WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. 2004 sayılı İİK'nun 97/13. maddesinde: "İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur...” düzenlemesi yer almaktadır. Ancak 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile tazminat oranı % 20 olarak değiştirilmiştir. Bu durumda 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile yürürlüğe giren bu değişiklik nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat oranının % 20 olarak uygulanması gerekir....

İcra Hukuk Mahkemesinin 16.5.2019 tarih, 20 2019/376 Esas, 2019/356 Karar sayılı kararı ile, İİK’nın 97. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, üçüncü kişinin zilyetliğindeki malların haczedilmiş sayılacağı ve istihkak iddiasının İİK’nın 99. maddesi gereğince değerlendirileceği, bu suretle İİK’nın 97/1.-3. maddeleri ve 36. maddesi gereğince haczedilen mahcuz malların niteliği ve asıl alacak miktarı dikkate alınarak 50.000 TL teminat mukabilinde takibin talikine karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı görülmüştür. Anılan karar, 26.8.2019 tarihinde üçüncü kişiye tebliğ edilmiş ise de, süresi içinde üçüncü kişi tarafından istihkak davası açılmamıştır....

Öte yandan, istihkak iddiasını daha önce ileri sürme olanağı bulamayan 3. kişi, haczi öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde, hacizli mal hakkında, görevli ve yetkili Mahkemede istihkak davası açabilir ( İİK 97/9. md). Eldeki dava da, doğrudan açılmış olup, bunu engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Ne var ki bu durumda da dava konusu haczin dava tarihinden önce öğrenilip öğrenilmediği hususu önem taşımaktadır....

İcra Mahkemesi'nin 12.06.2014 tarih ve 2014/631-504 sayılı kararıyla takibin devamına karar verildiği, adı geçen 3. kişiler tarafından hacizli menkullerin kendilerine ait olduğundan bahisle aynı mahkemenin 2014/666 Esas sayılı dosyasından görülmekte olan istihkak davası açtıkları, bilahare, alacaklının haczedilen malların satışını talep ettiği, söz konusu istemin mahcuz menkullerle ilgili istihkak davasının henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine alacaklının anılan karara karşı şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davası kendiliğinden takibi durdurmaz. Öte yandan, icra mahkemesince İİK'nun 97/1. maddesi uyarınca takibin devamına karar verildiği gibi halen derdest olduğu anlaşılan istihkak davası sırasında da takibin ertelenmesi yönünde verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığı dosya kapsamıyla sabittir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2010/2532 Esas sayılı dosyasından 30.04.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını %40 tazminatın tahsilini; birleşen dosyada da 30.04.2010 tarihli haczin müvekkilinin adresinde yapılmış olması ve borçlunun ancak davacı şirketteki kar payı veya tasfiye payına haciz konulabileceğinden İİK 96-97.maddeler gereğince yapılmış haczin iptali ile İİK 99.maddeye göre yapılmış sayılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir....

Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Her üç takip dosyasında da dava konusu hacizler 21.07.2009 tariihnde yapılmıştır. Davacı 3.kişi 19.04.2010 tarihinde istihkak iddiasında bulunmuştur. Davacının haczi bu tarihten önce öğrendiğine ilişkin iddia, ispat ve delil bulunmadığından öğrenmenin bu tarih olduğunun kabulü gerekmek- tedir. Yasal süresi içinde yapılan bu istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilmiştir. Alacaklı istihkak iddiasına karşı çıktığından İcra Müdürlüğünce İİK’nun 97.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Bu prosedür işletilmediği sürece 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar ... işletilmişse icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir....

Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. 31.01.2012 tarihinde yapılan taşınır mal haczi sırasında hazır bulunan borçlu şirket ortağı .... haczedilen malların davacıya ait olduğunu söylemek ve bu iddiasını haciz tutanağına yazdırmak suretiyle 3.kişi lehine (İİK’Md. 96/1 ) istihkak iddiasında bulunmuştur. Yasal süresi içinde yapılan bu istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilmiştir. Alacaklı istihkak iddiasına karşı çıktığından İcra Müdürlüğünce İİK’nun 97.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Bu prosedür işletilmediği sürece 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar açabilir. Prosedür işletilmişse icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir.(İİK.97/6) Somut olayda prosedür işletilmiş ancak icra mahkemesince takibin devamına ilişkin olarak verilen .06.02.2012 tarihli karar davacıya tefhim ve tebliğ edilmemiştir....

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Asıl dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına; birleşen dosya ise İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir. Mahkemece, 20/04/2018 tarihli haciz sırasında istihkak iddiasında bulunan ... ’ın 3.kişi şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, üçüncü kişi şirketi temsile yetkili kişinin ......

Görüldüğü gibi istihkak davası ve şikâyet başvurusu arasında amaç, konu, taraflar, süre, yargılama yöntemi, harç ve vekâlet ücreti gibi birçok konuda önemli farklar vardır ve bir arada ele alınıp incelenerek sonuçlandırılmaları mümkün değildir. Mahkemece şikâyet başvurusuna ilişkin dosyanın istihkak davasından ayrılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayda İcra Müdürlüğü’nün sehven İİK’nun 99. maddesini uygulaması, istihkak davasında İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunun ve karinenin aksini ispat yükünün kime düştüğünün belirlenmesi açısından önemlidir. Ne var ki davanın konusuz kalması sonucunu doğuran bir durum olarak kabul edilemez. Belirtilen bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur....

CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; icra müdürlüğünün, istihkak iddiası konusunda karar verilmek üzere İİK'nın 97. maddesi gereğince dosyanın icra mahkemesine sevki kararının usul ve yasaya ve somut olayın özelliklerine uygun olduğunu, benzer bir istihkak iddiası üzerine aynı takip dosyasında başka bir mahalde gerçekleştirilen hacizle ilgili olarak icra mahkemesinde takibin devamına karar verildiğini, davacı 3. şirket yetkilisinin takip borçlusu ve şirketin eski yetkilisi olan ...'ın maddi açıdan zor durumda olduğundan taşınmazlarını devraldığını beyan ettiğini, davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi ile borçlunun kardeş olduklarını, alacaklıdan muvazaalı olarak mal kaçırdıklarını, haciz yapılan adresin muvazaalı hareket eden 3. kişi şirketin şubesi olduğunu, taşınmazın kira sözleşmesine göre kiracı ve kiralayan arasında da organik bağ bulunduğunu belirterek şikayetin reddini istemiştir. III....

UYAP Entegrasyonu