"İçtihat Metni"İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz İnceleme konusu karar şikayetçi 3. kişinin İİK'nun 89. maddesi kapsamında 1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerine karşı şikayet niteliğinde olup, belirgin biçimde Dairemiz'in inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 sayılı Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (12.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet (icra memur muamelesi) Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu vekili şikayetinde; diğer şikayet nedenleri dışında alacaklının icra dosyasında mevcut belge ile icra emrine dayalı takip başlatmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenle de takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy 11....
ve dava dışı borçlular aleyhine genel kredi taahhütnamesine dayalı alacağın tahsili için icra takibine başlanıldığı, davalılar tarafından ödeme emrine 01.03.2007 tarihinde (süresinde) itiraz edildiği, ödeme emrine itiraz dilekçesinin takip alacaklısına tebliğ edilmediği, takip alacaklısı dava dışı Akbank T.A.Ş. tarafından icra dosyasındaki alacağın, 03.06.2008 tarihli “Alacak Temlik Sözleşmesi” ile davacıya temlik ettiği, davacı tarafından da 07.07.2014 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. 28. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, itirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanunî düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamaz....
Şikayet olunan vekili, şikayet konusunun icra müdürlüğünün yaptığı hesaba ve buna bağlı olarak sıra cetveline ilişkin olduğunu, şikayetin bu itibarla süreye tabi olup hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetçinin itirazının aslında sıra cetveline yönelik şikayet niteliğinde olduğu, İİK'nın 142. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz ve şikayet yoluna başvurulamadığı dolayısıyla sıra cetvelinin de kesinleştiği gerekçesiyle, süre yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi ŞİKAYETÇİLER : ..., ... SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Şikayet Hakkının Düşürülmesi Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın üzerine atılı bulunan "çocuk teslimi emrine muhalefet" eylemi, 2004 sayılı İİK’nun 5358 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 341. maddesi uyarınca tazyik hapsi cezası ile yaptırım altına alınmış olup, aynı Kanun’un 353. maddesinin birinci fıkrasına göre yaptırımı disiplin veya tazyik hapsi olan suçlardan dolayı verilen kararlar itiraz yasa yoluna tabi bulunduğundan şikayetçiler vekilinin istinaf dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğünce düzenlenen sıra cetveline karşı ayrıca şikayette bulunduklarının belirtilmiş olması karşısında, istemin İİK’nın 16. maddesine dayalı icra memur muamelesini şikayet niteliğinde olduğunun kabul gerektiği, mahkemenin aksi yöndeki kabulünde isabet bulunmadığı, ne var ki sıra cetveli düzelendikten sonra haciz tarihinin müzekkere yazılarak düzeltilmesinin mümkün olmadığı, sıra cetvelindeki yanlışlıkların ancak sıra cetveline karşı şikayet yoluyla düzeltilebileceği, işbu dosyada icra memur muamelesine yönelik şikayet kabul edilse dahi, haciz tarihi ile ilgili bu düzeltmenin, sıra cetvelinde yer alan diğer alacaklar yönünden bağlayıcı olmayacağı, sıra cetveline yönelik yapılan şikayette, haciz tarihlerinin İİK’nın 100. maddesine dayalı olarak yapılan bildirimden bağımsız olarak inceleneceği, sonuç itibariyle, şikayetçinin, müzekkere yazılması suretiyle sıra cetvelindeki haciz tarihinin düzeltilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, bu durumda şikayetin hukuki yarara ilişkin...
İcra Müdürlüğünün 2021/6195 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip dosyasında, itiraz eden borçlu Asya Altyapı İnşaat Ticaret A.Ş. yönünden İİK’nın 50. ve 169a/1. maddeleri gereğince icra dairesinin yetkisizliğine, borçlu hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptaline, varsa bu ödeme emrine dayanılarak konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
İcra Müdürlüğünün 2021/6195 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip dosyasında, itiraz eden borçlu Asya Altyapı İnşaat Ticaret A.Ş. yönünden İİK’nın 50. ve 169a/1. maddeleri gereğince icra dairesinin yetkisizliğine, borçlu hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptaline, varsa bu ödeme emrine dayanılarak konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Borçlunun; kendisine gönderilen ödeme emrinde borca itiraz süresi ile ödeme süresinin gösterilmediğinden bahisle ödeme emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine yaptığı başvuru itiraz değil, İİK'nun 16. maddesi kapsamında "şikayet" niteliğindedir. O halde, icra mahkemesince şikayetin esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hukuki nitelendirmede hataya düşülerek şikayetin itiraz olarak nitelendirilip başvurunun icra dairesine yapılması gerektiğinden bahisle şikayetin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borçlu kendisine gönderilen örnek 7 ödeme emrine karşı icra dairesine verdiği 22.09.2014 tarihli dilekçede kendisine gönderilen ödeme emri ile dosya içerisinde bulunan ödeme emrinin farklı olması nedeniyle ödeme emrinin iptalini talep etmiştir. Ödeme emrinin iptali şikayet yolu ile icra mahkemesinden talep edilebilir. İcra müdürlüğüne yapılan bu başvuru hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı gibi borca itiraz olarak da yorumlanamaz. Borçlunun ödeme emrine karşı yaptığı geçerli bir itiraz olmadığı halde icra müdürünün 22.09.2014 tarihli takibin durdurulması kararı isabetsiz olup alacaklının bu husustaki şikayetinin kabulü ile anılan icra kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


