Kararı, şikayet olunan... vekili temyiz etmiştir. Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. Şikayet olunanın alacaklı olduğu ... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2002/653 E. sayılı dosyasında (Eski Esas 2001/15297 E.) alacaklı ...'ın, kambiyo senedine dayalı olarak, borçlu hakkında 07.11.2001 tarihinde icra takibi başlattığı, bedeli paylaşıma konu taşınmazların tapu kayıtlarına 13.11.2001 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin takip borçlusuna 14.11.2001 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Kambiyo senetlerinde ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi ise 10 gündür.(İİK'nın 168/2,3,4.) Bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz konulamayacağından (İİK m.78/I), henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi de 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğurur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra Emrine İtiraz, Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili, icra emrinin vekil varken asile tebliğ edildiğini, nafaka alacağının dava dilekçesi ekindeki havale dekontlarından da anlaşılacağı üzere ödendiğini, bu sebeplerle icra emrinin iptaline, ödeme itirazlarının kabulüne karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra Emrine İtiraz KARAR Taraflar arasındaki şikayet başvurusuna ilişkin İcra Mahkemesince verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine; verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'ye eklenen Geçici 4/1. maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: Dairemizce verilen 121.11.2013 tarihli ve 2013/20103 Esas, 2013/17379 Karar sayılı bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş olup mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nin 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 05.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında iflas yoluyla icra takibi yaptıklarını iflas ödeme emri gönderildiğini, borca itiraz edilmediğini, takibin kesinleştiğini, iflas depo emri çıkarılmasını, borcun ödenmemesi halinde davalı şirketin iflasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; iflas ödeme emrinin usulüne uygun olarak borçlu şirkete tebliğ edilmediğini, usulsüz tebligattan dolayı icra mahkemesine şikayet davası açıldığını, takibe haberdar olunması üzerine icra dosyasına 7 gün içinde itiraz edildiğini, iflas erteleme davası açtıklarını, verilen kararın henüz kesinleşmediğini, davacı alacaklıya muaccel bir borçlarının olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... 32....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Tarih :10/07/2008 Nosu : 2007/1124-2008/403 Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Şikayet eden vekili, Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4920 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde Adana 10. İcra Müdürlüğü’nün 2007/5712 Esas sayılı dosyasının da garameye iştirak etmesi gerekirken, müvekkilinin bu dosyasına pay ayrılmadığını belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Şikayet edilen vekili, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle şikayet olunanın icra takibinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olmasına, İİK'nun 168. maddesi uyarınca bu takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresinin 5 gün, ödeme süresinin 10 gün olmasına, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczinin 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nun 264 nci maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haciz hüküm ve sonuçlarını doğuracağına, buna göre şikayet olunanın ihtiyati haczinin 23.12.2011 tarihinde kesinleşmesine rağmen mahkemece 5 günlük itiraz süresi sonrası 17.12.2011 tarihinde kesinleştiğinin kabul edilmesi ve şikayetçi tarafından sıra cetveline konu menkullere konulan haczin tarihinin 27.03.2012 yerine 28.03.2012 olarak yazılması, doğru olmamış ise de, bu yanlışlıkların...
İİK'nun 274/1. maddesinde; "İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir. Bu suretle itiraz tahliye takibini durdurur" hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasa maddesine göre itirazın, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine bildirilmesi gerekir. Bu hüküm uyarınca borçlunun süresinde tahliye emrine itiraz etmesi halinde takibin icra müdürlüğünce durdurulması gerekir. Aksi yönde verilen karar, bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup, İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süreye tâbi olmaksızın şikayet konusu yapılabilir. Somut olayda, borçlunun 26.06.2015 tarihli dilekçe ile icra müdürlüğüne yaptığı başvuruda; takip dayanağı 26.02.2015 tarihli kira sözleşmesi ve 30.05.2015 tarihli tahliye taahhütnamesi ile altındaki imzaya süresi içinde itiraz ettiği anlaşılmıştır....
İcra Müdürlüğü'nce, İİK.nun 60. maddesine göre takip talebine uygun olarak yeniden ödeme emri düzenlenmesi ve borçluya tebliği zorunludur. Borçlunun, yetkili icra dairesince düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine, yeniden itiraz ve şikayet hakkının doğduğu izahtan varestedir. Başka bir anlatımla, yetkili icra dairesinden borçluya gönderilen ödeme emri, borçluya yeniden itiraz ve şikayet hakkı verir. O halde mahkemece, borçlunun ödeme emrine yönelik şikayetlerinin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir....
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanıkların üzerlerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 331/1 maddesine aykırılık suçunun kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu, İİK’nın Onaltıncı Bab’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, icra takibi kesinleşmeden yapılacak şikayetin, henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve icra takibinin sonradan kesinleşmesinin de bu şikayeti süresinde ve usulüne uygun yapılmış bir şikayet konumuna getirmeyeceği cihetle; CMK'nun 223/8. maddesinde soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde “davanın düşmesine” karar verileceğinin öngörülmesi, Somut uyuşmazlıkta; şikayete dayanak olan İzmir 1 İcra Müdürlüğünün 2013/13845 Esas sayılı icra takip dosyasında borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, itirazın iptali davası devam ederken, takip...
Davalı, davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, taşınmazın anahtarını 01.09.2003 tarihinde teslim ettiğini, bu tarihe kadar olan ecrimisil bedelini ödediğini, davacıya borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; itirazın iptali istenilen icra dosyasında ödeme emrine davalı-borçlu vekilince 29.06.2005 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine şikayet üzerine İcra Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.06.2005 tarihli şikayetin reddine ilişkin kararın 19.07.2005 tarihinde davacı-alacaklı vekiline tebliğ edildiği, bu tarihte davacı alacaklının ödeme emrine itirazı öğrenmiş olduğu kabul edilerek, 1 yıllık süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.İİK.nun 67/1. madde ve fıkra hükmünde, açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş, bunun dışında bir yol (harici öğrenme v.s) öngörülmemiştir....


