Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlular takip dayanağı ilamı istinaf etmiş ise de, tehiri icra süreci içerisinde yaşanan gecikme nedeniyle alacaklının borçluların malvarlığına haciz koydurduğu, ancak borçluların icra müdürlüğünce 01.06.2022 tarihinde hesaplanan 3.144.912,90 TL borcu karşılar 3.230.000,00TL tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubunu sunduğu, teminat mektubunun icra hakimliğince kabul edildiği ve mehil vesikası düzenlenerek tehiri icra kararı verildiği, böylelikle borçlu tarafından yatırılan teminat, yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşıladığından, mevcut hacizlerin aşkın hale geldiği kuşkusuz olduğu gibi, hacizlerin devam etmesi İİK'nın 85/son maddesiyle de bağdaşmadığı, bu durumda ilgilinin talebi üzerine hacizlerin icra mahkemesince kaldırılması gerekmekte ve icra müdürlüğünce doğrudan hacizlerin kaldırılması doğru değil ise de, sonucu itibarıyla aşkın hale...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili takip dayanağı ilamın tehir-i icra talepli temyiz edilerek icra dosyasına teminat mektubu sunulduğunu, mehil vesikası verildiğini, teminat mektubu ile dosya borcunun yatırılması nedeniyle icra dosyasındaki tüm hacizlerin kaldırılması yönündeki taleplerinin icra müdürlüğünce Yargıtay'dan icranın geri bırakılması yönünde karar getirilmek üzere borçluya mühlet verilmesi halinde icra takibinin olduğu yerde duracağı ve bu tarihten önce konulan hacizlerin geçerliliğini etkilemeyeceğinden talebin reddine karar verildiğini, açıklanan müdürlük işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE), 2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinede;Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun bir kısım belediyelerdeki hak ve alacakları ile taşınır ve taşınmaz mallara haciz konulduğu, borçlunun dosya borcunun ödendiğini ileri sürerek hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine borçlunun memurluk kararının iptali ile taşınmazlar üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla belediyelerdeki alacakları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.Borçlunun icra mahkemesine başvurusu takibe konu borcun tamamen ödenmesi nedeniyle hacizlerin kaldırılması , olmaz ise fazla hacizlerin kaldırılması istemine yönelik olup başvuru bu hali ile İİK'nun 71. maddesine dayalı...
konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, Kadınhanı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/10 E...
İcra Dairesi'nin 2013/7245 Esas sayılı dosyasına göre 03.04.2014 tarihinde dosyanın infaz olunması nedeniyle hacizlerin kaldırılmış olduğu ayrıca davalı vekilinin 01.07.2014 tarihli celsedeki beyanından da hacizlerin kaldırılmış olduğunun anlaşılması karşısında davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm; şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayete konu icra takip dosyasına, haciz konulan hesaplardan şikayet tarihinden sonra para gönderildiği, alacaklılara ödendiği ve alacaklı vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine İcra Müdürlüğü'nce haczin kaldırılmasına dair yazı yazıldığı anlaşılmaktadır. Haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....
Bu hükümden, devam eden icra takiplerinde konulmuş hacizlerin kaldırılmasının 5393 sayılı Kanun'a eklenen fıkra hükümleri dikkate alınarak yapılması öngörülmekte olup, 5393 sayılı Kanun'a eklenen 15/son fıkrası uyarınca borçlu belediye, icra müdürlüğüne başvurmadan doğrudan icra mahkemesinden hacizlerin kaldırılması talebinde bulunamaz.Borçlu anılan hükümler uyarınca icra müdürlüğüne başvurarak borca yeter miktarda haczedilebilecek malı gösterdikten sonra, hacizlerin kaldırılmasını talep edebilir. İcra müdürlüğünce yürürlüğe giren bu hükümlere göre yapılacak işlem ve alınacak kararlara karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurulabilir....
Somut olayda davacının talebi haciz kararına itiraz niteliğinde olmayıp aradan geçen süre nedeniyle hacizlerin kaldırılmasına yönelik şikayet niteliğindedir. Davacının hacizlerin düştüğü iddiasına dayalı haczin kaldırılması istemi İİK.nun 16. maddesine dayalı şikayet olup, anılan madde uyarınca inceleyecek mercii icra mahkemesidir. Yine, İİK'nun 4. maddesi uyarınca icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikayetleri inceleme görevi şikayete konu işlemi yapan icra dairesinin bağlı olduğu yer icra mahkemesine aittir. Haciz de bir icra memurluğu işlemi olduğuna göre haczin kaldırılmasına ilişkin şikayeti inceleme görevi, şikayete konu haczi koyan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine aittir. Anılan maddede düzenlenen yetki ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup kesin niteliktedir....
Somut olayda, borçlu tarafından 05/09/2020 tarihinde icra mahkemesine başvurularak 02/09/2020 tarihli müdürlük kararının kaldırılması talep edilmiş olup, mahkemece şikayet tarihinden sonraki, 28/09/2020 tarihli müdürlük işleminin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince; borçlunun şikayetinin kabulü ile 02/09/2020 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hataya müstenit olarak şikayet başvurusundan sonraki tarihli müdürlük kararının kaldırılması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 3....
tüm hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir....
Mahkemece; yargılama aşamasında dosya borcunun infaz edildiği ve davaya konu hacizlerin fekkedildiği gerekçesiyle şikayetin konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm; şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda; şikayete konu icra takip dosyasına, haciz konulan banka hesabından şikayet tarihinden sonra para gönderildiği, alacaklılara ödendiği ve borçlu vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine İcra Müdürlüğü'nce ilgili bankaya haczin kaldırılmasına dair yazı yazıldığı anlaşılmaktadır. Haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle şikayet nedenleri incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....


