WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Şikayete konu icra takip dosyasına, haciz konulan hesaplardan şikayet tarihinden sonra para gönderildiği, alacaklılara ödendiği ve alacaklı vekilinin idarenin taşınmazları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması talebi üzerine İcra Müdürlüğü'nce taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına dair yazı yazıldığı anlaşılmaktadır. Haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Kaldı ki şikayet konusu Vakıfbank heaplarına konulan hacizlerin fekki talebi ve kaldırılmasına yönelik icra müdürlüğü kararı da yoktur. Bu nedenle şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....

Mahkemece, hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 8.H.D'nin 21/10/2013 tarih ve 2013/5105 Esas ve 2013/14935 Karar sayılı ilamı ile "2942 ve 6111 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde haciz yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Şikayetin bu gerekçe ile reddi yerinde ise de, borçlu vekilinin şikayet nedenleri arasında hesaptaki paranın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesi gereği haczedilemeyeceği iddiası da bulunmaktadır. Bu durumda borçlunun anılan Yasa hükmüne dayanarak, haciz konulan banka hesabındaki paranın haciz edilemeyeceği yönündeki şikayetinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gerekçesi ile hüküm bozulmuştur....

kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu ve anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesi ile şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir....

Somut olayda, 11.12.2013 tarihli ihtiyati tedbir kararında, tedbirin açıkça ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediğine göre, ihtiyati haciz kararına dayalı olarak yapılan hacizlerde yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, şikayet tarihinden sonra mahkemesince verilen 05.06.2014 tarihli ara karara dayalı, 11.12.2013 tarihinden sonra konulan tüm hacizlerin kaldırılması da doğru bulunmamıştır. O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, istem; icra müdürlük işleminin iptaline ilişkin şikayet olduğu halde ve şikayet dilekçesinde ayrıca karşı taraftan yargılama gideri ile vekalet ücreti talep edilmemiş olmasına rağmen mahkemece borçlu yararına vekalet ücreti hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır....

talep ettiği ve icra müdürlüğünce istemin reddedildiği, bunun üzerine alacaklı tarafından ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına yönelik icra müdürlüğü işleminin iptali için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulduğu, ve mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

İcra Dairesi nezdindeki dosya alacağına konulan hacizlerin kaldırılması talep edilmekle; alacağa konulan hacizlerin Kayseri İcra Dairesinden konulduğunun anlaşıldığı, konulan hacizlerin kaldırılması talebinin de haczi koyan icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinden istenebileceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesince, alacaklı vekilinin talebi üzerine haczedilmezlik şikayeti yönünden şikâyet konusu uyuşmazlığın asıl İcra Dairesi'nin bağlı olduğu Ankara İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ele alınıp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İİK'nın 4. maddesi gereğince, takip hangi icra dairesinden başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Yasal koşulların oluşması halinde, İİK'nın 79 ve 360. maddeleri yetki ile ilgili istisnaları düzenler....

maddesinin son cümlesinde hacizlerin kaldırılması usul ve yöntemini “söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” şeklinde açıkça belirtmiştir. Bu durumda Mahkemece İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat vermekle yetinilmesi gerekirken anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

CEVAP Karşı taraf alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; şikayet olunan olarak kendilerinin gösterilmesinin husumet yönünden yasaya aykırı olduğunu, şikayet konusu işlemi yapan icra müdürlüğünün şikayet olunan sıfatında olması gerektiğini, mehil vesikası verilmesinin ve tehiri icra kararının sunulmasının sadece takibi olduğu yerde durduracağını, daha önce yapılmış olan hacizlerin kaldırılmasını sağlamayacağını, mehil vesikasının alınmasının da teminatın geçerli bir teminat olduğunu kanıtlamayacağını, hacizlerin konulma zamanı göz önünde bulundurularak mevcut hacizlerin kaldırılmasının hak ihlali yaratacağını beyanla davanın reddini savunmuştur. III....

Şikayet dilekçesinin incelenmesinden, şikayetçi üçüncü kişinin icranın geri bırakılması kararının verilmiş olması dışında, ayrıca haciz konulan taşınmazların kendisine ait olduğu gerekçesiyle de hacizlerin kaldırılması talebinde bulunduğu, ancak mahkemece şikayetçinin bu yöndeki şikayetinin değerlendirilmediği görülmektedir. O halde mahkemece, taşınmazların haciz anında muris adına kayıtlı olduğu hususu dikkate alınarak şikayetçinin hacizli taşınmazlara ilişkin mülkiyet iddiası, şikayet dilekçesinde belirtmiş olduğu mahkeme kararları (vasiyetin açılması, alacak ve tenkis davaları ile vasiyetin tenfizi ve tapuya tescil davası sonucu verilen) getirtilerek, bu husustaki diğer delilleri sorularak göstereceği belge ve kayıtlar celbedilerek hep birlikte değerlendirilmeli ve haciz tarihi itibariyle taşınmazların şikayetçiye ait olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir....

maddesinin son cümlesinde hacizlerin kaldırılması usul ve yöntemini “söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” şeklinde açıkça belirtmiştir. Bu durumda Mahkemece İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat verilmekle yetinilmesi gerekirken anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu