WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Dosyaya rapor veren bilirkişiler yapılan tüm ödeme miktarlarını dikkate alarak istirdat davasının yerinde olduğu sonucuna varmışlardır. Raporlarda bu ödemeler içerisinde icra vekâlet ücreti, tahsil harcı, çek tazminatı, işlemiş faiz ve icra giderlerinin dahil olup olmadığı konusunda bir açıklama bulunmamaktadır. Dosyada bulunan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli nitelikte değildir. Davacı kooperatifin icra dosyasına ödediği yukarıda da sayılan vekâlet ücreti, tahsil harcı, çek tazminatı, işlemiş faiz ve icra giderlerinin davacı kooperatif ödemelerine dahil edilmeden fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece yeterli olmayan bilirkişi raporlarına dayalı olarak istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır....

Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince ise somut uyuşmazlık hakem heyeti kararına itiraz davası niteliğinde olmayıp icra takibi nedeniyle istirdat davası niteliğindedir. Dolayısıyla kamu düzenine ilişkin kesin yetki hali olmadığı davalının da yetki itirazında bulunmadığı bu şekilde davanın ilk açıldığı .... Tüketici Mahkemesinin yetkili hale geldiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 72/8'de “Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” hükmü düzenlenmiş olup kesin yetki hali söz konusu değildir....

Davalı vekili, takipten itibaren 6 yılın geçtiğini, ödemelerin de 2 yıllık bir süreye yayıldığını, bu nedenle menfi tespit ve istirdat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, senetteki imzanın davacı borçluya ait olduğunu, aksi halde ise, senet ciro yoluyla müvekkiline geçtiğinden müvekkilinin sahteliği bilebilecek durumda olmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir....

ın çek karşılığının bulunmaması nedeniyle arkasını şerh ettirdiği, bu durumda TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 763. maddesi gereğince, davacı tarafın bu kişi aleyhine istirdat davası açmasının zorunlu olduğu, ancak verilen kesin süreye rağmen istirdat (iade) davasının açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup davacı kaybolduğu ileri sürülen çekin hamili olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, verilen sürede; çeki bankaya ibraz eden aleyhine istirdat davası açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, 6102 sayılı TTK'nın 763. maddesinde yapılan ilanlar üzerine poliçenin mahkemeye sunulması halinde istirdat davası açılması için süre verileceği düzenlenmiştir....

Şeklilik ilkesi neticesinde meydana gelen zararları bertaraf etmek ve menfaat dengesinin sağlanması amacıyla açılan menfi tespit ve istirdat davaları icra hukukunun nihai amacı olan maddi hukuka elverişli sonuca ulaşmakta temel vasıta niteliğindedir (Aşık, İbrahim/Demir, Ömer Faruk: Menfi Tespit Davasının İstirdat Davasına Dönüşmesi, DÜHFD, Cilt: 26, Sayı: 45, Yıl: 2021, s. 347). İstirdat kelime anlamıyla “verilen şeyin geri alınması” anlamına gelir ve hukukumuzda istirdat davası en yalın anlatımla bir kişinin borçlu olmadığı hâlde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi için açtığı dava olarak tanımlanır. YHGK 2019/(13)3-536 : 2022/43 " TTK’nın 18. maddesinde tacir olmanın hükümleri arasında sayılan yükümlülüklerin biri de kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmaktır....

Şeklilik ilkesi neticesinde meydana gelen zararları bertaraf etmek ve menfaat dengesinin sağlanması amacıyla açılan menfi tespit ve istirdat davaları icra hukukunun nihai amacı olan maddi hukuka elverişli sonuca ulaşmakta temel vasıta niteliğindedir (Aşık, İbrahim/Demir, Ömer Faruk: Menfi Tespit Davasının İstirdat Davasına Dönüşmesi, DÜHFD, Cilt: 26, Sayı: 45, Yıl: 2021, s. 347). İstirdat kelime anlamıyla “verilen şeyin geri alınması” anlamına gelir ve hukukumuzda istirdat davası en yalın anlatımla bir kişinin borçlu olmadığı hâlde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi için açtığı dava olarak tanımlanır. YHGK 2019/(13)3-536 : 2022/43 " TTK’nın 18. maddesinde tacir olmanın hükümleri arasında sayılan yükümlülüklerin biri de kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmaktır....

Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, İcra Tetkik Mercii kararı, Asliye Ceza Mahkemesi dosyası, 24.07.2002 ve 27.08.2002 tarihli icra dosyasına yapılan harici ödemeleri gösteren belgeler, davacı vekilinin 28.04.2010 günlü ikinci kez ödenen 35.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 27.08.2002'den itibaren yasal faizi ile tahsili için davanın istirdat davası olarak devamını talep eden dilekçesi, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamına göre davanın istirdat davası olduğu, davanın 21.000,00 TL üzerinden açıldığı, istirdat dilekçesinde talep edilenin ise 35.000,00 TL olup eksik harcın yatırılmaması ve dosyaya sunulu iki belgede de ödenen miktarın belirtilmemesi dikkate alınarak davanın dava dilekçesindeki bedel üzerinden kısmen kabulüne, 21.000,00 TL alacağın ödeme tarihi olan 24.07.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....

İşbu hükmün de davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizin 28.05.2018 tarihli ilamıyla davacılardan ...’ın menfi tespite yönelik istirdat talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş ve davacı ...’ın istirdat talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 05.11.2015 tarihli bozma ilamında davanın kabulünün gerektiğinin belirtildiği ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği nazara alındığında bozmanın gereği yerine getirilerek davacı ...'ın istirdat talebinin kabulüne hükmedlimesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....

Çekin ibraz edilip edilmediği hususunda ilgili bankalara müzekkere yazıldığı ve verilen cevabi yazılarda davaya konu çekin bankaya ibraz edildiğinin bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafa çeki elinde bulundurana karşı istirdat davası açması için süre verildiği, davacı vekilince 20.01.2022 tarihinde sunulan dilekçe ile , 12.01.2022 tarihli celsede davaya konu çekin bankaya ibrazının, mahkemeye ibraz edilmiş gibi kabul edilerek ve buna göre istirdat davası açmak üzere taraflarına süre verildiği, davaya konu çekin mahkememize ibraz edilmediği ve bu nedenle taraflarınca istirdat davası açılmayacağı hususlarının bildirilerek duruşma günü beklenmeksizin karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır....

Gelen yazı cevabı üzerine Mahkememizin 10/10/2022 tarihli ara kararı ile davacı vekiline çeki elinde bulundurana karşı istirdat davası açmak ve istirdat davası açıldığına dair belgeleri sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş verilen kesin süre içerisinde istirdat davası açmadığı veyahut mahkememize bildirmediği takdirde işbu çek üzerindeki ödeme yasağının kaldırılarak işbu çek yönünden davanın reddine karar verileceği ihtar edilmiş, davacı vekilinim Mahkememize sunduğu beyan dilekçesinde istirdat davası yönünden hak sahibi konumunda olmadıklarından ve hukuki yararları olmadığından 10.10.2022 tarihli ara karar uyarınca istirdat davası açılmayacağını beyan ettiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacı tarafça dava konusu çeki dava sırasında elinde bulunduran kişiye karşı dava açılmamış olduğundan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu