"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde; takibin kesinleşmesinden sonra, borçlunun, zamanaşımı nedeniyle İİK'nun 71. ve 33-a. maddeleri uyarınca icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2011 tarih ve 2010/423-2011/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu çekin bankaya ciro edildiğini, borçlular hakkında kambiyoya mahsus takip yapıldığını, davalının icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılması kararı aldığını, en son yapılan işlem itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürerek, takibe konu çekle ilgili olarak zamanaşımının dolmadığının tespitini talep ve dava etmiştir....
Taraflar arasındaki icranın geri bırakılması talepli şikayet nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde, 04.11.2021 tarihli icra müdürü kararına karşı şikayetlerinin kabulü ile işlemin iptaline; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23....
İcra Hukuk Mahkemesinin 28/09/2011 tarih, 2011/1498 esas, 2011/1365 sayılı kararıyla zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği nazara alındığında şikayet dilekçesinin dayanağı olarak yürüyen, geçerli bir icra takibinin bulunmadığının anlaşıldığı ve bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden tebliğnamedeki, "borçlu şirkete ilişkin olarak 2011 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre; ticaretin terk edildiğinin ve ticarete ilişkin herhangi bir beyanın olmadığının anlaşılması karşısında suçun oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği" yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 05.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/07/2021 KARAR TARİHİ : 15/09/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alacaklı, davalının borçlu olduğu ... 22. İcra Müdürlüğünün 2016/16314 E (eski 2012/7102 E) sayılı dosyası ile takibe konulan 15.10.2012 vade tarihli 200.000 TL lik ve 18.10.2012 vade tarihli 300.000 TL lik bonolarla ilgili; ... BAM 32. Hukuk Dairesinin 2020/477 E- 2020/538 K sayılı 17.11.2020 tarihli "zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması" kararının ... 12....
Sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talep ettiği, ...2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/237 E. sayılı dosyası ile takip hakkında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararı verildiği, davacı alacaklı tarafından İİK' nun 33a/2 maddesi uyarınca açılmış bir dava bulunup bulunmadığı davacı vekilinden sorulduğu, davacı vekilinin böyle bir dava açmadıklarını beyan etmesi üzerine davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 20/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Takip ilama dayalı olup, borçlu vekili İİK.nun 33/2.maddesine dayalı itfa itirazında bulunmuş, icra mahkemesince borçlunun icranın geri bırakılması talebi reddedilmiş ve karar borçlu vekilince temyiz edilmiştir. İİK.nun 33/3.maddesine göre; “İcra mahkemesi geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak temyiz süresi içinde alacağı karşılayacak nakit veya mercice kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla temyiz yoluna gidebilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine temyiz süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.”...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, takip dayanağı senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerektiği, TTK'nun 661. maddesi uyarınca bonolar için 3 yıllık zamanaşımının öngörüldüğü, takibin kesinleştiği, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı vekilinin en son 08.01.2018 tarihinde masraf avansının iadesi ile icra müdürlüğüne gelen paranın kendilerine ödenmesi yönünde talepte bulunulduğu, dosyanın 26.01.2021 tarihinde işlemsiz bırakılması sebebi ile işlemden kaldırıldığı, neticeten şikayet tarihi olan 20.05.2021 tarihine kadar dosyanın işlemsiz bırakıldığı ve 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne, borçlu yönünden icranın geri bırakılmasına, borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, İİK’nın 36. maddesinin uygulama şekline (icranın geri bırakılması için sunulan teminatın paraya çevrilmesi ve ek süre verilmesi talebinin reddine dair 12.09.2019 tarihli icra memur işlemini şikayet) ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 09.03.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Davalılar vekili, İİK'nın 33/a maddesi uyarınca icranın geri bırakılması kararından sonra 7 gün içinde dava açılmadığından icra mahkemesinin kararının kesin hüküm teşkil ettiğini ve alacağın da zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borçları olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir....


