Dava, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Kısaca tanımlamak gerekirse haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara alacaklının icra müdürlüğü aracılığı ile el koymasıdır. İcra İflas Kanununun 91.maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında kurulan ilişki Türk Medeni Kanununun 1010.maddesi uyarınca tapu kütüğüne şerh verilmekle de sonradan üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelir. Eldeki davada da, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 02.03.2007 tarihinde haciz şerhi işlenmiştir. Bu durumda, davalı alacaklının bu hakkını taşınmazın mülkiyetini sonradan kazanan kişilere karşı da ileri sürebilme olanağı elde ettiğinden söz edilebilir. Ancak, burada şerhin korumasından davalının yararlanmasını engelleyecek bir durum söz konusudur....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31/12/2014 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini ve davalıya ait taşınmazlar üzerine konulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/05/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, haciz şerhinin terkini ile davalıya ait taşınmazlar üzerine haciz şerhinin konulması istemine ilişkindir. Davacı vekili, 1964 ve 1965 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına kayıtlı olduğunu, ... Ltd. Şti. adına oluşan borçlardan dolayı Ula Mal Müdürlüğü tarafından davalı ...'nın her iki taşınmazına 2006 yılında haciz koyduğunu, bu haciz şerhinden sonra davalı ...'...
Ancak; 1.Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması, 2.Tespit edilen bedelin hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekirken, sadece bedelin tespit edilmesi ile yetinilmesi, Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın; a)Hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına) cümlesinin eklenmesine, b)Hüküm fıkrasının 3 nolu bendine (TESPİTİNE,) kelimesinden sonra gelmek üzere, (bu bedelin hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine,) cümlesinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Haciz şerhinin usulsüz kaydı hallerinde ilgilisinin terkine olur vermemesi durumunda taşınmaz maliki, şerhin terkinini dava edebilir. Ancak, taşınmaz kaydındaki haciz şerhlerinin her zaman yasal prosedürüne göre terkin edilmesi mümkün olmayabilir. Bu hacizi koyan ilgili makamın, taşınmaz malikinin ya da haciz lehtarının ilgisizliğinden kaynaklanabilir. Bu gibi durumlarda tapu kaydında duran haciz şerhi yolsuz kayıt haline gelecektir. Somut olayda da; tapu kaydına işlenen haciz şerhlerinin dayanağı ve akibeti saptanamamış, kimlerin yararına konulduğu belirlenememiş bu nedenle de tapu sicil müdürlüğü tarafından davacının istemi karşılanamamış, sorunun dava yoluyla giderilmesi istenmiştir. Bilindiği gibi, tapu sicil müdürlüğü tapu kayıtlarının düzenli tutulması ile sorumludur. Kayıttaki hatalardan bireylerin hak ve işlem güvenliğini sağlamakla yükümlü olan Devlet sorumludur....
Dava konusu olan 374, 347 ve 365 parsel sayılı taşınmazların tapulama mahkemesinin dosyası içerisinde bulunan tapulama tutanakları üzerinde kurşun kalem ile "Kaya Hatun" vakfı şerhinin işlenmiş bulunduğu, bu nedenle tapulama tutanaklarında mevcut bulunan vakıf şerhinin dava konusu taşınmazların tapu kaydı üzerine yeniden aktarılması Türk Medeni Kanununun 848 ve 849. maddeleri hükmü gereğidir. Bu nedenle tapulama tutanakları üzerindeki kurşun kalem ile yazılan vakıf şerhine dair yazının dayanağı idareden soruşturulup, gerçekten dava konusu taşınmazların tapulama tutanakları üzerinde vakıf şerhinin yazılı bulunup bulunmadığı araştırılıp, neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, tapu kayıtlarına işlenen şerhin, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesindeki yönteme uygun düşmediği nedeniyle yazılı şekilde tesis edilen hükmün bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.4.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki ihale şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 27.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, öncesi 1126 ada 4 parsel iken bunun gitti kayıtları olan 2, 3 ve 4 parseller üzerindeki “kesinleşmemiş ihale” şerhinin terkini istemi ile açılmıştır. Mahkemece işin niteliği icra memuru işleminin şikayetine ilişkin oluğundan görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmü davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir....
Ancak; 1960 parselin tapu kaydında davalılardan ... payı üzerindeki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (1960 parselin tapu kaydındaki davalı ... payı üzerindeki haciz şerhinin bu davalı yönünden hükmedilen bedele yansıtılmasına) cümlesinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Tapu kaydındaki paydaşlardan ... payı üzerindeki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Tapu kaydındaki ... payı üzerindeki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına) cümlesinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ........2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. ....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı Hazine vekili tarafından, 09.05.2007 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; istemin reddine dair verilen 27.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi istekli vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, 10103 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 Hazine hissesi üzerindeki "H.Z. 5530" şeklinde yer alan şerhin terkini isteğinde bulunmuştur. Mahkemece şerhin Hazine payında olmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini isteğine ilişkindir....
-TL karar ve ilam harcının davacı idareden tahsili ile Hazineye irat kaydına) cümlesinin yazılmasına, d) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sonuna ( tapu kaydı üzerindeki haciz şerhinin bedele yansıtılmasına) cümlesinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, ........2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....


