Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin de tespitinde olduğu üzere; kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nın 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK'nın 209. maddesi uygulanamayacağı, imza itirazının, İİK'nın 170/1. maddesi uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmayacağı, ancak, icra mahkemesi itirazla ilgili kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebileceği (İİK 170/2), sahtelik iddiasının imza itirazı dışındaki bir nedene dayanması sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olup, bu konunun da İİK'nın 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle, HMK'nın 209. maddesinin bu yönden de uygulama yerinin olmadığı, buna göre borçlunun sahtecilik nedenine dayalı olarak Cumhuriyet Savcılığına yaptığı şikayet kendiliğinden icra takibini durdurmayacağı ve bekletici mesele yapılamayağı, Cumhuriyet...
Somut olayda, şikayetçi tarafından kambiyo senedine dayalı olarak 09.12.2011 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığı, aynı tarihte kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçilerek borçlunun taşınmazına ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya 10.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Buna göre şikayetçinin ihtiyati haczinin 20.12.2011 tarihinde mesai saati bitiminde kesinleştiği sabittir. Şikayet olunan alacaklılar R. B. ve N.....
İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak sair şikayet ve itiraz nedenleri ile birlikte, dayanak bono bedeline karşılık vade tarihinden sonra lehtara 2.000 TL ödeme yapıldığını belirterek borca itiraz ettiği ve mahkemece şikayet ve borca itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Buna göre şikayet olunanın ihtiyati haczinin 20.05.2013 tarihinde mesai saati bitiminde kesinleştiği sabittir. Şikayetçinin genel haciz yolu ile başlattığı takibinde ise; yine 10.05.2013 tarihinde paylaşıma konu bedel üzerine ihtiyati haciz konulduğu, borçluya icra emrinin 13.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği, böylece ihtiyati haczin 7 günlük ödeme süresinin dolduğu 20.05.2013 tarihinde mesai saati bitiminde kesinleştiği anlaşılmaktadır....
Başvuru bu hali ile yetkiye ve borca itiraza ilişkin olup, İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca bu itirazın 5 günlük sürede yapılması gerekmektedir. Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiası "şikayet" niteliğinde olup, İİK.nun 16/l.maddesi gereğince 7 günlük süreye tâbi olduğundan, ileri sürülmediği takdirde mahkemece resen nazara alınamaz. Somut olayda, borçluya örnek 10 ödeme emrinin 12.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, başvurunun ise 25.03.2014 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Borçlunun icra mahkemesine sunduğu itiraz dilekçesinde, tebligatın usulsüzlüğüne yönelik bir şikayette bulunmadığı halde mahkemece bu hususun resen incelenerek tebliğ tarihinin düzeltildiği ve düzeltilen tebliğ tarihine göre yetkiye ve borca itirazların esastan incelenerek reddine karar verildiği anlaşılmıştır....
İİK'nun 170/a-2.maddesi gereğince, icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla,usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen dikkate alır. Takip dayanağı senedin düzenleme tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nun 703.maddesine aykırı olarak çift vadeli olarak düzenlenen senetler bono vasfında sayılamaz. Somut olayda, takip dayanağı senette, 'ödeme günü' başlığı altında 15.04.2014 tarihinin yazılı olduğu, senedin metin kısmında ise 13.08.2013 tarihinin yazılı olduğu, bu haliyle söz konusu senedin çift vade taşıdığı görülmektedir. Çift vadeli senet kambiyo senedi vasfında olmadığından bu belgeye dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamaz....
Öte yandan, alacaklı tarafından borçlular aleyhine; keşidecisi borçlular murisi ..., lehtarı ..., keşide tarihi 03/06/2009, vade tarihi 15/03/2010 ve bedeli 6.000.000 USD olan bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçluların sair şikayet ve borca itiraz nedenleri yanında imza itirazında bulunduğu, borçluların imza itirazına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden aldırılan 15/08/2014 tarih ve ... sayılı raporda, incelenen bono üzerindeki imzanın muris ......
İcra Müdürlüğünün 2018/10335 Esas sayılı dosyasının 95.000 TL bedelli bir adet bonoya dayalı kambiyo takibine ilişkin olduğu, dosyada mevcut takip talebi ve ödeme emrinde borçlu olarak takibe dayanak bononun keşidecisi olan ...... isimli kişinin yer aldığı görülmektedir. Somut olayda ödeme emrinin, takip talebinde ve ödeme emrinde yer olmayan, bir başka deyişle takiple ilgisiz şikayetçi ...'a tebliğ edildiği görülmekle icra memurluğunun kamu düzenine aykırılık teşkil eden bahse konu işlemi süresiz şikayete tabidir. O halde başvurunun borca itiraz olarak nitelendirilmek suretiyle yasal beş günlük süre içerisinde dava açılmadığından bahisle davanın süre aşımından reddine karar verilmesi doğru olmayıp şikayet incelenmek üzere kararın bozulması cihetine gidilmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ......
Alacaklının icra mahkemesine başvurusu gerçekte var olan bir itirazın kaldırılması istemi değildir. ... takip, Kambiyo ... Yoluyla takip olup İİK'nun 168/5. maddesi gereğince, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borca itirazın, yasal beş günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Somut olayda; kambiyo takibinde borçlu, borca itirazını icra müdürlüğüne yapmış olup bu başvuru sonuç doğurmayacağı gibi icra müdürlüğünce bu itirazın değerlendirilerek, takibin durdurulmasına karar verilmesi de doğru değildir. Alacaklının dilekçesinde, itirazın kaldırılması deyimini kullanmış olması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile takibin durdurulması kararına yönelik şikayet niteliğindedir....
Alacaklının icra mahkemesine başvurusu gerçekte var olan bir itirazın kaldırılması istemi değildir. ... takip, kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takip olup İİK'nun 168/5. maddesi gereğince, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borca itirazın, yasal beş günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Somut olayda; kambiyo takibinde borçlu, borca ... icra müdürlüğüne yapmış olup bu başvuru sonuç doğurmayacağı gibi icra müdürlüğünce bu itirazın değerlendirilerek, takibin durdurulmasına karar verilmesi de doğru değildir. Alacaklının dilekçesinde, itirazın kaldırılması deyimini kullanmış olması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile takibin durdurulması kararına yönelik şikayet niteliğindedir....


