WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

ve tehdit eylemlerine devam edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir....

Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, çekişmeli 6660 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 40 seneyi aşkın süredir davacılar murisi ve ardından eklemeli biçimde davacıların zilyetliğinde bulunduğunu, yörede yapılan kadastro sırasında bu taşınmazın davalı adına tespit ve tescil edildiğini; oysa ki taşınmaz üzerinde davalının zilyetlik ve tasarrufunun bulunmadığını, çekişmeli taşınmaza ait olup olmadığı hususu dahi ihtilaflı olan ve davacıların iradelerinin kasten fesada uğratılması suretiyle tanzim edilen zilyetliğin devrine dair yazılı belgelere dayalı biçimde davalı adına tespitin yapıldığı, bu belgelerin aldatma sonucunda düzenlendiğini belirterek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. II....

BORÇLAR KANUNU [ Madde 396 ] "İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.07.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin pul bulunmaması nedeniyle reddine, karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Dava, 21.06.2006 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, satışın annesi olan vekili Ayşen tarafından yapıldığını, ancak, 10.09.1992 günlü vekalet görevinden annesini 17.06.1994 tarihinde azlettiğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde gösterilen bedelin düşük olduğunu, kaldı ki, bu bedeli de almadığını, davacının muvazaalı satış işlemine dayanamayacağını, açılan davanın reddini savunmuştur....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yapılan 16.10.2018 tarihli sözleşmede bedelin peşin ödenmeyeceğinin kabul edildiği, buna istinaden borçlusu ... olan 7 parça vadeli senedin düzenlenerek davacıya teslim edildiği, davacının bu senetlerin sahteliğine ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığı ve satış bedelinin ödenmediğinden bahisle dava açtığı, bedelin ödenmemiş olmasının tek başına tapu kaydının iptali nedeni olmadığı, temlik sırasında bedelin ödenmemesi halinde geri alım hakkının saklı tutulduğuna dair ihtirazi kayıt bulunmadığı, satış bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan davada davacının tapu iptali ve tescil talep etme hakkının bulunmadığı, tapu iptali ve tescil davasında da tapu maliki olmayan davalı ...'...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince, vekil ile ilk el alıcının el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği, ilk alıcı ...’ın vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bildiği veya bilmesi gerektiği hususunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla satış sözleşmesinin geçerli olup vekil edeni bağlayacağı, bu nedenle tapu iptali ve tescil isteğinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine yöneltilmesi gerektiğinden davalı vekil ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerekmekte olup ... yönünden davanın esastan reddedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. V....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince, vekil ile ilk el alıcının el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği, ilk alıcı ...’ın vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bildiği veya bilmesi gerektiği hususunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla satış sözleşmesinin geçerli olup vekil edeni bağlayacağı, bu nedenle tapu iptali ve tescil isteğinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine yöneltilmesi gerektiğinden davalı vekil ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerekmekte olup ... yönünden davanın esastan reddedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. V....

Ön inceleme tutanağının bu önemi ve tarafları bağlaması sebebiyle, altının oturumda hazır bulunanlarca imzalanması gerekmektedir. 9. Eldeki dava İlk Derece Mahkemesince ve Özel Dairece muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, Bölge Adliye Mahkemesince ise korkutma (ikrah - tehdit) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelendirilmiştir. Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi ile dosya kapsamına göre, davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayandırıldığı, dilekçede ileri sürülen vakıaların ise muris muvazaası iddiasını güçlendirmek amacıyla aktarıldığı anlaşılmaktadır....

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil ile tazminat isteklerine ilişkindir....

Dosya içeriğinden, davacının dava konusu 3954 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümünün ½ payının çıplak mülkiyetini 27.10.2009 tarihinde, diğer ½ payının çıplak mülkiyetini ise 11.07.2017 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, tarafların 30.07.2010 tarihinde evlendikleri, 03.10.2020 tarihinde de boşandıkları, eldeki davanın 07.08.2019 tarihinde açıldığı, taraf vekillerinin hazır bulunduğu 11.11.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında Mahkemece uyuşmazlığın bağıştan rücu sebebiyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu yönünde tespit yapıldığı ve taraflarca da bu tespite itiraz edilmediği anlaşılmıştır. 3.3.2. Somut olayda, Mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın bağıştan rücu nedeniyle tapu iptali ve tescil olarak nitelendirildiği gözetilerek, HMK’nın 140/1. maddesinin 3. bendi gereğince uyuşmazlığın bu hukuki sebep esas alınmak suretiyle çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur....

Öncelikle belirtmek gerekir ki, hem dava dilekçesinde açıkça hile hukuksal nedenine dayanılmış olması hem de 05.02.2019 tarihli ön inceleme tutanağında tarafların beyanları doğrultusunda uyuşmazlığın hileye dayalı tapu iptali ve tescil olarak belirlenmesi ve yargılamanın da bu hukuki nitelendirme esas alınarak yapılmış olması karşısında Hukuk Genel Kurulunca da uyuşmazlık hileye dayalı tapu iptali ve tescil istemi olarak nitelendirilmiştir. Bu nitelendirme kapsamında uyuşmazlığın çözümü için konu ile ilgili mevzuat ve yargısal içtihatlar ile bilimsel görüşler çerçevesinde bir kısım açıklamalarda bulunulmasında yarar vardır. 2. Sözleşme; hukuki bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile uyuşmasını ifade eder (Necip Kocayusufpaşaoğlu, Borçlar Hukukuna Giriş, İstanbul, Yedinci Baskı, 2017, s. 95). 3....

UYAP Entegrasyonu