Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalının yetkili olduğundan bahisle yetkisine itiraz ettiği, davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın haklı olduğu anlaşılarak, borcun esasına yönelik itiraz incelenmeden takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davacının hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklının başlattığı icra takibine borçlu yetki itirazında bulunmuş, davacı yetki itirazını kabul ederek dosya gönderilmiştir. Ayrıca itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yerde açılacağına dair yasal zorunluluk bulunmamaktadır. Mahkemece davanın yetkili icra müdürlüğünde başlatılan icra takibine karşı açıldığı kabul edilerek davalının mahkemenin yetkisine itirazı konusunda karar verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davalı borçlu hakkında ödenmeyen kira, ...geçiş ve onarım bedellerinin tahsiline ilişkin olarak başlatılan icra takibine, davalı borçlu tarafından yapılan itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; takibe süresinde yaptığı itirazında, yetki itirazında bulunmuş, yargılama sırasında da mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. Dava, kira alacağına dayalı icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir....
İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan davada alacağın tahsili istenilmişse bu durumda icra inkar tazminatına hükmedilemez. (19.H.D. 09.02.1996 225/1161) İtirazın iptali davasının, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık süreden sonra açılması halinde de inkar tazminatına hükmedilemez. (11.H.D. 28.05.1986 3141/3272) Yasada belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin, borçlu itirazının alacaklıya tebliği ile başlayacağı belirtilmiştir. Ancak, alacaklı, icra takibine itiraz edildiğini, belli bir tarihte öğrendiğini açıkça beyan eder veya borçlunun itirazı ve bu surette icra takibinin durması üzerine, itirazın kaldırılması veya borçlunun itirazından söz ederek böyle bir tahsil davası açarsa artık, borçlu itirazının tebliğ edildiğinin kabulü zorunludur. Somut olayda davacı, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, 03.06.2002 tarihinde öğrendiğini çok açık bir şekilde kabul ve beyan etmiştir....
Davalılar vekili, davacı şirketin aynı alacağın tahsili için giriştiği icra takibine itiraz edildiğini, hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açmayan davacının takip hukukuna dayalı herhangi bir hakkı kalmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulüne itirazın iptaline, takibin asıl alacak 360.777,57 TL üzerinden davamına, %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir. İİK 67/IV maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası itirazın tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içinde açılmalı bu süre sükutu hak süresi olup, re'sen mahkemece nazara alınır. Zamanaşımı gibi sükutü hak süresinin kesilmesi ve dolayısı ile yeniden başlaması mümkün değildir. İtirazın iptali davası açılmamışsa ilamsız takip düşeceğinden alacaklı aynı alacaktan dolayı yeniden ilamsız icra yolu ile takip yapamayacaktır. Davacı alacaklının ... 4....
İcra İflâs Yasası'nın 62/1. maddesi uyarınca "borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itirazını bildirmeye mecburdur" Aynı Yasanın 66/1. maddesine göre "müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur, itiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder"İİK. hükümleri gereğince, icra takibi sırasında borçlu tarafından, ödeme emrine yapılan itiraz ile icra takibi kendiliğinden durur. Alacaklının, icra takibine devam edebilmesi için, genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması gerekecektir. Bu dava borçlunun itirazının, alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Bu bir yıllık süre, hak düşürücü süre olup, mahkemece, kendiliğinden gözetilecektir....
İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 6963 sayılı dosyası ile tahliye istekli icra takibi yapmış, takibe davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin işbu davayı açmıştır. İtirazın iptali davası, normal bir eda ( alacak ) davası olup takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. İcra ve İflas Kanunu’nun 68-68a’daki belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek ve itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek için itirazın iptali yoluna başvurabilir.İtirazın iptali davasında görevli mahkeme, tarafların sıfatına ve takip konusu alacağın miktarına göre belirlenir. Takibin dayanağının kira sözleşmesi olması ya da talebin kira alacağına ilişkin bulunması durumu değiştirmez....
takibine yapılan tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m. 67/1). Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur....
Bu haliyle, 7 günlük icra takibine itiraz süresi 17.08.2011 günü dolmuş, itiraz dilekçesi 22.08.2011 gününde havale edilmiş olduğundan icra takibine itirazın süresi içerisinde olduğundan söz edilemez. Bu halde, süresi içerisinde verilmiş bir itiraz dilekçesi olmadığından ve süresiz şikayet yoluyla durmuş olan takibe devam etme imkanı varken kesinleşmiş bir icra takibine karşı itirazın iptali davası açılmasında davacı yüklenicinin hukuki yararı yoktur. Az yukarıda izah edilen dava şartının sağlandığından söz edilemez. Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: I Davacı vekili, davalının kullandığı elektrik borcunu ödemediği, bu tutara ait gecikme zammı ve gecikme zammına ait katma değer vergisi ile birlikte 4.515,47 TL'nin İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/12296 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiği, davalının tükettiği elektrik bedelini ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı . ... ve ...'...


