ve ...’ı şikayet etmek için kendi imzaları ile birlikte hükümlüler ..., ... ve ... yerine de imza atarak düzenledikleri şikayet dilekçesini Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne vermek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia ve kabul olunduğu olayda; sanıklar tarafından düzenlenen dilekçede ..., ... ve ...’in imzaları bulunmasa bile geçerli bir şikayet dilekçesi olduğu, sübutu kabul edilen fiilin belgenin geçerliliğine etkili olmayan "faydasız sahtecilik" niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, 2) Kabule göre de; a) Mükerrir olan sanık hakkında tekerrüre esas alınan Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2011 tarihli, 2011/6 Esas ve 2011/74 Karar sayılı ilamında birden çok mahkûmiyet hükmünün bulunduğu gözetilmeden, hangi mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi, yasaya aykırı, b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/77-98 sayılı dosyası üzerinden 30.06.2011 tarihli satış kararının iptali için şikayet de bulunulduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının, daha önce de ihalenin feshini talep eden ve satışın iptali istemiyle şikayette bulunan vekile tebliği gerekir. Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, ihalenin feshi hakkındaki karar ile satışın iptali istemine ilişkin kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatı yok hükmünde olup sonuç doğurmaz. Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir....
nin satış bedeline muvafakat etmemesi nedeniyle satışın gerçekleştirilemediğini, daha sonra, bu kez ipotek alacaklısının talebi ile satışın gerçekleştirildiğini, bunun üzerine müvekkilince, taşınmaz üzerindeki haciz ve satış hakkı saklı kalmak kaydıyla önceden yatırılan satış avansının geri alındığını, bu itibarla, düzenlenen sıra cetvelinde öncelikle ilk haczi ayakta olan müvekkiline ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek, rehin dosyasına ilişkin bilgileri ihtiva etmeyen ve bu sebeple rehin takibine ilişkin sıraya ve alacağa itiraz hakkını kısıtlayan sıra cetveline rehin bilgisinin yazılması ve sıra cetvelinde 1, 2 ve 3. sıradaki şikayet olunanlara ait sıraların iptali ile ilk sıraya müvekkiline ait dosyanın yerleştirilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan Akbank T.A.Ş. vekili ve T.....
İcra Hukuk) Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayet, satışın durdurulmasına ilişkindir. İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İnceleme konusu karar satışın durdurulmasına ilişkin şikayet olup, icra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK.nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, bedeli paylaşıma konu taşınmazın satış tarihi 25.03.2011 günü olup, satış şikayet olunanların alacaklısı oldukları takip dosyasından yapılmıştır. Ancak takibe dayanak ilamın temyiz incelemesi neticesinde bozulması üzerine satış bedelinin dağıtımı yapılamamış, 05.04.2005 tarihinde tesis edilen ipoteğin, satıştan sonra, 10.08.2012'de şikayetçiye temlik edildiği anlaşılmıştır. Satışın temlikten önce yapıldığı sabit olduğundan şikayetçiye ödenecek bedel temlik miktarını geçemez. Bu nedenle, icra müdürlüğü işleminde yanlışlık bulunmamaktadır. .../......
Şikayet edilenler vekili, şikayetin reddini istemişlerdir. Mahkemece, şikayet edilen Yapı Kredi Bankası A.Ş.'nin icra takibinin 14.12.1999 tarihinde kesinleştiği, 29.08.2000 tarihinde Satış talebinde bulunduğu, satış avansını da yatırdığı, satış talebinin İcra Müdürlüğünce reddolunduğu, İİK'nun 106. maddesindeki yasal süre içinde satışın talep edildiği, yasal gereklerin alacaklı Yapı Kredi Bankası A.Ş. tarafından yerine getirildiği, bu haliyle haczinin sıhhatini koruduğu ve hazırlanan sıra cetvelinde birinci sırada yer almasında yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine dair verilen karar, şikayet eden vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 03.10.2011 tarih, 2011/829 E. 781 K. sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu kez, şikayet eden vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur....
Şikayet, sıra cetvelindeki sıraya ilişkindir. Mahkemece, birden fazla şikayet olunan bulunduğu gözetilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 417 ve 419. (HMK'nın 326.) maddesi uyarınca hangi şikayet olunandan ve hangi gerekçeyle tahsiline hükmedildiğinin gerekçede açıklaması suretiyle hüküm altına alınması gerekirken, "davalıdan alınmasına" şeklinde karar verilmesi, infazda tereddüt doğuracağından, HUMK'nın 388/son ( HMK'nın 297/....) madde hükmüne aykırı olup, hükmün nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunan ... ile ... yararına BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
CEVAP Şikayet dilekçesi bir kısım alacaklılara tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, sıra cetvelinde müvekkilinin haciz tarihlerinin ve tebliğ tarihlerinin yanlış gösterildiğini, aynı sıra cetvelinde .... sırada yer verilen şikayet olunanın aleyhinde “mutad dışı ödeme” nedeniyle bir başka mahkemede tasarrufun iptali istemli dava açtıklarını ileri sürerek, sıra cetvelinde şikayet olunana ayrılan payın müvekkilinin alacaklı olduğu ... dosyasına ödenmesini istemiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetçinin alacaklı olduğu ... takip dosyasında konulan hacizlerin süresi içerisinde satış talebinde bulunulmadığından düştüğünü savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şikayetçinin takip başlattığı ... .... ......


