Şikayet ise icra (ve iflas) dairelerinin icra (ve iflas) hukukuna aykırı olan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesini sağlamak için kabul edilmiş bir başvuru yolu veya hukuki çaredir. Şikayet icra-iflas hukukunun düzenlediği kendine özgü bir yol olup bir dava değildir ( Arslan Ramazan/Yılmaz Ejder/Ayvaz Taşpınar Sema/Hanağası Emel: İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2019 s. 76 ). Şikayet icra müdürünün icra iflas hukuku ile ilgili hükümleri uygulamaması veya yanlış uygulaması nedenine dayanır. Başka bir anlatımla şikayet maddi hukuka değil, takip hukukuna ilişkin hükümlerin yanlış uygulanması veya hiç uygulanmaması hâlinde söz konusu olur. Şikayet İİK’nın 16 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup şikayet dava olmadığı için şikayette davacı ve davalı değil, şikayet eden ve şikayet olunan vardır....
Karşı taraf (alacaklı) vekili, dava konusu mahcuzlarla ilgili üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının bulunduğunu, istihkak davası açıldıktan sonra yapılan şikâyet başvurusunda üçüncü kişinin hukuki yararının bulunmadığını, diğer yandan istihkak iddiasının muvazaalı olarak ileri sürüldüğünü, haczin İİK’nun 96. maddesi uyarınca yapıldığını belirterek şikâyet başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda: “davanın İcra Müdürlüğü’nün 02.01.2012 tarihli kararının iptali istemi ile açıldığı, bu davaya konu haciz işlemi ile ilgili Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi’nde ...Esas sayı ile istihkak davası açıldığı, bu davaya ilişkin taleplerin istihkak davası sırasında ele alınıp reddedildiği, bu husus- lara ilişkin karar verilmeyeceği yönündeki müdürlük kararının yerinde olduğu“ gerekçesi ile şikâyet başvurusunun reddine karar verilmiş; hüküm, şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Bu haliyle istem memur işlemini şikayet niteliğinde olup, İİK.nun 96 ve 99. maddeleri kapsamında şikayet usulüne göre sonuçlandırılması gerekirken, istihkak iddiasının reddine ilişkin hüküm kurulması doğru değildir. Kaldı ki, davacı 3. kişi vekilinin beyanına göre istihkak iddiasının esasına ilişkin bir başka dava da derdest durumdadır. Bu itibarla, başvuru memur işlemini şikayet niteliğinde değerlendirilerek İİK.nun 96 ve 99. maddeleri kapsamında şikayet usulüne göre sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirdiğinden, Dairemizin ... sayılı temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir....
Eğer icra memuru ... kiralama konusu malı haczeder ise bu işleme karşı hem ... kiralama sözleşmesinin kiracısı hem de kiralayanı haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde şikayet konusu yapabilir. İcra müdürü ... kiralama konusu malı haczetmez ise yani takibin dışında tutulmasına karar verir ise buna karşı da kiracı veya alacaklı ... kiralama sözleşmesinin geçersiz olduğu veya takip dışında tutulan malın ... kiralama konusunu oluşturmadığı gerekçeleri ile icra mahkemelerine şikayet yoluna başvurabilirler. Öğreti de şikayet yoluna başvurma hakkı olan kiralayanın şikayet yolu istihkak davasına oran ile daha çabuk basit ve ucuz bir yol olduğu için istihkak davasına açmaktan hukuki yarar olmadığı yönünde bir görüş mevcut olup (Kuru, ..., İcra ve İflas Hukuku El kitabı, ... 2004. s. 512), Dairemizin bu konuda verdiği kararlarında kiralayana tanınan şikayet hakkının, kiralayanın istihkak davası açmasını önleyemeyeceği belirtilmektedir....
Kendi adına, üçüncü kişi ya da onun adına vekili, yetkilisi ya da 3. kişi lehine borçlu tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak geçerli istihkak iddiasında bulunulabilir. Somut olayda, şikayet konusu 16.05.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına çalışanı... istihkak iddiasında bulunmuştur. Anılan şahsın, 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunma yetkisi ya da borçlu temsilcisi olmadığı sabit olup haciz esnasında geçerli bir istihkak iddiasında bulunulduğundan sözedilemez. Buna bağlı olarak İcra Mahkemesi'nce verilen takibin devamı kararında 3. kişi olarak hacizde hazır bulunan çalışan ...'...
Ancak İcra Mahkemesince talep şikayet başvurusu olarak nitelendirilerek ve bu nitelendirmeye uygun gerekçe oluşturularak, sadece şikayet istemi hakkında karar verilmiş olup, davacı üçüncü kişinin istihkak istemi hakkında herhangi bir karar verilmediğinden, tarafların bu husustaki delilleri de toplanarak sonucuna göre davacının istihkak istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, istihkak talebi yönünden olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetçinin takip dosyasında ödeme emrinin borçluya ........2011 tarihinde tebliğ edildiği, şikayet olunanın başlattığı takip dosyasında ise ödeme emrinin ....07.2010 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre, şikayet olunanın takip dosyasındaki ihtiyati haczin, şikayetçinin ihtiyati haczinden daha önce kesin hacze dönüştüğü,şikayet olunanın,istihkak davasının kesinleştiği 01.02.2011 tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde 31.01.2012 tarihinde masrafı yatırılarak satış talebinde bulunması nedeniyle haczinin düşmediği, sıra cetvelinde usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Şikayet olunanın alacaklı olduğu ... ....... Müdürlüğü'nün 2008 / 17348 E. sayılı takip dosyasında alacaklı vekili tarafından ... .... ......
Mahkemece davalar tefrik edilerek yargılamaya istihkak ve memur muamalesini şikayet olarak ayrı ayrı bakılmalı ve sonucuna göre ayrı ayrı karar verilmesi gereğine değenilmiştir....
Mahkemece, icra müdürlüğünce istihkak prosedürünün başlatılmasına ilişkin işlem usul ve yasaya uygun olduğundan davacı tarafın şikayetinin reddine, istihkak davası süresinde açılmadığından davacı tarafın istihkak davasının reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi banka vekili tarafından istemin şikayet olduğunun kabul edilerek kararın bozulması için temyiz edilmiştir.Davacı 3. kişi banka vekili, 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine rehin hakkı nedeni ile 1. haciz ihbarnamesine itiraz ettiklerini, bunun bir istihkak istemi olmadığını, icra işlemini şikayet ettiklerini, bu işlemin şikayet olduğunun kabulünü, olmadığı takdirde istihkak iddiasının kabul edilerek rehin hakları bulunduğunun tespitine talep ve dava etmiştir....
Şikayet konusu haciz, yediemin deposunda yapılmış olup haciz borçlu veya 3. kişi ... şirketi yokluğunda yapıldığından menkulün haczedildiğini öğrendikleri tarihten itibaren 7 gün içinde borçlu veya 3.kişi istihkak istihkak iddiasında bulunmak zorundadır. Bu durumda, istihkak iddiasında bulunma süresi haczin yapıldığı tarihten itibaren değil bu haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlayacaktır. Kaldı ki, 3.kişinin, hacizden itibaren 7 gün içinde 19.04.2021 tarihli dilekçesinde yer verdiği; "haczedilen menkul mallar müvekkil şirkete aittir. İİK 99. maddesine göre haciz yapılmıştır." şeklindeki ifadesi ile istihkak iddiasında bulunduğu anlaşılmış olup, eldeki şikayet isteminin de 21.04.2021 tarihinde açıldığı görülmüştür. O halde, üçüncü kişi tarafından öne sürülmüş geçerli bir istihkak iddiası bulunduğundan işin esasına girilerek hüküm verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istihkak iddiası bulunmadığından bahisle müdürlük kararının iptaline karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....


