Aynı maddenin 6.fıkrasında ise “satış ilanı tebliğ (m.127) edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya (BK. 23-24) veya ihalede fesada (BK.226) bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresi ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki bu müddet, ihaleden itibaren 1 seneyi geçemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda borçlu vekili tarafından verilen 16.12.2013 tarihli şikayet dilekçesinde her ne kadar satış ilanı tebliğ evrakındaki borçlu imzasına itiraz edilerek ıttıla tarihi 10/12/2013 olarak belirtilmiş ise de, aynı dilekçe içeriğinde icra müdürlüğü tarafından gönderilen tahliyeye ilişkin ihtar ile satışı öğrendikleri, bunun üzerine aynı gün icra dosyasını incelediklerini ve satış ilanı tebligatının usulsüz bulunduğunu gördüklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/9987 esas sayılı icra dosyasından borçlu ...'...
Kıymet takdirine itiraz davası, İİK'nın 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tesbitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Mahkemece yapılacak iş icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile icra müdürünün kıymet takdiri yaptığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür....
Bankası ile ilk sıra alacağının garameten paylaştırılması için davaların kabulüne, işlemin iptaline, karar verilmiştir.Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin tüm asıl dosyada şikayetçi ... T.A.Ş vekili ve Birleşen dosyada şikayetçi ...bankası A.Ş. vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8952 E. sayılı dosyasından sıra cetvelinin düzenlenmiş olduğu ve şikayetin konusunun sıra cetveline itiraz olmasına rağmen mahkemece dosyada sıra cetveli yapılmadan ödeme yapıldığı gerekçesi ile şikayetin konusu memur işlemenin iptali şeklinde yorumlanarak hüküm tesisi hatalı olmuştur. 3-Şikayet olunan ...Müh. Taah. San. ve Tic. Ltd....
İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Buna göre şikayet olunan bankanın ihtiyati haczinin 23.06.2013 tarihinde mesai saati bitiminde kesinleştiği sabittir. Şikayetçi alacaklı tarafından faturaya dayalı başlatılan Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5505 Esas sayılı başlatılan ilamsız icra yoluyla takipte ise; borçluya 10.06.2013 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği takibin kesinleştiği, şikayetçi tarafça ......A.Ş.'ne gönderilen 89/1. haciz ihbarnamesinin faks yolu ile 18.06.2013 tarihinde ulaştığının ......A.Ş'nin Adana 2....
İİK'nun 8. ve İcra İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 22/2. maddesi gereğince ise; "İcra ve iflas daireleri, yaptıkları muamelelerle kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları, ilgililer ve icra müdürü veya muavini veya katibi tarafından imzalanır.'' Buna göre; ödeme emrine itiraz dilekçesinin, icra memuruna havale ettirilip icra tutanağına yazdırılmış olması gerekir. Çünkü ödeme emrine itiraz tarihi, itiraz dilekçesindeki tarih olmayıp, bu dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarihtir (HGK. 13.5.2009 tarih ve 2009/12-185 E.-2009/182 K.). İcra müdürlüğünce, itiraz dilekçesi tarihinin, önceki bir tarih olarak bildirilmesine itibar edilemez. Tutanağa geçirilmeyen dilekçeler tanık beyanı ile de ispat edilemez....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/04/2015 NUMARASI : 2014/1132-2015/501 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, şikayetçi icra kefilinin, icra kefilliğinin geçersiz olduğunu ileri sürdüğü, mahkemece, icra emrine karşı itiraz sebeplerinin İİK'nun 33. maddesinde sayılmış olup şikayete konu edilen hususların bu kapsamda olmadığı, kefaletin geçerli olup olmadığının ise taraf ehliyetine ilişkin şikayet kapsamında incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebliğ tarihinde yurt dışında olduğunu ve takipten 13.04.2016 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek gecikmiş itirazının kabulünü ve borcu bulunmadığından dolayı da takibin durdurulmasını istediği, mahkemece istemin, hem usulsüz tebligat şikayeti hem de gecikmiş itiraz olarak nitelendirilmesi ile tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu, gecikmiş itirazın ise koşulları oluşmadığından bahisle şikayet ve itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Borçlu, icra takibinin şekline göre İİK’nun 168. maddesi uyarınca her türlü itirazını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine bildirmeye mecburdur. Borçlunun takip talebinde istenen işleyecek faiz oranına itirazı da borca itiraz niteliğinde olduğundan bu maddede öngörülen zorunluluğa ve kurala tabi olup bu husustaki itirazını icra mahkemesine bildirmelidir. Ancak somut olayda boçluların ödeme emri tebliğ tarihlerine göre yasal süre içerisinde işlemiş faiz miktarına ya da işleyecek faiz oranına bir itirazı olmadığı görülmektedir. Bu nedenle mahkemece, şikayet dilekçesinde talep olmadığı halde takipte kesinleşen işlemiş faiz oranı ve miktarına yönelik bilirkişi raporu aldırılması yerinde değildir....
Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlu temyiz başvurusunda; icra mahkemesine mirasçı sıfatı ile değil kendisine gönderilen ödeme emrine karşı kendi adına itiraz ettiğini ve ilama aykırılığın süresiz şikayete tabi olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde mirasçı adına gönderilen ödeme emrine karşı şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 16. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 58 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı vekili tarafından, borçlu aleyhine ilamsız takibe geçilmiş, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından süresinde takibe itiraz edildiğinden, alacaklı vekili işbu itirazın kaldırılması talebinde bulunmuştur. Alacaklı taraf takip talebinde ve ödeme emrinde borcun sebebi olarak kredi kartı alacağını göstermiştir. İtirazın kaldırılması aşamasında kredi kartı kullanımına ilişkin sözleşme ve ihtarname ibraz edilmiştir. İİK'nın 58/5. maddesi gereğince alacaklı belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya onaylı örneğinin takip talebi anında icra dairesine sunulması zorunludur. Alacaklının bu hükmün gereğini yerine getirmemesi halinde, borçlunun şikayet yoluyla ödeme emrini iptal ettirme hakkı vardır....


