Ödeme emrinin usulsüz tebliğine dair şikayetin kabulü üzerine konulan hacizler fekkedilmiş, meskeniyet iddiasına konu taşınmaz üzerine 24.04.2014 tarihinde yeniden haciz konulmuş, borçluya bu hacze ilişkin 103 davetiyesi 09.09.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. İİK'nun 82. maddesinin 1.fıkrasının 12.bendinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1.maddesi uyarınca yedi günlük süreye tabidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar. Öte yandan İcra ve İflas Kanununda taşınmaz haczinin yenilenmesine dair bir müessese mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından da olsa, konulan her haciz yeni bir işlem olup borçlunun her haciz için şikayet hakkı bulunmaktadır....
Takip dosyasının incelenmesinde; borçlunun, şikayete konu...’taki hesabına haciz konulduğu, dosya borcunun şikayet tarihinden sonra 29.09.2014 tarihinde ...’tan tahsil edilmesi sonucu 10.10.2014 tarihinde dosyanın infazen (ve haczin kaldırılmasına) kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Açıkça şikayetten vazgeçilmeksizin, borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi şikayeti konusuz kılmaz. Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/12-177 esas, 2011/300 karar sayılı 11.05.2011 tarihli kararı) Kaldı ki, somut olayda, borçlunun rızaen yaptığı bir ödeme bulunmayıp, dosya borcu, haciz konulan banka hesabındaki paranın gönderilmesi ile kapanmıştır. O halde, mahkemece, borçlunun haczedilmezlik şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir....
İlgili mallar geçerli bir finansal kiralama sözleşmesine konu olduğu için haciz işlemine bağlanmamalı ve hacizlerin kaldırılması yönünde karar verilmesini talep ederiz. Şikayet; ilgili haciz işleminin İİK 99. madde kapsamında yapılan bir haciz olması konusunda karar verilmesini talep ederiz.” ifadelerinin yer aldığı, Mahkemece, davayı niteleme görevinin hakime ait olduğu, buna göre davacının davasının haczedilmezlik şikayeti ve İİK 99. maddeye göre işlem yapılmasına yönelik şikayet olduğu belirlenerek şikayetlerin reddine karar verildiği, kararın temyiz edildiği ve halen kararın kesinleşmediği tespit edilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında; özellikle temyize konu dava dosyasındaki talep sonucu ile usulden ret kararına dayanak ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin dosyasındaki talep sonucunun değerlendirilmesi neticesinde, temyize konu davanın bir istihkak davası, ... 5....
İİK.nun 82. maddesinin 1.fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK. nun 16/1.maddesi uyarınca 7 günlük süreye tâbidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar. Borçlunun, şikayet dilekçesinde taşınmazına konulan haczin bildirimine dair tebligatların usulüne uygun olmadığını belirttiğinden, mahkemece öncelikle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması, tebligatın usulsüz olduğuna kanaat getirildiği takdirde tebligatı öğrenme tarihine göre şikayet süresinde ise işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır....
İcra Müdürlüğü'nün 2012/2437 Talimat sayılı dosyasından borçlu adına kayıtlı 8 adet taşınmaza ilişkin olarak 29.01.2014 ve 30.01.2014 tarihlerinde satış işlemlerinin gerçekleştirildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde, söz konusu ihalelerin feshi istemi yanında taşkın haciz iddiasında da bulunduğu,taşkın hacze yönelik şikayeti inceleme yetkisinin talimatı yazan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle taşkın haciz şikayeti yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına ve mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek dosyanın görevli ve yetkili ...1. İcra Müdürlüğü'nün bağlı bulunduğu İstanbul İcra Mahkemesi'ne gönderilmesi yönünde hüküm kurulduğu, akabinde, sözü edilen dosyanın.... İcra Mahkemesi'nin 2014/563 Esas sırasına kaydının yapılması suretiyle yargılamanın sonuçlandırıldığı görülmektedir. Bu durumda, her ne kadar, mahkemece, istem, ihalenin feshi olarak kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmiş ise de; ......
Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 12.01.2022 tarihli 2021/6564 Esas ve 2022/298 Karar sayılı kararıyla "Alacaklının talebi üzerine, taşınmaz kaydı üzerine 27.12.2019 tarih, 77563 yevmiye numaralı haciz şerhinin işlendiği, bu durumda, her ne kadar taşınmaz üzerine daha önce konulmuş haciz bulunmakta ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, her haciz yeni bir şikayet hakkı doğuracağından, borçlunun, 27.12.2019 tarihli hacze karşı süresinde haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı bulunmaktadır....
Mahkemece, kıymet takdirine yönelik şikayet başvurusu yönünden, ayırma kararı verilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmış, haczedilmezlik şikayeti, mahcuzların iadesi, tedbir talebi ile ilgili konularda asıl takibin yapıldığı yer İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu, anılan yetki kuralının kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, şikayet eden borçlu vekili ile alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 79/2. maddesi uyarınca haczolunacak mallar başka yerde ise icra müdürü haczin yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine yazacağı talimat ile sağlar. Bu durumda hacizle ilgili şikayetler, talimat icra dairesinin bağlı bunuduğu icra mahkemesince çözümlenir. Anılan husus kesin yetki kuralı olup re'sen uygulanması gerekir. 1-Somut olayda; şikayete konu haciz, Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü tarafından yapılmıştır. Hacizle ilgili şikayet talimat müdürlüğünün bağlı olduğu İcra Hukuk Mahkemesi'ne yöneltilmiştir....
Dava, haczedilmezlik şikayeti ile, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; haczedilmezlik şikayeti kabul edilen davacı .... Otomotiv ...Ltd Şti, davaya konu takip dosyası olan .... 36. İcra Müdürlüğü’nün 2012/9300 Esas sayılı takip dosyasında taraf olmadığı gibi, ipotek alacaklısı sıfatına da sahip değildir. Bu nedenle anılan şirketin haczedilmezlik şikayeti bakımından aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır....
İİK'nun 82. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tâbidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar. Diğer yandan, İcra ve İflas Kanunu'nda taşınmaz üzerine konulan haczin yenilenmesi diye bir müessese mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından da olsa, konulan her haciz, yeni bir haciz olup, borçlunun her hacze yönelik olarak şikayet hakkı bulunmaktadır. Somut olayda ise, taşınmaz kaydı üzerine son olarak, alacaklı vekilinin talebi üzerine 27.8.2019 tarihinde haciz şerhi işlendiği, bu hacze ilişkin olarak icra dosyasından 07.10.2019 tarihinde borçluya kıymet takdiri raporu tebliğ edilerek bildirimde bulunulduğu, borçlunun 14.10.2019 tarihinde süresinde meskeniyet şikayetinde bulunduğu anlaşılmıştır....
İİK'nun 82/1-12. maddesi gereğince, haczedilmezlik şikayeti, aynı Kanun'un 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tabidir. Şikayet süresi haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda; alacaklılar vekilinin talebi üzerine borçlunun İstanbul ili .. ilçesi 2385 ada 51 parsel sayılı taşınmazına haciz konulduğu, buna ilişkin 19.06.2013 tarihli Tapu Müdürlüğü yazısının İcra müdürlüğü dosyasında yer aldığı, bu tarihten sonra borçlu H.. G..' in 25.09.2013 tarihinde icra dosyasının fotokopisini aldığı görülmektedir. Borçlunun en geç dosya fotokopisini aldığı 25.09.2013 tarihinde hacizden haberdar olduğu kabul edilerek yedi günlük şikayet süresi geçtikten sonra 26.11.2013 tarihinde haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu anlaşıldığından şikayetin süreden reddi gerekirken esastan incelenerek yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir....


