ilamı ile "3.şahsın istihkak iddiasına karşılık alacaklıya İİK.nun 99.madde prosedürü gereğince süre verilmesi" gerekçesiyle bozulduğunu, kendilerine verilen süre içinde bu davayı açtıklarını ileri sürerek, davalı bankanın istihkak iddiasının reddine karar verilmesi ile % 40 tazminat talep etmiştir....
maddesinin kapsadığı bu ilke ışığında uyuşmazlığın 3. kişilerin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile İİK'nun 97/11 maddesi hükmünce genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak başvurma harcı ve takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden 1/4 oranında peşin nisbi ilam harcı alınarak davaya bakılması gerekirken davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle maktu harç ile bakılması ve yargılama sonucunda, sadece davaya konu alacağın davacılara ait olup olmadığı yönünde karar oluşturulması gerekirken sıra cetvelinin iptali şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Diğer yandan istihkak davalarında takip alacaklısı yasal zorunlu hasımdır. Dava dilekçesinde Gebze 1. İcra Müdürlüğünün 2003/53 sayılı takip dosyası ile ilgili istihkak iddiası bulunulduğu ve bu takip dosyası alacaklısının ise Hidayet isimli şahıs olduğu anlaşılmaktadır....
İstihkak davalarında, İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulü uygulanır.Bu usulde dava konusu mahcuzların değeri ile toplam alacaktan hangisi az ise onun üzerinden nispi harç alınarak duruşma günü belirlenmesi, tarafların HUMK’nun 509,510. maddesine uygun uyarılı çağrı kağıdı ile çağrılması,yapılan yargılama sonucunda usulü açıdan davanın reddini gerektiren bir durum yoksa toplanan kanıtlara göre istihkak iddiasının yerinde olup olmadığı yönünde bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece belirtilen usule uygun, ancak maktu harç ile yetinilip yargılama yapıldıktan sonra, davanın şikayet olarak nitelendirilmesi ve haczin üçüncü kişinin ikametgahında yapıldığının tespitine şeklinde hüküm kurulması isabetli olmamıştır....
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın şikayet olarak nitelendirilerek reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 12....
Bu durumda, haciz müzekkeresine karşı ileri sürülen istihkak iddiası ile ilgili olarak açılan istihkak davasının süresinde olduğunun kabulü ile işin esasın incelenmesi gerekirken haciz müzekkeresinden sonra talep edilen ve ayrı bir şikayet konusunu oluşturan İİK'nın 89 uncu maddesi ile ilgili karar verilmiş olması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece istihkak davasına konu hususların şikayet yoluyla ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildikten sonra karar dairemizin 08.04.2010 gün ve 2009/8748-2010/3203 sayılı ilamıyla takipte taraf olmayan 3. kişinin başvurusunun istihkak davası niteliğinde olduğu, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı 3. kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu, şirket kurucularının kısmen aynı kişilerden oluştuğu, aralarında muvazaalı ilişki bulunduğu, aynı işyerinde faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi), Ayancık İcra Müdürlüğü’nün 2008/293 Esas sayılı dosyasında, trafik kaydına haciz konulan ... plaka sayılı aracı 31.07.2007’de noter satım sözleşmesi ile aldığını, trafik kaydına haciz konulduğunu 06.01.2007’de öğrendiğini belirterek şikayet başvurularının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı (alacaklı), davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir....
Mahkemece, ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlük nedeniyle iptali isteminin takibin taraflarına ait olduğu davacının şikayet hakkı olmadığı, istihkak davasının ise dava konusu talimat dosyasından yapılış bir haciz bulunmadığından bahisle her iki istem yönünden de davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İcra Mahkemesi'nin 12.06.2014 tarih ve 2014/631-504 sayılı kararıyla takibin devamına karar verildiği, adı geçen 3. kişiler tarafından hacizli menkullerin kendilerine ait olduğundan bahisle aynı mahkemenin 2014/666 Esas sayılı dosyasından görülmekte olan istihkak davası açtıkları, bilahare, alacaklının haczedilen malların satışını talep ettiği, söz konusu istemin mahcuz menkullerle ilgili istihkak davasının henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine alacaklının anılan karara karşı şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davası kendiliğinden takibi durdurmaz. Öte yandan, icra mahkemesince İİK'nun 97/1. maddesi uyarınca takibin devamına karar verildiği gibi halen derdest olduğu anlaşılan istihkak davası sırasında da takibin ertelenmesi yönünde verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığı dosya kapsamıyla sabittir....
davası niteliğinde olup, icra mahkemesine şikayet olarak başvurulması, HMK'nun 33. maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili değildir....


