WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Öte yandan, kural olarak icra mahkemesi kararları kesin hüküm teşkil etmezler ise de, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı icra müdürlüğü ya da takip işlemi hakkında verilmeleri ve kesinleşmeleri koşuluyla sonraki şikayet yönünden birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil ederler. Somut olayda; alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı şikayeti ile takipten önce borcun ödendiği iddiası üzerine ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 09.3.2009 tarih ve 2009/335 E.-2009/236 K.sayılı kararı ile borca itiraz ve zamanaşımı itirazının süreden reddine karar verildiği, mahkeme kararının Dairemizin 15.10.2009 tarih 2009/10817-19124 eski sayılı ilamı ile onandığı ve karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği görülmektedir. Her ne kadar mahkemece kesin hüküm nedeniyle istemin reddine karar verilmişse de; ......

Borçlunun bu haliyle icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 168/3. maddesine dayalı çekin kambiyo vasfına ilişkin şikayet olup, İİK'nun 170. maddesine dayalı imza itirazı değildir. Borçlu, şikayet dilekçesinde, takip dayanağı çek altındaki imzasını kabul etmiş olduğundan, mahkemece, HMK'nun 266. maddesi uyarınca yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, takibe dayanak çekte düzeltilen keşide tarihi yanındaki parafın, keşideci konumundaki borçlunun eli mahsulü olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, borçlunun başvurusunun doğrudan imzaya itiraz niteliğinde görülerek ve bu yönde düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak takibin durdurulmasına hükmolunması isabetsizdir....

Diğer yandan, İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Borçluya ait mala birden fazla ihtiyati haciz uygulanmışsa, bunlardan ilk olarak kesin hacze dönüşen ihtiyati haciz ilk haciz olarak kabul edilir ve bu hacze iştirak edebilecek olan alacaklılar belirlenir. Somut olayda, şikayet olunan ....'...

in temyiz itirazlarının incelenmesinde; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, çekin keşide tarihinin değiştirildiğini, yapılan bu değişikliğin onaylanmamış olduğunu, bu haliyle çekin kambiyo vasfının ortadan kalkmış olduğunu belirterek ödeme emrinin iptaline istediği, mahkemece, HMK'nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, çekin kambiyo vasfına yönelik İİK'nun 170/a-1. maddesi kapsamında şikayet olup, HMK anlamında dava niteliği taşımaz. Şikayette yargılama usulü ise İİK'nun 18. maddesindeki hükümlere tâbidir....

Somut olayda, şikayetçi tarafın üst sınır ipoteği limiti kapsamında kendisine pay ayrılmadığına dair istemi, icra müdürünün paylaştırma yapılırken alacağın hesaplanmasına ilişkin takip hukuku kurallarını yanlış uygulamasına yönelik olup; şikayet olunan alacağının hiç ya da gösterilen miktarda bulunmadığına yönelik olmadığından, itiraz alacağın doğumuna ve esasına yönelik değildir. İpoteğin bir üst limit ipoteği olup olmadığını belirlemek İcra Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Diğer anlatımla şikayetçinin, kendisine ipotek limitinden daha az pay ayrıldığı iddiasına dayalı bu itirazı üzerine, mahkemece ipoteğin kapsamının incelenmesi gerekeceğinden bu itiraz, alacağın doğumuna ve miktarına değil, sıraya yönelik olup, icra mahkemesi görevlidir. Bu nedenlerle, mahkemece şikayet olunanın görev itirazı hususunda herhangi bir karar verilmemiş ise de, görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmuştur....

Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz, şikayet (... memur mamelesi) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyalarda şikayetlerin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen dosyalarda şikayetçiler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Asıl dosyada şikayetçi vekili, ... 25. ... Müdürlüğünün 2013/7935 E.sayılı dosyasından tanzim edilen 03.12.2013 tarihli sıra cetvelinde, şikayetçi tarafından paylaşıma konu bedel üzerine konulan ihtiyati haczin cetvelde 1. sırada bulunan şikayet olunan haczinden önceki tarihli olması nedeniyle ilk kesin hacze iştirakinin gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Birleşen 2013/803 E. sayılı dosyada şikayetçi vekili, aynı sıra cetvelinde 1. sırada yer alan şikayet olunan ...'...

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, kambiyo senedine mahsus takiplerde ödeme süresi geçmeden kesin haciz konulamayacağından henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi ... günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesi ile değil, ... günlük ödeme süresinin geçmesi ile kesinleşeceğine, mahkemece bu hükme aykırı olarak her iki taraf yönünden kesinleşme tarihinde ... günlük şikayet ve itiraz süresinin esas alınmış olması doğru değil ise de, sonuca etkisinin bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçluların icra mahkemesine başvurusunda; kambiyo şikayeti yanında, dayanak senedin teminat senedi olduğunu iddia ederek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece talebin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmüştür. Borçluların başvurusu, bu hali ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir....

Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunan vekili, asıl ve birleşen dosyada şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şikayet olunanın takip dosyasında borçluya ödeme emrinin 20.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu takip dosyasında ihtiyati hacizden sonra açılan icra takibinde ödeme emri tebliğinden sonra borçlu tarafından süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle ihtiyati haczin kendiliğinden itiraz süresinin dolmasından sonra kesin hacze dönüşeceği, söz konusu takip dosyasında takibin kesinleşme tarihinin 26.11.2014 tarihi olduğu, şikayetçinin takip dosyasında şikayet dışı borçlunun ödeme emrine itiraz süresinden feragatının 3. şahısları tesir etmeyeceği, bu nedenle kesinleşme tarihinin 16.12.2015 tarihi olduğu, sıra cetvellerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalarda şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davalarda şikayetçi vekili temyiz etmiştir....

İTİRAZ VE ŞİKAYET Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda; komşuya haber verilmeden, kapıya bildirim asılmadan doğrudan muhtara yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, tebliğden 14.01.2021 tarihinde haberdar olduğunu, alacaklıya borcu olmadığını, senetteki imzaya, borca, faize, faiz oranına, tüm ferilerine, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini belirterek ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; ödeme emri tebliğinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek süresinde açılmayan davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini ve borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. III....

UYAP Entegrasyonu