Aile Mahkemesinin 2021/910 Esas sayılı dava dosyası ile davacı açıldığını; karşı oy yazısında belirtilen hususlar nedeniyle de kararın bozulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kesin hüküm, dürüstlük kuralı, hakkın kötüye kullanılması, anlaşmalı boşanma davasının malların tasfiyesini kapsayıp kapsamadığı, iradenin sakatlanıp sakatlanmadığı ve hak düşürücü süre noktasında toplanmaktadır. Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde katılma alacağı istemine ilişkindir. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL-TAPU İPTALİ VE TESCİL-MENFİ TESPİT Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil, tapu iptali-tescil ve menfi tespit davaları sonunda bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada el atmanın önlenmesi talebinin kabulü ile ecrimisil isteminin reddine, birleştirilen davanın ise reddine ilişkin verilen karar, asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.09.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı-birleştirilen davada davalı vekili Avukat ......
Bunun sonucu olarak, taraflar sözleşmenin koşullarını ve karşılıklı olarak edimlerini diledikleri gibi belirleyebilirler. Ancak tarafların bu koşulları ve karşılıklı edimleri tayin ederlerken, diğer tarafın içinde bulunduğu olumsuz koşullardan yararlanılmış, bu olumsuz koşullar nedeniyle bir taraf haksız yararlar temin etmişse, buna rağmen sözleşmenin geçerli olduğunu iddia etmek adalet duygularını sarsabilir. İşte aşırı yararlanma denilen kurum bu amaçla kabul edilmiştir. Aşırı yararlanma, taraflardan birinin içinde bulunduğu olumsuz koşulların, diğer tarafın sömürülmesini ve dolayısıyla aşırı yararlanılmasını engelleyen bir hukuksal koruma yoludur" (Ahmet Kılıçoğlu – Borçlar Hukuku Genel Hükümler – 2012 – Sayfa 215). Öğretide ve yargısal kararlardaki hakim görüş nazara alınarak yanılma, aldatma ve korkutma gibi iradenin fesada uğratıldığı hallerde olduğu gibi aşırı yararlanma (sömürme, gabin) halini de iradenin hükümsüzlüğü gibi değerlendirmek gerekmektedir. (Yargıtay 6....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/1006 E sayılı dosyasında dava konusu 77 ve 95 sayılı parseller bakımından muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil, 847 sayılı parsel bakımından ise tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istekli olarak dava açtıkları, aşamada 95 ve 847 parsel sayılı taşınmazlar bakımından tefrik kararı verilip ayrı esaslara kaydedildiği, 77 ve 95 sayılı parseller için yapılan yargılama ve Dairenin bozma ilamları doğrultusunda muris muvazaası iddiasının kanıtlandığının belirlendiği, ancak tarafların anlaşması ve davacıların feragat etmeleri neticesinde davaların reddine karar verildiği, muris Durkadın'ın 10.10.1989 tarihinde öldüğü geriye davalı çocukları Nuri ve ... ile dava dışı çocukları Nazmi, Şadiye, Keziban, Emine, Nuri ve dava dışı Ümüşen ve davalı ...'...
in beyanlarına değer verildiği ihtimalde de devir tarihinden itibaren davacının durumu bildiği ve hak düşürücü sürenin geçtiğinin ortada olduğunu, asıl önemlisi tanık ...'in beyanına göre davacının bedeli arsa karşılığı olarak almayı kabul ettiğine göre davaya konu tapu iptali ve tescil davası açmasının hukuki olmayacağını, davacının en fazla Gebze'de sözü edilen arsanın tapusunun iptal edilerek kendi adına tescilini isteyebileceğini, zira bu halde davacının hile ve baskı ile veya bir şekilde kandırılarak elinden miras hissesinin alınmadığı, tam aksine bile isteye ve karşılığında bir arsa almak kaydı şartı ile müvekkili ile anlaştığının ortaya çıktığını, artık tapu iptali ve tescil davasının bu davadaki taşınmaza değil Gebze'de almayı kabul ettiğini iddia ettiği taşınmazın tapusunun iptali ve tesciline ilişkin olması gerektiğini, tanık ...'...
olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir....
in ... 6 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazını 08.04.2010 tarihinde davalıya devir ve temlik ettiğini, bu temlikin miras bırakanın ilk eşinden olan çocukları davacılardan mal kaçırma amacıyla yapılmış olduğunu, devir ve intikal işleminin muvazaalı olduğunu, devir tarihinde davalının öz annesinin hayatta olması ve miras bırakanla birlikte yaşıyor olması nedeniyle miras bırakanı etkilemiş olduklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının 2/3 oranında iptaline karar verilerek 1/3'er oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. II....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın gerekçesinde hata edilmiş olması nedeniyle hükmün 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, kendisine mirasbırakan eşinden intikal eden ..., ... ilçesi, ... köyündeki 57 parça taşınmazdaki paylarının 05/05/2016 ve 16/05/2016 tarihli resmi akitler ile davalılar ... ve ...'...
nün sözleşmede taraf olması nedeniyle beyanlarının hükme esas alınmasını mümkün olmadığını, davalı ...'in bina inşa konusunda yüklenici olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, buna rağmen çekişme konusu taşınmazları devralırken bu yükümlülüğe açıkça aykırı davrandığını, üzerine bir taşınmazın tapusunu alırken bunun bir sebebe bağlı olması gerektiğini bildiğini, eksik inceleme neticesinde hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil- bedel istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu′nun (TBK) 36 ncı ve 39 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bilindiği üzere; ″hile″ (aldatma); genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır....


