Kaldırılması istenen ipotek İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2981/3290 sayılı yasa uygulaması sırasında aynı kanunun 10/c maddesince taşınmazın o zamanki maliki ....,aleyhine, davalı şirket lehine 8900 TL bedel ile 20.02.1987 tarih 973 yevmiye numarası ile konulmuştur. Daha sonra bu taşınmaz üzerine bina yapılmış, kat irtifakı tesis edilmiş ve ipotek bağımsız bölüm hisseleri oranında tüm meskenlere geçtiği anlaşılmıştır. Dava konusu 9 numaralı bağımsız bölüm ....., adına kayıtlı iken ipotek lehdarı .....,Komandit Şirketi ... ve ortakları Asliye Hukuk Mahkemesine 1996/406 Esas da ... ... ve diğer bağımsız bölüm maliklerine karşı ipotek bedelinin artırılması davası açmış ve yapılan yargılama sonunda ... ... hakkındaki davanın kabulü ile ipotek bedelinin 8900 TL’den 890.000.000 TL’ye yükseltilmesine ve tapuya tesciline bedel ödendiği takdirde ipoteğin terkinine karar verilmiş, karar davalı ... ......
Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır. " hükmü getirilmiş olup, söz konusu yasal düzenleme açıkça "ipotek borçlusunun" kamu idareleri olması haline ilişkin olup, 2981 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan imar uygulamalarında, ipotek borçlusunun belediye, valilik gibi kamu idareleri değil, şahıslar olması halinde bedele dönüşen hissenin düzenlemeye tabi tutulmasındaki amaç kamu hizmetine tahsis olmadığından, yukarıda bahsedilen yasal düzenlemenin dava konusu somut olayda uygulanma imkanı yoktur. Dairemizin 31.10.2013 gün ve 2013/14400-17928 sayılı bozma kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği anlaşılmakla, gerçek kişiler arasındaki ipotek bedelinin artırılması davasında 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Yasanın geçici 6.maddesinin uygulanma imkanı yoktur. Kaldıki bu Kanun Anayasa Mahkemesinin 13.03.2015 gün ve 29294 sayı Resmi Gazetede yayımlanan 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile iptal edilmiştir....
T.. vekilince temyiz edilmiştir. 1)Dava konusu taşınmaz üzerinde imar ıslah planı kapsamında ipotek tesis edildiği tarihte malik olan davalılar murisi Fikret , ipotek bedelinin artırılan kısmından sorumlu ise de, Fikret dava tarihinde ölü olduğundan mirasçıları miras payları oranında sorumludur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle davacı lehine tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması davasının ve birleştirilen ipoteğin fekki davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 05/07/2018 gün ve 2017/22135 Esas - 2018/14160 Karar sayılı ilama karşı davacı (karşı davalı) vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl dava ipotek bedelinin artırılması, birleşen dava ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, davaların kabulüne dair bozma ilamına uyularak kurulan hüküm asıl dava davalısı karşı dava davacısı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmış; bu karara karşı, asıl dava davacısı (karşı dava davalısı) vekilince karar düzeltme isteminde...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipotek bedelinin artırılması davasında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş, davacı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 08/03/2016 günü temyiz eden davacı vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davalı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da, gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir....
Defterdarı olarak, ilin en büyük mal memuru sıfatıyla mirasçılara kayyım olarak atandığını, lehine ipotek tesis edilenin mirasçılarının haklarının korunması için de ... bu ipotek bedelinin arttırılması davasının açılmasının gerekli olduğunu ileri sürerek, 0,70 TL ipotek bedelinin 3.892,00 TL’ye çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, davacı tarafça ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/116 esas sayılı dosyası ile davalı ... aleyhine ipotek bedelinin artırılması davası açıldığı, yargılama devam ederken davacı tarafça 28.04.2010 tarihli dilekçe ile sulh anlaşması önerildiği ve anlaşma uyarınca kendilerine 939.873,00-TL ödenmesi halinde, ... Belediyesini gayri kabili rücu ibra ettiklerini ve tüm alacaklarından feragat edeceklerinin bildirildiği, ... Belediye Başkanlığı'nın 11.06.2010 tarih 337 sayılı Meclis kararı ile davalı tarafın sulh teklifinin kabul edildiği ve protokolde belirtilen miktarın 08.12.2010 tarihinde ödendiği halde, davacı tarafca yargılamaya devam edildiği ve davanın kabulüne karar verildiği verilen hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine yerel mahkemece bozmaya uyularak 939.327,00-TL bedele hükmolunduğu, yargılama devam ederken davacı tarafın ilk mahkeme ilamını ... 6....
Hukuk Dairesince kabulü ile HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; ilk derece mahkemesince feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, ipotek bedelinin artırılması niteliğindeki davada geçerli bir feragat beyanı bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/659E.-2017/540K. sayılı kararının kaldırılarak, arsa niteliğindeki ... ilçesi, ...mahallesi 2875 ada 2 parsel sayılı taşınmaza 6745 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması ile bedelin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....
Davalılar vekili, mülkiyet hakkının imar çalışmaları sonucunda ipoteğe çevrildiğini ve davacı parselinde 3900 YTL bedelli ipotek tesis edildiğini, ipotek bedelinin artırılması için dava açtıklarını, sonucunun beklenmesini ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece idari işlem sonucu konulan ipoteğin kaldırılması davasının görülme yerinin idari yargı olduğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açıkça düzenlenmiştir....
Ancak; 1- İpotek bedeli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 6487 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile değişik geçici 6. maddesi hükümleri uyarınca belirlenmiş ise de; söz konusu yasal düzenleme açıkça ipotek borçlusunun kamu idareleri olması haline ilişkin olup, gerçek kişiler arasındaki ipotek bedelinin artırılması davalarında uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Kaldı ki, 13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 gün ve 2013/95 - 2014/176 sayılı kararı ile; 6487 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin; “2981 sayılı Kanun'a göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlarda dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedellerinin borçlu idarelerce ödenmesine” ilişkin usulü düzenleyen on ikinci fıkrası Anayasanın 2, 35 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiştir....


