Bu hali ile şikayetçi alacağın aslına yönelik olarak şikayette bulunmadığına göre, dava (şikayet) sıra cetveline itiraz değil memur muamelesine şikayettir. Açıklanan nedenle şikayetçinin bu iddiasının İcra Hukuk Mahkemesi'nce incelenip sonuçlandırılması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesince incelenerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma nedenine göre, davacı (şikayetçi) vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı (şikayetçi) vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Tahliye takibinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 274. maddesi hükmüne göre; “İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir. Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.” İİK'nun 8. ve İcra İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 22/2. maddesinde ise; "İcra ve iflas daireleri, yaptıkları muamelelerle kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları, ilgililer ve icra müdürü veya muavini veya katibi tarafından imzalanır.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre; tahliye emrine itiraz dilekçesinin, icra memuruna havale ettirilip icra tutanağına yazdırılması gerekir. Dolayısıyla tahliye emrine itiraz tarihi, itiraz dilekçesindeki tarih olmayıp, bu dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarihtir (HGK. 13.5.2009 tarih ve 2009/12-185 E.-2009/182 K.)....
Alacaklının yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istememesi ya da mahkemede itirazın iptali davası açmaması halinde yalnız ihtiyati haciz hükümsüz kalır (m.264,IV); icra takibi ise, (ihtiyati haczin hükümsüz kalmasına rağmen) derdest kalmakta devam eder. Alacaklı derdest icra takibine devam edebilmek için, altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir (m.68,I;m.68/a,I) veya bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı ikinci baskı sayfa 1067). İcra takip dosyasının incelenmesinde, ihtiyati haciz kararı ile birlikte ilamsız icra takibine süresinde başlandığı ve borçlunun maaşına ihtiyati haciz konulduğu, borçlunun ödeme emrine süresinde yaptığı itirazın (itiraz edildiğine dair açıklama içeren durma kararının) alacaklı vekiline 17.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/218 E. sayılı davayı açtığını, ancak davanın uzun sürmesi nedeniyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/409 E. sayılı menfi tespit davası da ikame etmek zorunda kaldığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/409 E. sayılı dosyasından icra müdürlüğüne ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesinin akabinde dosya borcunu icra müdürlüğüne yatırarak hacizlerin kaldırıldığını, akabinde tebligat tarihinin ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/218 E. sayılı dosyasından verilen mahkeme ilamı ile değiştirildiğini ve bu mahkeme ilamının kesinleştiğini, icra takibinin de müvekkilinin yasal sürede yaptığı itiraz nedeniyle durdurulduğunu, itiraz üzerine durdurulan ......
Şikayet olunan vekili, verginin mükellefinin taşınmazın eski maliki olduğunu, vergiyi kusuru nedeniyle tahsil edemeyen şikayetçinin, müvekkilinden tahsil etme çabasında bulunduğunu, talebin ne olduğunun anlaşılamadığını, sıra cetveline itiraz edildiği gibi, tescil işleminin de iptalinin istendiğini, talebin tescile ilişkin memur işleminin iptaline yönelik olması durumunda, 7 günlük yasal sürenin geçtiğini, ihalenin kesinleştiğini, icra müdürlüğü tarafından taşınmazların emlak vergisi borcunun belediyeden sorulduğunu ancak, bu yazıya cevap verilmediğini, şikayetçinin kendisinin kusurlu olduğunu, icra müdürlüğü tarafından yapılan tüm işlemlerin yasaya uygun bulunduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. .../......
İcra Müdürlüğü'nün 2013/13156 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibe, davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ilama dayalı olarak ilamsız takipte ödeme emrine takip borçlularından .... ve .....'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Tarsus İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 18/10/2005NUMARASI : 2005/307-390 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında 91.735.12 EURO alacağın tahsili için iflas yolu ile adli takip başlatılmış ve borçluya bu takipler için düzenlenen 11 örnek numaralı ödeme emri gönderilmiştir. Şikayetçi borçluya tebliğ edilen ödeme emrinin yasal dayanağı İİK'nun 171. maddesidir. Bu tür ödeme emrine karşı itiraz veya şikayet etmek isteyen borçlunun İİK'nun 172. maddesine göre, tebliğden itibaren 5 gün içerisinde her türlü itiraz ve şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmesi zorunludur....
İcra Müdürlüğü'nün 2011/279 sayılı icra takip dosyasından çıkartılan ödeme emri davalıya 15.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 21.03.2011 tarihli dilekçe ile icra takibine itiraz etmiş, itirazında davaya konu diğer takip dosyası olan aynı icra müdürlüğü'ne ait 2011/278 sayılı takip dosyasından çıkartılan ödeme emrinin müvekkiline gönderildiğini, ancak 2011/279 sayılı icra takip dosyasındaki ödeme emrini inceleyip bu ödeme emrine itiraz ettiklerini 2011/279 sayılı icra takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde belirtmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere icra hukuk mahkemesince, usulsüz tebligata rağmen davalı vekilinin 2011/279 sayılı icra takip dosyasındaki ödeme emrini inceleyerek içeriğini öğrendiği, icra takibine itirazda bulunduğu gerekçesiyle 2011/279 sayılı icra takip dosyası üzerinden çıkartılan ödeme emrinin iptaline ilişkin şikayeti reddedilmiştir....
Kıymet takdirine itiraz davası, İİK'nın 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tesbitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Mahkemece yapılacak iş icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile icra müdürünün kıymet takdiri yaptığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür....
İcra Müdürlüğü'nün 2010/8874 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı yanca başlatılan takibe ilişkin ödeme emrinin tebliği üzerine ödeme emrine itiraz ile birlikte ödeme emrinin iptali için müvekkili tarafından şikayet yoluna başvurulduğunu, İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 09/02/2011 tarihli kararı ile ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, ancak davacı yanca davaya konu icra dosyasından yeni bir ödeme emri gönderilmeksizin iş bu itirazın iptali davasının açıldığını, esastan da müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8874 E. sayılı dosyasında davalı adına çıkarılan ödeme emrinin İzmir 10....


