WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

Sokak 40 numaralı evde halen ikamet ettiği, netice itibariyle davanın Tokat Belediyesince yapılan imar uygulamasından kaynaklandığının tespit edildiği, Belediye tarafından İmar Kanunu 18. madde gereğince yapılan ve dava konusu parseli kapsayan imar uygulamasının iptaline karşı herhangi bir dava açılmadığı bu itibarla imar uygulaması sonucu ... ve ... adına tapuya kaydedilen ve onlar tarafından davacıya satılan dava konusu taşınmazda davalıların haksız işgalci konumunda bulunduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1973 ada, 16 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan ... Mahallesi, ... Sokak, 40 numaralı evden davalıların tahliyesi suretiyle dava konusu taşınmaza yapılan müdahalelerinin men'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi ve tahliye isteğine ilişkindir....

Zira, imar planının uygulanması nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, idarenin imar kanunundaki hükümlere uygun hareket edip etmediği ve kamulaştırma kanunu hükümleri uyarınca kamulaştırma işleminin tesisinin zorunlu olup olmadığı ve bu işlemin hangi idare yada idarelerce gerçekleştirileceğinin tespiti ancak bu konuda açılacak iptal davası ile açıklığa kavuşturulabilecektir. Bedel tespiti ve tescili ise ancak kamulaştırma işleminin gerekliliği ve kamulaştırmayı yapacak idarenin tespitinden sonra kamulaştırma sürecinin bir parçası, tamamlayıcısı niteliğindedir....

edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır....

Davalı, idari yargıdaki davanın kesinleşmediğini, ayrıca iptal gerekçesinin imar planlarının yasal prosödüre uygun olarak hazırlanmamasından kaynaklandığını, iptale konu eksikliğin giderilerek yeniden imar planları hazırlandığını savunmuş, idari yargıdaki davanın sonucunun da beklenmesini ayrıca yargılama sırasında 08.12.2010 ve 04.12.2012 tarihli yazıları ile davacı hazinenin yeni dönemlere ilişkin talep etmiş olduğu irtifak hakkı bedellerinin davalıdan tahsil edildiği böylece davacı idarenin hukuken ve zımnen talebinden vazgeçmiş olduğu gibi yargılama sırasında Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 08.12.2010 tarihli Yeni İmar Planının iptali ve davalı şirketin tesislerinin korunması amacıyla davalı şirket olarak kendileri tarafından Danıştay 6....

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalıya ait taşınmazın davacıların taşınmazına müdahalesinin İmar uygulaması ile oluşup oluşmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; davalıya ait ev her ne kadar davacıların taşınmazına tecavüzlü olsa da; mahkemece yerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılmak suretiyle, tapu kayıtları tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmeli, İmar uygulamasından önceki kadastral parsel sınırlarını gösteren kroki de getirtilerek hangi kadastral parselde davalının ne şekilde hissedar olduğu araştırılmalı, davalıya ait ve imar uygulaması ile oluşmuş taşınmazlarda davalının hangi tarihte ve ne şekilde hissedar olduğu, davalıya ait evin imar öncesinde yapılıp yapılmadığı, evin yapıldığı tarihte davalıya ait parsel içinde kalıp kalmadığı, tecavüzün imar uygulaması ile oluşup oluşmadığına dair tüm bilgi ve belgeler dosya içerisine alınarak araştırılmalıdır....

Bu itibarla; dava konusu taşınmazda yapılan imar uygulamalarına ilişkin şuyulandırma ve pay cetvellerinin ilgili Belediye Başkanlığından, dağıtım cetveline göre belirlenecek gitti parsellerinin tespiti için ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kayıtlarının İlgili Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilip (taşınmazın bulunduğu bölgedeki imar uygulamasının iptal edildiğinin tespiti halinde imar uygulamasından önceki kadastral parsele dönüş işleminin yapılıp yapılmadığı da sorularak) davacının bedele dönüşen pay karşılığının ve uygulamanın tapuda tescil edildiği tarihe ilişkin çelişkilerin giderilerek tereddüt oluşturmayacak şekilde tespiti yapıldıktan sonra; 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35.maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12.maddesi uyarınca; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt...

No’lu parsellere tarafların birlikte malik olduklarını, anlaşarak ortak mülkiyeti sona erdiremediklerini, paydaş sayısı, pay oranları ve taşınmazların alanına göre aynen bölünmelerinin de mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazların imar uygulamasından önce geldi parseldeki davacının payının karşılığı olarak kullanımında iken üzerine bina ve akaryakıt istasyonu yapıldığını, bu nedenle satış bedelinin dağıtılmasında davacı yararına oran kurulması gerektiğini belirterek, taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Duruşmalara katılan davalılar davayı kabul etmediklerini, taşınmazların satışını istemediklerini beyan etmişlerdir. Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça ( muhdesat ) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir....

Davalı Hazine vekili, taşınmazın geldisi olan 1160 parsel sayılı taşınmaz üzerinde vakıf şerhi bulunmamasına rağmen imar uygulamasından sonra oluşan çekişme konusu imar parseli üzerine sehven vakıf şerhinin konulduğunu, ancak daha sonra şerhin terkin edildiğini, taşınmazın aslının vakıf olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur....

Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bozma ilamı öncesinde yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın 2282,57 m²lik kısmında irtifak hakkı tesis edilmesine karar verildiği, bozma ilamından sonra alınan ve hükme esas fen bilirkişi raporunda ise dava konusu taşınmazın imar uygulaması gördüğü belirtilerek irtifak hakkı tesis edilmesi gereken alanın imar uygulamasından sonra 1653,65 m²ye düştüğünün tespit edildiği ve kararda da dava konusu taşınmazın 1653,65 m²lik kısmında irtifak hakkı tesis ve tapuya tesciline karar verildiği hâlde, irtifak hakkı bedelinin bozma ilamı öncesinde belirtilen 2282,57 m²lik alan üzerinden hesapladığı anlaşılmış olup imar uygulamasından sonra oluşan yeni tapu kaydı getirtilerek yeni yüzölçümü üzerinden bedelinin hesaplattırılması ve irtifak hakkının da imardan sonra geçtiği hat dikkate alınarak tesciline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, asıl ve birleştirilen davalarda alacağın tamamına asıl dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği...

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda; dava, imar uygulamasından kaynaklanan ipotek bedelinin arttırılması istemine ilişkin olduğundan mahkemece arttırılan bedele hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle % 50 hakkaniyet indirimi yapılarak eksik bedele hükmedilmesi, davalı idare tarafından takdir edilen ve ödenen bedelin arttırılan bedelden düşüldükten sonra kalan bedele hükmedilmesi gerekirken, ödemenin infazda dikkate alınmasına karar verilmesi,07/09/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6754 sayılı Yasanın 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen gecici 12.maddesi ile yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 16/11/2017 tarih ve 2016/195-2017/158 sayılı kararı gereğince maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden HMK’nun 353/1-b-3 .maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu