K A R A R 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Uyuşmazlık İİK.’nun 96. ve onu izleyen maddelere dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir. Alacaklı Tekstil Bankası A.Ş. tarafından borçlu Kurtuluş Petrolleri Akaryakıt Dağıtım Nak.Paz.Ltd.Şti aleyhine yürütülen icra takibi sırasında borçluya ait işyerinde 30.11.2004 tarihinde yapılan akaryakıt haczi üzerine 3.kişi Hürriyet Otolastik Akaryakıt Dağ.Paz.Ltd.Şti tarafından istihkak iddiasında bulunulmuştur. Mahkemece, 20.12.2004 tarihli tensip zaptında, dava konusu mahcuzların % 40’ı oranında teminat yatırılması halinde takibin ertelenmesine karar verilmiştir. İİK.’nun 97/3. maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür....
K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı üçüncü kişinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu’nun 96. ve onu izleyen maddelere dayalı üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir. Alacaklı...tarafından borçlu ... aleyhine yürütülen icra takibi sırasında 01.04.2005 tarihinde yapılan taşınır malların haczi üzerine üçüncü kişi ... tarafından istihkak davası açılmış, mahkemece tensip ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 97/3. maddesinde “takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İcra ve İflas Kanunu md. 97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür....
Bölge Adliye Mahkemesince, üçüncü kişinin kesin olarak verilen takibin devamı kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açması gerekirken, İİK'nin 97. maddesinin uygulanmasına yönelik şikayet yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığı, şikayetin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Davacı üçüncü kişi vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurmuştur. Temyize konu şikayet, İİK'nin 97. maddesi uyarınca yapılan haczin İİK'nin 99. maddesi uyarınca yapılması gerektiğine ilişkin olup, aynı Mahkemede görülen 2016/886 esas sayılı dava ise istihkak iddiası nedeniyle takibin taliki veya devamına ilişkindir. İcra Mahkemesince takibin devamına karar verilmesi, hacze ilişkin memur işleminin iptali için şikayet yoluna gidilmesine engel olmadığı gibi, ilgilinin bu şikayeti yapmasında hukuki yararının bulunmadığından da bahsedilemez....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olay bakımından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından mı yoksa davalı alacaklı tarafından mı ispat edilmesi gerektiği, burada varılacak sonuca göre istihkak iddiasının kanıtlanıp kanıtlanamadığı noktasında toplanmıştır. Genel ispat kuralını düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 97/a ve 99. maddelerinde ise alacaklı ve üçüncü kişiler yararına bazı yasal karinelere yer verilmiştir. Kanun’un 97/a maddesi ile, “…Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur....
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. İstihkak davalarında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nin 97/13. maddesinde aranan tüm koşulların bir arada bulunması gerekir. Buna göre istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin (ya da satışın) talikine de karar verilmiş olmalıdır. Gerçekten de; İİK’nin 97/3. maddesinde: “…Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.…“ düzenlemesi ve aynı maddenin 13. fıkrasında ise: “…Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/11 md.)...
Davalı vekili, İİK 97/6 maddesi gereğince istihkak iddiası hakkında karar verme yetkisinin asıl icra dairesinin bulunduğu yerdeki Kocaeli İcra Mahkemelerine ait olduğunu savunarak davanın yetkisizlik nedeniyle reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; İİK 97/6. maddesi gereğince haciz talimatının kapsamı ve niteliği, ...... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından takibin devamına ve 7 gün içinde istihkak davası açılmakta muhtariyetine karar verilmesi nedeniyle istihkak iddiası hakkında karar verme yetkisinin, takibin başlatıldığı asıl icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine ait olduğu, mahkemenin açılan davada yetkisinin bulunmadığı, anılan yetki kuralının kesin olduğu ve mahkemenin yetkisinin kamu düzenine ilişkin olduğu, buna göre asıl takibin yapıldığı Kocaeli İcra Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesince talebin İcra Müdürlüğü işlemini şikayete yönelik olduğu, her ne kadar davacı tarafından davanın istihkak iddiası olarak incelenmesi için 12.06.2014 tarihinde ıslah dilekçesi verilmiş ise de ıslah yoluyla şikayet talebinin istihkak davasına çevrilmesinin mümkün olmadığı ve ıslah talebinin harçlandırılmadığı gerekçeleriyle davacının talebi şikayet olarak değerlendirerek yargılamaya devam edilmiş ve şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiası ile İİK 96-97 maddelerinin uygulanmasına yönelik şikayet talebine ilişkindir. Dava dilekçesinde şikayet talebinin yanında mülkiyet iddiasından da söz edilmiş, ayrıca 12.06.2014 tarihli dilekçe ile de mülkiyet iddiası tekrarlanmıştır....
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiası ile davalı alacaklının İİK’nun 97/17. maddesine dayalı tasarrufun iptali talebine ilişkindir. Davacı üçüncü kişi vekili, karar düzeltme istemli dilekçesinde, davalı alacaklının ayrı bir dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasının maddi ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesi ile istihkak davası ile birleştirilmesine karar verildiğini, ancak tasarrufun iptali davasının açılabilmesinin ön koşulu olan geçici ve kesin aciz belgesinin bulunması gerektiği gözardı edilerek esasa girildiğini ifade etmiştir. Ne var ki; İİK'nun 97/17. maddesinde ‘’İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı, bu Kanunun 11 inci babı hükümlerine dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir..’’ düzenlemesine yer verilmiş olup, yukarıda yer verilen ve kesinleşen Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.3.2012 tarih 2012/1251- 3286 Esas, karar sayılı ilamın da ‘’......
nin yetkilisinin.. olduğu ve .. şirket yetkilisi olmadığından üçüncü kişi lehine dördüncü kişinin yapmış olduğu istihkak iddiasının geçerli bulunmadığı ve süresi içinde üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından yapılmış istihkak iddiası bulunmadığından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istihkak iddiasının reddine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı... ve ...vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükmün, İİK'nun 96-97-99 maddelerin uygulamasına ilişkin bölümü bakımından; İİK'nın 363. maddesi gereğince, İcra Mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan Mahkeme kararları kesindir....
İstihkak davalarında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi ile ilgili yasal düzenleme İİK’nun 97/13. maddesinde yer almaktadır. Buna göre; alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi için üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının reddinin yanı sıra teminat karşılığı takibin durdurulması kararının da verilmiş olması gerekir. Somut olayda Mahkemece kararlaştırılan teminat üçüncü kişi tarafından yatırılmamıştır. Bu durumda alacaklı yararına gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleştiği kabul edilmemelidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....


