Davalı (alacaklı), şikayet başvurusunda icra memurunun taraf gösterilmesi gerektiğini, 7 günlük yasal sürede başvurunun yapılmadığını, takip borçlusunun icra takibinden sonra kötü niyetli olarak araç satışını yaptığını” belirtilerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu aracın ... tarafından ...’e vekaleten ...’e satıldığı, satın alan şahsın ... adına dava açma yetkisinin bulunmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (üçüncü kişi) tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir....
Mahkemece toplanan delillere göre: “25.08.2011 günlü hacizde hazır bulunan üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğu, İcra Müdürlüğü tarafından haczin İİK’nun 99. maddesi gereğince yapılmış sayılmasına ve dava açması konusunda da alacaklı tarafa 7 günlük süre verildiği, buna yönelik şikâyetin 7 günlük yasal hak düşürücü süreden sonra yapıldığı" gerekçesi ile şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, şikayet eden alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, şikayet eden alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 24.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece toplanan delillere göre: “25.08.2011 günlü hacizde hazır bulunan üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğu, İcra Müdürlüğü tarafından haczin İİK’nun 99. maddesi gereğince yapılmış sayılmasına ve dava açması konusunda da alacaklı tarafa 7 günlük süre verildiği, buna yönelik şikâyetin 7 günlük yasal hak düşürücü süreden sonra yapıldığı" gerekçesi ile şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, şikayet eden alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, şikayet eden alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 24.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şirketine ait olduğu, satışının isteneceği belirtilerek, bu malların iflas masasından tefriki talep edilmiş, iflas Müdürlüğü 27.03.2015 tarihli karar ile İİK’nin 228. maddesi gereğince istihkak iddialarının reddine, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. Davacı vekili, her ne kadar talebini memur işlemini şikayet olarak dile getirmiş ise de anlatılanlar ışığında Mahkemenin hukuki nitelemesi doğru olup, dava iflasta istihkak davasıdır. İstihkak davaları nispi harca tabi olup, alacak tutarı ile dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin olarak alındıktan sonra ve bu yapılmamışsa 30. maddesi uyarınca noksan tespit edilen değer üzerinden dava harcı tamamlatıldıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekir....
Her nekadar dava şikayet olarak açılmış ise de dava dilekçesindeki açıklamalar dikkate alındığında uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır. Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir....
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; aynı haciz nedeniyle borçlu şirketin aynı Mahkemenin 2015/64 Esas sayılı dosyasında şikayet başvurusunda bulunduğu, yapılan işlemlerde Yasa'ya aykırılık görülmediğinden şikayetin reddine karar verildiği ve şikayete ilişkin kararın Yargıtay tarafından onandığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mahkeme hakimine aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, olayların hukuki nitelendirmesini kendisi yapar. Üçüncü kişinin başvurusu istihkak davası niteliğindedir. Dilekçede aynı zamanda şikayetten söz edilmesi HMK'nin 33. maddesi uyarınca "Hukuki tavsif hakime aittir" kuralını değiştirmez....
Bu ilke ışığında uyuşmazlığın alacaklının İİK.nun 99.maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemiyle açtığı istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile genel hükümler uygulanarak başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca gör bir karar verilmesi gerekirken davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 22.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu ilke ışığında uyuşmazlığın alacaklının İİK.nun 99.maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemiyle açtığı istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile genel hükümler uygulanarak başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca gör bir karar verilmesi gerekirken davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 22.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece açılan dava,şikayet başvurusu olarak kabul edilip dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda:“dava konusu aracın haciz ve takip tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı tarihte mülkiyetinin üçüncü kişiye geçtiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Somut olayda, her ne kadar dava dilekçesinde, icra memuru işlemine karşı şikayet yoluna başvurulduğu belirtilmişse de; dilekçedeki açıklamalardan uyuşmazlığın, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü “istihkak” iddiasına ilişkin olduğu açıktır. HUMK’nun 76. maddesi uyarınca hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup,onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayet tarihi itibariyle ... Bankası A.Ş. yönünden hacze konu otelin mülkiyetinin ihalesi henüz kesinleşmediğinden, gerek istihkak davası açmasında, gerekse İİK’nın 83/c maddesi gereğince haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında yasaya aykırılık olmadığı, ihalenin, şikayet tarihinden sonra 22.12.2017 tarihinde kesinleştiğinden, bu tarih itibariyle ipotek hakkının sona erdiği, İİK’nın 83/c maddesi kapsamında haczedilmezlik şikayetinin konusu kalmadığı, davacı ......


