WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.3.2006 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 16.2.2000 tarihinde ...'dan satın aldığı 791 ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki haciz şerhinin bayii ... ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca kaldırılmasını istemiş, davalı kendilerinin ilgili icra dosyasında 11.5.2005 tarihinde haczin kaldırılması için talepte bulunduklarını, masrafını da verdiklerini, ancak icra memurunun müzekkereyi noksan yazdığını, bunda kendisinin bir kusurunun bulunmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.3.2006 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 16.2.2000 tarihinde ...'dan satın aldığı 791 ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki haciz şerhinin bayii ... ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca kaldırılmasını istemiş, davalı kendilerinin ilgili icra dosyasında 11.5.2005 tarihinde haczin kaldırılması için talepte bulunduklarını, masrafını da verdiklerini, ancak icra memurunun müzekkereyi noksan yazdığını, bunda kendisinin bir kusurunun bulunmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur....

“Malik olan” eş mahkeme kararına “gerek kalmadan” bu yolsuz şerhi ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne sadece “boşanma kararını” ibraz ederek terkin ettirebilir. Aynı yöntem benzer hallerde de uygulanmalıdır. Malik olan eş tarafından ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne; -Malik olmayan eşin ölümü ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin “ölüm belgesi” ya da “nüfus kaydı”, -İptal ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin “mahkeme kararı”, -Gaiplik sebebiyle fesih ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin “mahkeme kararı” ibrazı halinde dava konusu taşınmaz malın üzerinde mevcut "aile konutu" şerhinin terkini gerekir....

Ancak; Tapu kaydı üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen kamulaştırma bedeline yansıtılmasına karar verilmemesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir bent olarak (Tapu kaydındaki haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmasına) ibaresinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine ve temyize başvurma harçlarının .... irad kaydedilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. .......

KARŞI OY Davacı tarafından aile konutu olarak özgülenen taşınmazın tapu kaydı üzerinde var olan aile konutu şerhinin “boşanma sebebiyle” kaldırılması istenildiği ve bu sebeple “aile konutu şerhinin kaldırılmasına” karar verildiği ve eşler arasında kural mal rejiminin (yasal mal rejimi=edinilmiş mallara katılma rejimi) (= TMK. m. 202 f.I, 218-241) geçerli olduğu konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır Çekişme nedir?; Dava konusu olup aile konusu olarak özgülenen taşınmazın tapu kaydı üzerine “evlilik birliği sürerken” aile konutu şerhi konulmuştur. Eşlerin “dava açılmadan önce” kesinleşen karar ile boşanmaları üzerine davacı eş tarafından aile konutu şerhinin kaldırılması için “boşandığı eşi” aleyhine temyiz konusu dava açılmıştır. Başka bir anlatımla davacı ve davalı “dava tarihinde” evli değillerdir....

“Malik olan” eş mahkeme kararına “gerek kalmadan” bu yolsuz şerhi ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne sadece “boşanma kararını” ibraz ederek terkin ettirebilir. Aynı yöntem benzer hallerde de uygulanmalıdır. Malik olan eş tarafından ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne; -Malik olmayan eşin ölümü ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin “ölüm belgesi” ya da “nüfus kaydı”, -İptal ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin “mahkeme kararı”, -Gaiplik sebebiyle fesih ile evlilik birliği sonlanmışsa buna ilişkin “mahkeme kararı” ibrazı halinde dava konusu taşınmaz malın üzerinde mevcut "aile konutu" şerhinin terkini gerekir....

Dava konusu somut olayda ilk derece mahkemesince; bağımsız bölüm üzerindeki haciz şerhinin arsa sahibinin borcundan kaynaklandığı, haciz şerhinin konulduğu tarihte kat karşılığı inşaat sözleşmesi tapuya şerh edilmediği gibi, davalı alacaklı ...’ın haciz koydurduğu taşınmaz ya da bağımsız bölüm üzerinde inceleme yaparak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, inşaatın devam ettiğini ve bu yerin yükleniciye ait olduğunu araştırması beklenemeyeceğinden ve davalıların murisinin kötüniyetli olduğu davacı tarafça da kanıtlanamadığından tapu sicilinin aleniyeti ilkesi gereği, yükleniciye ait olması gerekip haciz şerhinin konulduğu tarihte arsa sahibi adına kayıtlı bağımsız bölüm üzerine arsa sahibinin alacaklısının koyduğu haciz şerhinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmadığından kararın davalı ... mirasçıları yararına bozulması uygun bulunmuştur....

Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki yapıya yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacı...'ın payı üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Tapu kaydı üzerinde davacı Harun Reşit Özyalçın'ın payı üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına) cümlesinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir. Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür. Somut olaya gelince, davacının murisi İ...S...'nün dava konusu 1296 ada 22 parsel sayılı 1 no'lu bağımsız bölümü İzmir .. Noterliği'nin 20.08.1975 tarihli düzenlenen vasiyetname ile davacı İ.. Ö..'ye vasiyet ettiği, murisin 21.02.2009 tarihinde öldüğü, muris İhsan'ın mirasçısı dava dışı C.. Ö..'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... idaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 5262 sayılı parsel 22700 m2 Tarla cinsli taşınmaz kaydı üzerindeki "... Vakfı" şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir....

UYAP Entegrasyonu