"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Şikayet eden borçlu... vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan ilama dayalı başlatılan takipte, müvekkili İdare'nin hak ve alacaklarına haciz konulduğunu bu tür alacaklar için 5999 ve 6111 sayılı Yasa'lar ile 2560 sayılı Yasa'nın 27. maddesi ve İİK'nun 82/1. maddesi uyarınca haciz yasağı getirildiğini, bu nedenle haciz işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek usul ve Yasa'ya aykırı haciz işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
Bu açıklamalar ışığında, İİK’nın 106-110. maddeleri uyarınca haczin düşüp düşmediği belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır. Somut olayda, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/7989 Esas sayılı takip dosyasında şikayet konusu taşınmaz üzerine 28.07.2021 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, şikayet tarihi olan 21.07.2022 tarihi itibarı ile haczin ayakta ve geçerli olduğu; ancak yargılama sırasında alacaklının, bir yıllık sürede dava konusu taşınmaza ilişkin satış talep etmediği, bu nedenle bu dosyadan taşınmaza tatbik edilen haczin İİK'nın 110/1. maddesi uyarınca düştüğü anlaşılmıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, Ankara 6....
Bu açıklamalar ışığında, İİK’nın 106-110. maddeleri uyarınca haczin düşüp düşmediği belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır. Somut olayda, Sivas İcra Müdürlüğünün 2019/19850 Esas sayılı takip dosyasında şikayet konusu taşınmazlar üzerine 18.06.2021 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, şikayet tarihi olan 26.08.2021 tarihi itibariyle hacizlerin ayakta ve geçerli olduğu; ancak yargılama sırasında alacaklının, bir yıllık sürede şikayet konusu taşınmazlara ilişkin satış talebinde bulunmadığı, bu nedenle taşınmazlara tatbik edilen haczin İİK'nın 110/1. maddesi uyarınca düştüğü anlaşılmıştır....
nın 04.06.2015 tarihli haciz sırasında haczedilen bir adet dalga kıran kompresör ve iki adet bilgisayar kasasının mesleği için gerekli eşyalar olduğunu ileri sürerek İİK'nun 82. maddesinin .... fıkrasının .... bendi uyarınca haczin kaldırılması isteğiyle icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir. Nitekim, şikayetçi üçüncü kişinin ........2015 tarihli duruşmada, haczedilmezlik şikayetinde bulunduğunu tekrar ederek talebinin istihkak davası niteliğinde olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda değinilen yasal düzenleme ve açıklamalar gereğince, adı geçen üçüncü kişinin icra takibinde taraf olmaması ve takipte "borçlu" sıfatını taşımaması nedeniyle İİK'nun 82/.... maddesinin .... bendi kapsamında haczedilmezlik şikayetinde bulunamayacağı açıktır....
DAVA Borçlu şikayet dilekçesinde özetle; aleyhine başlatılan takipte, ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edilerek dosyanın kesinleştirildiğini, gıyaplarında taşınmaz haciz işlemleri yapıldığını, haline münasip tek evine İİK 82/12 ye aykırı olarak ait haciz koyduğunu, başka evi bulunmadığını, bu nedenle taşınmaza konulan haczin kabil olmadığını belirterek haczin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....
Haczedilmezlik şikayetine konu edilen emekli maaşı haczinin Belediye Başkanlığı Dairesinde kurulu icra servisi ile 6183 sayılı yasaya dayanarak başlatılan icra takibinde uygulandığı belirtilmiştir.Bu durumda bir icra takibi içinde uygulanmış bir haciz bulunmadığından icra mahkemesi haczedilmezlik şikayetini incelemekte görevli değildir. Anılan takip dosyası içeriğine göre alacak prim alacağından kaynaklı ise iş mahkemeleri görevli olup görevsizlik kararı, idari para cezasından kaynaklı ise idari yargı görevine gireceğinden yargı yolu nedeniyle şikayet dilekçesinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
İİK’nun 18/3. maddesi "Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılması uygun görüldüğü takdirde ilgilileri en yakın zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir" hükmünü içermektedir. Şikayet niteliğindeki haczedilmezlik başvurusunun icra dosyası kapsamı da gözönünde bulundurularak, İcra Mahkemesi’nce mevcut delil durumuna göre sonuçlandırılması gerekir....
İİK’nun 18/3. maddesi "Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılması uygun görüldüğü takdirde ilgilileri en yakın zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir" hükmünü içermektedir. Şikayet niteliğindeki haczedilmezlik başvurusunun icra dosyası kapsamı da gözönünde bulundurularak, İcra Mahkemesi’nce mevcut delil durumuna göre sonuçlandırılması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....


