Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; 1)12.03.2015 tarihli celsede davacı vekilinin mazeret dilekçesi verdiği celse zaptına geçirilmiş olmasına rağmen, bu hususta olumlu ya da olumsuz ara kararı verilmemiş olduğu gibi borçlu vekili duruşmada varmış gibi gösterilmek suretiyle savunma hakkı kısıtlanmıştır. 2)İİK'nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce res'en yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş, yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; borçlu vekilinin sunmuş olduğu belgeler, alacaklı tarafından kabul edilmemiş, mahiyeti itibarı ile de İİK 33. madde anlamında itfa belgesi değildir....
İİK'nun 33/2. maddesinde "icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş, itfa, imhal ve zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa ve imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir" hükmü düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre alacaklı tarafından imzası ikrar edilen belgeye yer verilmemiş ise de, Yargıtay yerleşik uygulamasına göre alacaklının ibraname vasfında olan belgedeki imzayı kabul etmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği, ancak alacaklı tarafından ibraname altındaki imzanın inkar edilmesi halinde İcra Mahkemesi'nce bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı kuralı benimsenmiştir (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku Cilt :3 1993-sayfa 2284)....
İcra Hukuk Mahkemesinin 12.3.2015 tarihli ve 2014/853 Esas, 2015/269 Karar sayılı ilamı ile davann kabulü ile İİK'nin 71 ve 33/a. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmiş olup, karar 7.12.2015 tarihinde kesinleşmiş, iş bu karara karşı İİK’nin 33/a-2. maddesi kapsamında dava açılmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu durumda, alacağın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil etmekte olup icranın geri bırakılması kararı ile borçlu hakkındaki takibin ve haczin geçerliliği ortadan kalkmıştır....
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü ile icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Mahkemesinin 29.9.2009 gün ve 2009/159-403 sayılı ilamı ile “takibe konu çekin zamanaşımına uğraması nedeniyle takibin geri bırakılmasına” ... verilmiş ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. O halde; mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara göre, yukarıda sözü edilen 2009/159-403 sayılı takibin geri bırakılması kararına karşı dava açıp açmayacağı hususu davalı alacaklıdan sorularak, alacaklı tarafından genel mahkemelerde İİK.nun 33/a-2.maddesi uyarınca açılan bir davanın olmaması halinde, ... mahkemesince verilen icranın (takibin) geri bırakılması kararının dava konusu takip ve eldeki davaya etkisi üzerinde durulmalı, hasıl olacak sonucuna göre bir ... verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
-KARAR- Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı borç para karşılığı verdiği senetlere dayalı davalı hakkında icra takibi yapıldığını davalının taahhütlerini yerine getirmediğinden icra dosyasında işlem yapamadıklarını daha sonra davalının takip alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle başvurduğu İcra Hukuk Mahkemesince icranın geri bırakılması kararı verildiğini, şikayetin yerinde olmadığını bildirerek alacaklarının zamanaşımına uğramadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap vermemiştir. Mahkemece, eda davası açılacak hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. İİK.nun 33/a.maddesi; “ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları İcra Mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalardan kaynaklı alacağın bulunduğunu, söz konusu fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerinin yıllardır devam ettiğini, dosyaların beş farklı yargı mercine gönderilmesi nedeniyle içerisindeki evrakların kaybolduğunu, davalı tarafından İstanbul 5.İcra Mahkemesinin 2014/16 Esas sayılı dosyası ile aleyhlerine icranın geri bırakılması için dava açıldığını ve davanın kabul edilerek icra dosyalarına ilişkin icranın geri bırakılması kararı verildiğini, ancak alacağın faturalardan doğması nedeniyle 10 yıllık zaman aşımının dolmadığını ileri sürerek, 53.907,59 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Nolu 24.12.2008 tarihli hisse devrinden doğan alacak bedeli" açıklaması ile borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin borçlu ...’a 02.01.2013 tarihinde tebliğinden sonra borçlunun 08.01.2013 tarihinde takip dosyasına verdiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ayrıca icra mahkemesine başvurarak, takip dayanağı belgenin kayıtsız şartsız bir para borcuna ilişkin olmayıp ödeme makbuzu niteliğinde olduğunu, alacaklının alacağını nakden ve tamamen aldığını noter huzurunda kabul ettiğini, bu sözleşmenin borcun bulunmadığının delili olduğunu, ödeme emri düzenlenmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece, borçlunun başvurusu, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin itfa itirazı olarak değerlendirilip icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
İİK'nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, ödeme belgesi olarak sunulan makbuz, anılan ödeme belgelerinden olmadığı gibi belge üzerindeki imza da alacaklı tarafından kabul edilmemiştir. Bu durumda İcra Mahkemesi'nce imza incelemesi yapılması olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece, itirazın inceleme yapılmaksızın reddi gerekir ise de; sonuçta itiraz reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının onanması gerekmiştir....
İİK'nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş, yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; ödeme iddiasına konu edilen feragat beyanını içeren belge İİK.nun 33/1. maddesinde sayılı belgelerden olmadığı gibi, alacaklı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin okuma yazma bilmediğinden feragat dilekçesi tanzim edebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle feragatın geçersiz olduğunu belirtmiştir. Bu durumda feragat beyanını içeren dilekçenin İİK.nun 33/1. maddesi kapsamında ödeme belgesi olarak kabul edilemeyeceği düşünülmelidir....


