nin kendisine olan borcu için ikinci haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmediği gerekçesi ile üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilmek üzere 28/04/2023 tarihinde yazıldığını, UYAP'tan gördüğünü, dosya borçlusu olarak ... İç Mimarlık ile birlikte ...'ın görüldüğünü, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin tarafına tebliği sonrasında ...'a ilişkin itirazını icra dairesine sunduğunu, ... İç Mimarlık ile ilgili olarak ise diğerinin yeterli olabileceğini düşündüğü için ayrıca başvuruda bulunmadığını, tarafına gönderilen ......
nın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda; Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına ve birinci haciz ihbarnamesinin tebliği tarihinde asıl borçlu ile üçüncü kişi ... İnş.Şirketi arasında Bodrum Asliye 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 02.06.2010 havale tarihli şikayet dilekçesinde, İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunulduğu halde bu yönde bir karar verilmemiş ise de, mahkemesince mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Birinci haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi olan 05/03/2010 tarihi itibariyle üçüncü şahıs ... Limited Şirketi ile asıl borçlu ......
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/11/2012 NUMARASI : 2011/60 (E) ve 2012/94 (K) SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 20.06.2011 havale tarihli şikayet dilekçesinde, İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunulduğu halde bu yönden bir karar verilmemiş ise de, mahkemesince mahallinde bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Sanığın birinci haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi olan 22.02.2011 tarihi itibariyle asıl borçlular A.. Ç.. ve Y.. Ç..'...
Şti'ne gönderilen haciz ihbarnamesine karşı, anılan şirketin vekili olarak Av. ... tarafından 13/12/2016 tarihinden haciz ihbarnamesine itiraz dilekçesi sunulduğunu, öncesinde yapılan itiraz nedeniyle dava açmaya hakkı olmadığını, işbu davacı yönünden açılmış davanın doğrudan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinde göndermiş oldukları haciz ihbarnamelerinin üçüncüsü tebliğ edildikten sonra 15 günlük hak düşürücü süre içinde iş bu davanın açıldığını, açılan işbu davada icra dosyası borçlusu blunan şirketi davalı olarak göstermediklerini, bunun usulsüz olduğunu, müvekkil şirketin, alakcaklı şirket, icra dosyası borçlusu ...elektrik Ltd. Şti ile 3. Şahıs konumundaki davacı ... Ltd. Şti arasındaki ticari faaliyeti ya da sözleşmesel ilişkiyi bilecek konumda olmadığını, müvekkil şirketin Antalya bölgesinde elektrik malzemesi ve taahhüt işiyle uğraştığından kendisine borcu bulunan ...Elektrik Ltd. Şti.'...
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- İİK’nın 338. maddesine aykırılık suçundan hükme yönelik incelenmede; Şikayetçinin veya vekilinin 10/03/2015 tarihli celseye katılmaması nedeniyle İİK’nın 349. maddesinin 6. fıkrası uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye kısmen uygun olarak, İİK'nın 349. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Tazminat talebine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede; İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı...
Birleşen 2013/277 Esas sayılı dosyada şikayetçi vekili, borçlu şirketin, sigorta şirketinden olan alacağının tahsili için hizmet verdiğini ve sigorta şirketinden olan alacağın 750.000 TL lik kısmını temlik aldığını, buna rağmen kendiisne 9-10-11-12 ve 13. sıralarda yer verildiğini, haciz tarihinin 7. sıra haciz tarihinden önce olduğunu, şikayet olunan....ise takiplerinin iptal edildiğini, buna rağmen sıra cetvelinde yer almasının hatalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2013/290 E. sayılı dosyada şikayetçi vekili ödeme emrinin borçluya tebliği tarihi itibari ile ilk kesinleşen haciz alacaklısı oldukları halde garameye dahil edilmelerinin hatalı olduğunu ileri sürerek sura cetvelinin iptalini istemiştir. Birleşen 2013/291 E. sayılı dosyada şikayetçi vekili, .... 15....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Üçüncü haciz ihbarnamesi olarak adlandırılan bildirim diğer iki haciz ihbarnamesi bildirimi gibi elektronik tebligat olarak davacıya gönderilmiş olup, davacı tarafından yasal sürenin son günü iş bu menfi tespit davası açıldığını, davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve soyut iddialardan ibaret olup, davacı tarafın iddialarını kabul etmeyip, tüm yönleri ile reddettiklerini, 01 NİSAN 2021 tarihli ekte sunulu (o tarihte şirket adı ... Aş olan şimdiki adı ... Anonim Şirketi ) idari bina kaba inşaatı konulu ... Ticaret Limited Şirket'in yüklenici olduğu ;... Aş'in işveren olarak anıldığı 1.507.948,75 TL bedelli sözleşmeden de anlaşılacağı üzere davacı ile ... Ticaret Limited Şirket'i arasında bir alacak ilişkisinin olduğunu, bu nedenle 89/1.,2,3 haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihinde, borçlular ... Limited Şirket ile ... 'in; davacı ......
Sayılı iflasın ertelenmesi davasının 28/09/2015 tarihli tensip zaptının 18. maddesinde verilen tedbir kararı ile "...Davacı şirkete ait işyerlerinde İ.İ.K.nun 206/1 sırasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere; İcra Müdürlüklerince yalnızca muhafaza ve fiili haciz, İ.İ.K.nun 89. Mad. gereği haciz ihbarnamesi uygulanmamasına ve ihtiyati haciz işlemi yapılmamasına..." karar verildiği, alacaklının ise 14/10/2015 tarihinde icra takibine başladığı görülmektedir. Somut olayda, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tedbir kararı verildikten sonra alacaklı tarafından borçlu aleyhinde icra takibi başlatılmış ise de; tedbir kararında, icra takibi yapılmaması veya yapılacak takiplerin durdurulması veya iptali hakkında bir hüküm mevcut olmadığı anlaşıldığından, anılan tedbir kararı gereğince takibin durdurulmasına karar verilemez. O halde, mahkemece, alacaklının şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı firmanın her iki icra dosyasının kesinleşmesine müteakip müvekkili şirket de dahil olmak üzere bir çok firmaya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, müvekkilinin elektronik tebligat adresine tebliğ olan haciz ihbarnamelerinin sehven müvekkilinin dikkatinden kaçması neticesiyle 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri neticesinde müvekkilinin her iki dosya bakımından da dosyaya borçlu olarak kaydedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin tüm banka, araç ve taşınmazlarına haciz şerhi konduğunu, yine devam eden süreçte müvekkili tarafa 103 davetiyesi tebliğ edildiğini ve taşınmaz bakımından satış işlemlerine başlandığını, tüm bunların ardından müvekkili tarafından haciz baskısı altında davalı tarafa 575.000 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme neticesinde müvekkilinin mallarının üzerindeki tüm hacizlerin kaldırıldığını savunarak fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 575.000 TL bedelin şimdilik 1.000 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren...


