WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İcra Hukuk Mahkemesi'nce icranın geri bırakılması kararı verildiğini, söz konusu karar ile keşideci olan davalının çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini, takip dosyasına 15.223,33 TL ödeme yapılmış olduğunu, müvekkilinin 59.776,67 TL asıl ve 29.467,76 TL faiz alacağı bulunduğunu ileri sürerek, 89.244,43 TL'nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca temerrüt faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunmuş, çek bedelinin icra takibinden önce elden nakit olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur....

Taraflar arasındaki takip sonrası zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; asıl icra takip dosyası ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10326 Esas sayılı takip dosyası ve birleşen ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10746 Esas sayılı takip dosyası yönünden davanın kabulü ile icra takip dosyalarında davalı temlik alacaklısı ... açısından İİK 33/a ve 71/2 maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına, karar verilmiştir....

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dışı borçlu sigorta şirketi tarafından İİK’nun 36. maddesi gereğince sunulan teminat mektubu ve bu teminat mektubu sonucu verilen icranın geri bırakılması kararına rağmen borçlu Ayça Oto İnş. San Tic. Ltd. Şti. hakkında icra takibine devam edilerek haciz uygulanmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kesinleşmeden icraya konulabilen ilâmların (hükümlerin) temyiz edilmiş olması, kendiliğinden ilâmın icrasını durdurmaz. Hükmü temyiz eden borçlunun, kesinleşmeden icraya konulmuş olan ilâmın icrasını durdurabilmek için teminat karşılığında Yargıtay'dan icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı alması gerekir (HUMK m.443/1; İİK m.36). Hükmü temyiz etmiş olan borçlu teminat gösterirse, icra müdürü borçluya Yargıtay'dan icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı getirebilmesi için, uygun bir süre (mühlet) verir (m.36/1) ve bu süre içinde ilâmın icrasını durdurur....

Borçlu vekili 30.05.2011 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda, borcun zamanaşımına uğradığını belirterek İİK.nun 71 ve bu maddede atıf yapılan aynı kanunun 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasını talep etmiş, mahkemece, takibe dayanak belgenin 27.01.2000 tarihli olduğu gerekçesi ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Takibin şekline göre zamanaşımı itirazı takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkinse İİK.nun 62. maddesi gereğince ödeme emri tebliğinden itibaren 7 günlük sürede icra dairesine bildirilmesi gerekir. İcra mahkemesine ise İİK'nun 71. maddesi kapsamında takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle başvurulabilir. Somut olayda takip henüz kesinleştiğinden borçlunun başvurusu İİK.nun 71. maddesi kapsamında takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zamanaşımına ilişkin olmayıp, takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazıdır....

ın icra mahkemesine başvurusunda, kendisinin ortak olduğu taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi suretiyle satışının gerçekleşmesi için alacaklı tarafından yetki alındığı, satış işlemlerine başlandığı ancak dosyanın 23/12/2010 tarihinde takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın 02/04/2014 tarihinde yenilendiğini, bonoya ilişkin yapılan takipte zaman aşımı süresi olan 3 yılın geçtiğini ve icranın geri bırakılmasını talep etmiş; ilk derece mahkemesince sürenin geçmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; kararın borçlu tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurusu kabul edilerek 3 yıllık zaman aşımı süresi dolduğu gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 38. maddesine göre icra kefaletleri mütesesil kefalet hükmünde olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir....

Somut olayda; şikayetçinin, icra müdürlüğüne yapmış olduğu 30/12/2020 tarihli başvurusunda yer verdiği “1) Takip dayanağı alacak zamanşamına uğradığından açıkça zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Bu sebeple zamanaşımı sebebiyle icra işlemlerinin durdurulmasına, 2) Zamanaşımı itirazımıza ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, borçlu şirket yetkilisi vefat ettiğinden ve halihazırda şirketin temsilcisi bulunmadığından, borçlu şirkete resen veya alacaklı vekiline şirkete kayyum ataması için süre verilmesine,...” şeklindeki talebi üzerine icra müdürlüğünün almış olduğu 12/01/2021 tarihli kararını şikayet konusu ettiği, ilk derece mahkemesince aynı konuda derdest şikayet ve verilmiş bir karar bulunduğu gerekçesine dayanılmış ise de, derdest olduğu kabul edilen yine aynı Mahkemenin 2020/179 Esas sayılı dosyasında; takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı nedeniyle icranın geri bırakılmasının talep edildiği anlaşılmıştır....

İcra Hukuk Mahkemesince İcra dosyasında altı aylık zaman diliminde işlem yapılmadığı gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ancak anılan kararın alacağın varlığını ortadan kaldırılmadığını belirterek icranın geri bırakılması kararının kaldırılmasına, icra takibinin devamına, takibin ve alacağın zamanaşımına uğramadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili görev ve iş bölümü itirazının yanısıra çeke özgü T.T.K 726. maddesi uyarınca altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davaya konu edilen miktar gözetilerek davalının görev ve işbölümü itirazının reddiyle, icra hukuk mahkemesi kararının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığı gibi davacı yanca süresinde davanın açıldığı ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talebiyle bağlı kalınarak 6.225,35 TL alacaklı olduğunun saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu Bakırköy 10....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbiri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 3250 TL manevi, 2000 TL vekâlet ücretinindavalıdan alınıp davacıya verilmesi Tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davalı vekilinin icranın geri bırakılması hususundaki talebi hakkında mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte ikametgah ilmuhaberi düzenlemek HÜKÜM : Mahkumiyet 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca 23.03.2004 suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.11.2009 tarihine kadar bazı kesintilerle, her seferinde yeniden başlayan dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.11.2009 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 13.09.2011'e kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı TCK'nın 355....

İcranın durdurulmasını talep eden davacıların İİK’nun 32. maddesine göre yapılan ilamlı icra takibine karşı ancak şartları varsa İİK’nun 33. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasını talep edebilirler veya HUMK’nun 443/1. maddesi gereğince Yargıtay’dan icranın ertelenmesini ve İİK’nun 36. maddesi gereğince de icranın geri bırakılması için Yargıtay’dan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendilerine münasip bir mühlet verilmesini talep edebilirler. Davacıların buna göre HUMK’nun 443/1. ve İİK’nun 36. ve devamı maddeleri veya şartları varsa İİK’nun 33. maddesine göre icranın ertelenmesini talep etme hakları varken ve bu nedenlerle yerel mahkemece talebin reddine karar verilmesi gerekirken, somut olayda olduğu gibi ''Kurumun açtığı alacak davası dosyası ile davacıların açtığı menfi tespit davası dosyasının dönüşüne kadar''şeklindeki genel gerekçelerle ilamlı bir icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu