, aynı dilekçe içeriğinde; satış memurluğu tarafından gönderilen tahliyeye ilişkin tebligat ile satışın öğrenildiğinin beyan edildiği görülmektedir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun 2013/4 Satış sayılı dosyasından şikayetçi ...'...
Borçlu vekili ise şikayet dilekçesinde, sadece 24/06/2013 tarihli ödeme emri tebliğ işlemini şikayet konusu yapmış olup, açıkça şikayet konusu yapılmayan 29/01/2014 tarihli 103 davetiyesi tebliğ işlemine göre 13/01/2015 tarihinde yapılan başvuru, yukarıda açıklanan yasa hükmünde öngörülen 7 günlük şikayet süresinden sonradır. Bu durumda mahkemece, ödeme emrine ilişkin usulsüz tebligat şikayetinin süre yönünden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile diğer itiraz isteminin reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2001/5271 Esas sayılı dosyasından düzenlenen 22.09.2008 tarihli sıra cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, şikayet olunanın haczinin 29.06.2001 tarihli olduğunu, İİK'nın 106 ve 110. maddeleri gereği 29.06.2003 tarihine kadar satış istenmesi gerektiğini, taşınmazın ihale tarihi olan 28.04.2008 tarihine kadar satışın istenmediğini, 29.06.2001 tarihinde konulan haczin 28.04.2008 tarihine kadar geçerli olmasının hukuken imkansız olduğunu ileri sürerek, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2001/5271 Esas sayılı dosyasından düzenlenen 22.09.2008 tarihli sıra cetvelinde şikayet olunana ayrılan satış bedelinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, 24.02.2003 tarihinde satış talep ettiklerini, 27.05.2003 ve 24.06.2003 tarihlerinde satış avansı yatırdıklarını, şikayetin haksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir. Mahkemece, şikayetin kabulüne dair karar şikayet olunan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 19....
Borçluların icra mahkemesine başvurusu, satışın kaldırılmasına ilişkin şikayet olup, alacaklının şikayeti hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir. O halde, ... Adliye Mahkemesince, İİK'nun 365/.... maddesi gereğince istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan ... Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru ... Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 364. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), harç alınmasına yer olmadığına, .../05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şikayet olunan vekili, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/407 E., 2010/257 K. sayılı tasarrufun iptali kararı nedeni ile dosyaların borçlusu ...'in üçüncü kişi Ali Tolu'ya yaptığı satışın müvekkili dosya alacaklısını bağlamadığını, iptale konu satışın tarihi, ipotek tarihinden önce olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tasarrufa konu taşınmazın 3. kişiye satışından sonra 3. kişinin alacaklıları lehine ipotek tesis edilmesi halinde ipotek alacaklıların iptal edilen tasarruf oranında iptal davasını kazanan alacaklıya karşı önceliği bulunmayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Sayılı dosyasındaki satışın durdurulması için tapu kaydı üzerine öncelikle teminatsız, aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir....
’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 11/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, tebliğnameye uygun olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Alacaklı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip talebinde bulunduğu halde, icra dairesi borçluya (10 örnek nolu ödeme emri yerine) yanlışlıkla genel haciz yolu ile takibe ilişkin 7 örnek nolu ödeme emri göndermiş ve alacaklı buna karşı şikayet yoluna başvurup 7 örnek nolu ödeme emrini iptal ettirmemiş ise, icra takibine (artık) genel haciz yolu ile takip olarak devam edilir (Prof. Dok. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku ikinci baskı el kitabı sahife 815.). O halde mahkemece; alacaklının takip talebine aykırı olarak düzenlenen genel haciz yolu ile ödeme emrine karşı, alacaklı tarafından yapılmış bir şikayet bulunmadığından takibin genel haciz yolu ile takip olarak devam ettiği gözetilerek, genel haciz yolu ile yapılan takibin borçlu tarafın itirazı nedeniyle durdurulması ve kambiyo senetlerine özgü gönderilen örnek 10 ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


