Şikayet olunan vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu icra takibinin yasal süresi içinde kesinleştiğini, oysa şikayetçinin alacaklı olduğu dosyadan gönderilen ödeme emrine itiraz edildiğini ve itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle şikayetçinin ihtiyati haczinin düştüğünü savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Verilen önceki hükmün Yüksek 19. Hukuk Dairesi’nce bozulması üzerine İcra Mahkemesi'nce, şikayetçinin ihtiyati haczinin 14.03.2008 günü konulduğu ve itirazın iptali davası sonunda verilen kararın kesinleştiği 04.11.2009 günü itibariyle kesin hacze dönüştüğü, şikayet olunanın ihtiyati haczinin 01.04.2008 günü konulduğu ve beş günlük itiraz süresinin geçirilmesi ile 06.04.2008 günü kesinleştiği ve bu itibarla İİK’nun 268. maddesi uyarınca her iki alacağa garameten pay ayrılması gerektiği gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir....
Bu durumda, borçlunun şikayete konu taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediği ve taşınmazın kıymeti usulüne uygun kesinleştirilmeden satış yapıldığına yönelik iddiası, satışa hazırlık işlemine ilişkin şikayet niteliğinde olup, istinaf ve temyiz yoluna başvuranın şikayetçi ... olması nedeniyle adı geçen ipotek borçlusu yönünden yapılan incelemede; Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine göre; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır....
Bu durumda, borçlunun şikayete konu taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediği ve taşınmazın kıymeti usulüne uygun kesinleştirilmeden satış yapıldığına yönelik iddiası, satışa hazırlık işlemine ilişkin şikayet niteliğinde olup, istinaf ve temyiz yoluna başvuranın şikayetçi ... olması nedeniyle adı geçen ipotek borçlusu yönünden yapılan incelemede; Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine göre; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır....
İcra Müdürlüğü'nün 2020/1603 Esas sayılı dosyasında borçlunun talebi üzerine icra müdürlüğünce 09.12.2021 tarihli şikayet konusu karar ile, talebin kabulüne, İİK 111/a fıkrası gereği borçluya 15 gün süre ile yetki verilmesine, dair karar verildiği, kararda araç bedelinin bilirkişi raporu esas alınarak belirlenmesinin belirtildiği, memur işlem tarihi itibariyle kıymet takdir raporunun yasal iki yıllık süresinin dolmadığı, yeniden kıymet takdiri yapılması için somut ve yasal bir sebebin mevcut olmadığı, memur işleminin yasal şartları taşıdığı ve kanuna aykırı bir yönünün mevcut olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür. C. Gerekçe 1....
İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine mahsus takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi on gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz isteme yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi beş günlük itiraz ve şikayet .../... süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca on günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haciz hüküm ve sonuçlarını doğurur. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle şikayetçi alacaklı ile şikayet olunan ...'nin ihtiyati hacizlerinin, yukarıdaki açıklamalar gereği aynı gün kesinleşmiş olmasına göre, şikayet olunan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
TMK'nun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının, bu limiti aşması mümkün değildir. (HGK. 24.05.1989 tarih ve 1989/11-294 E, 1989/378 K) Limit aşımına ilişkin şikayet, süresiz olarak her zaman ileri sürülebilir. Şikayet olunan bankanın, alacağının dayanağı olan 18.06.2010 tarih, 9461 yevmiye numaralı ipotek akit tablosu içeriğine göre; ipoteğin, borçlu ...’nın doğmuş ve doğacak borçlarını teminen kurulmuş üst sınır (limit) ipoteği ve ipotek limitinin 85.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Şikayetçi taraf, bankanın ipotek yoluyla giriştiği takibe konu alacağı ödendikten sonra, kalan kısım üzerine banka tarafından, başka bir alacağı için konulan haczin geçersiz olduğunu ileri sürmekte olup, bu haliyle şikayet, sıra cetveline yönelik değil, icra memur muamelesine yöneliktir. Bu itibarla, şikayetçinin aktif husumet ehliyetine haiz olduğunun kabulü gerekir....
İcra Müdürlüğü'nün 2012/1777 Esas sayılı ilamsız takipte ödeme emri davalılara tebliğ edilmiş, davalılar süresinde itiraz ederek takibin durdurulmasını istemiş, ayrıca... İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayet yolu ile başvurarak ödeme emrinin usulüne uygun olmadığından ödeme emrinin iptalini talep etmiştir. ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/46 Esas -2013/10 Kararı ile şikayetin kabulü ile borçlu davalılara gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı alacaklı vekilinin 11.04.2013 tarihli talebi uyarınca icra dairesince borçlulara yeniden ödeme emri gönderilmiş, bu ödeme emrine süresi içinde itiraz edilerek icra takibi durdurulmuş ve eldeki bu dava açılmıştır. Hal böyle olunca, usulüne uygun olarak borçlulara tebliğ edilen ödeme emri ve süresinde yapılmış geçerli bir itiraz da bulunduğu gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiştir....
İcra takibine dayanak yapılan ilamın incelenmesinde, davalı olarak kat malikleri adına Alp Apartman Yöneticiliği'nin gösterildiği ve Mahkemece adı geçen hakkında hüküm tesis edildiği,daha sonra şikayet eden kat malikine icra emri gönderildiği anlaşılmaktadır. İlamlı icrada borçlu ilam aleyhine olan yani ilama göre borçlu olan kişidir. İlamlı icrada borçlu yedi gün içinde İcra Dairesine başvurarak icra emrine itiraz ediyorum demek suretiyle ilamlı icra takibini durdurma imkanına sahip değildir. Borçlu yalnızca, İİK'nun 33. maddesi hükmü gereğince, borcu ödemiş olması, alacaklıdan mehil almış olması veya ilamın zamanaşımına uğramış olması halinde icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. İcra emrine bu şekilde itiraz edilmiş olması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. İlamlı takibe yasada belirtilen nedenlerle ancak itiraz edilebilir. İlamlı takipte temel ilkeler mevcuttur....
İcra takibine dayanak yapılan ilamın incelenmesinde, davalı olarak ....A ve B Blok Yönetim Kurulunun gösterildiği ve Mahkemece adı geçen hakkında hüküm tesis edildiği, daha sonra şikayet eden kat malikine icra emri gönderildiği anlaşılmaktadır. İlamlı icrada borçlu ilam aleyhine olan yani ilama göre borçlu olan kişidir. İlamlı icrada borçlu yedi gün içinde icra dairesine başvurarak icra emrine itiraz ediyorum demek suretiyle ilamlı icra takibini durdurma imkanına sahip değildir. Borçlu yalnızca, İİK'nun 33. maddesi hükmü gereğince, borcu ödemiş olması, alacaklıdan mehil almış olması veya ilamın zamanaşımına uğramış olması halinde İcra Mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. İcra emrine bu şekilde itiraz edilmiş olması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. İlamlı takibe ancak yasada belirtilen nedenlerle itiraz edilebilir. İlamlı takipte temel ilkeler mevcuttur....
İcra takibine dayanak yapılan ilamın incelenmesinde, davalı olarak Ö....ve B Blok Yönetim Kurulunun gösterildiği ve Mahkemece adı geçen hakkında hüküm tesis edildiği, daha sonra şikayet eden kat malikine icra emri gönderildiği anlaşılmaktadır. İlamlı icrada borçlu ilam aleyhine olan yani ilama göre borçlu olan kişidir. İlamlı icrada borçlu yedi gün içinde icra dairesine başvurarak icra emrine itiraz ediyorum demek suretiyle ilamlı icra takibini durdurma imkanına sahip değildir. Borçlu yalnızca, İİK'nun 33. maddesi hükmü gereğince, borcu ödemiş olması, alacaklıdan mehil almış olması veya ilamın zamanaşımına uğramış olması halinde İcra Mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. İcra emrine bu şekilde itiraz edilmiş olması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. İlamlı takibe ancak yasada belirtilen nedenlerle itiraz edilebilir. İlamlı takipte temel ilkeler mevcuttur....


